Eğitim Haberleri

    Matematik Köyü

    Prof. Dr. Ali Nesin - Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi
    24.06.2013 - 10:00 | Son Güncelleme:

    Matematik Köyü, kuruluşunda öngöremeyeceğim bir boyut ve popülerliğe ulaştı.

    Türkiye’nin gelecegini derinden etkileyecek bir kurum yarattığımızdan ben şahsen hiçbir zaman kuşku duymadım. Ama galiba artık başkalarını da ikna edebilirim.

    İlköğretimden doktora seviyesine kadar her yıl binlerce çocuk ve genç, kimsenin kimseye karışmadığı, kimsenin kimseyi aşağılamadığı özgür bir ortamda matematik öğrenmek amacıyla akın akın Köy’e geliyor.

    Sadece matematiği, saygıyı, sevgiyi, içtenliği, toplu yaşamı değil, birçoğu patates soymayı, bulaşık yıkamayı, bahçe sulamayı, hela temizlemeyi Köy’de öğreniyor.

    Gençler, bu Köy’de her şeyin kendileri için yapılmış olduğunu görüyor. Onlara olan güvenimizin, inancımızın, sevgimizin içten olduğunu, dahası, başka türlü davranamadığımız için böyle davrandığımızı seziyorlar. Öğretmekten ziyade bildiklerimizi paylaştığımızın farkına varıyorlar. Sadece bu, öğrencinin davranışında büyük bir fark yaratıyor. Karşımızda çoluk çocuk olarak değil, bir birey olarak var olduklarını anlıyorlar.

    Tüm bunların karşılığını alıyoruz: Gençler daha Köy’e adım atar atmaz hakettikleri seviyeye ve olgunluğa çıkıyorlar.

    Bana sık sık hangi eğitim yöntemini kullandığımızı, matematiği nasıl sevdirdiğimizi sorarlar. Herhangi bir yöntem izlemiyoruz. Her hoca kendi bildiği gibi öğretiyor. Herhangi bir pedagojik yöntem kullanmıyoruz. En iyi bildiğimiz konuyu, eşimize dosumuza anlatır gibi anlatıyoruz.

    Zaten bir pedagojik yöntem kullanmak gençleri adam yerine koymamak anlamına gelir! Biz sadece en iyi bildiğimiz konuyu anlatıyoruz. Matematik, anlaşıldığında da sevilir, çünkü matematik sevilmeyecek bir konu değil. 4 bin yıllık bir uğraş dalı ancak güzel olabilir.

    Geçenlerde bir veli aramış görevli arkadaşımızı. “Söyleyin bana, oğluma ne yaptınız?” diye sormuş. Korkmuş arkadaşımız, kötü bir şey oldu, Köy’e geldikten sonra çocuğun psikolojisi bozuldu sanmış. Telefondaki veli ısrarla, “Oğluma ne yaptınız?” diye sorup duruyormuş. Neden sonra, “Benim 15 yılda yapamadığımı siz 15 günde nasıl yaptınız, söyleyin bana!” demiş de arkadaşımız rahatlamış.

    Ne yaptığımızı söyleyeyim: Hiçbir şey yapmıyoruz!

    ***

    Türkiye’nin ve dünyanin dört bir yanından gelen gönüllü akademisyenler her yaz her seviyede 150 dolayında ders açılıyor. Bazı dersler bir hafta, bazıları üç-dört hafta sürüyor. Her akademisyen geleceği zamanı, vereceği dersi, dersin içeriğini ve süresini kendi seçiyor.

    Önümüzdeki yaz açacağımız 80 kişilik lise programlarının her birine 1000 dolayında başvuru geldi. Üniversiteliler ve diğer programlarla birlikte aynı anda 250 öğrencinin bulunduğu haftalar olacak. Köy’ün kapasitesinin iki katı kadar. Öğrencilerin yarısı çadırlarda kalıyor.

    Parası olmayandan para almıyoruz, kim ne kadar verebilirse. Bu konuda üniversitelilere hiç sıkıntı çıkarmıyoruz. Nitekim üniversitelilerin ödedikleri ücret kişi başına 8 lira! Önceki yıl bu 7 liraymış, daha önceki yıl da 3 lira! Çay parasını bile karşılamayan bir ücret.

    Bunun sonucu olarak her yıl zarar ediyoruz. Hesaplarımıza göre 2013 sonunda 180 bin lira açığımız olacak.

    Dünyanın her yerinde bu tür kurumlar ya devlet tarafından ya da büyük bir finansal güç tarafından desteklenir. Bizim arkamızda sadece halk var.

    ***

    Lise çağında Köy’e gelmeye başlayıp şu an Amerika ve Avrupa’nın en iyi üniversitelerinde matematikte doktora yapan birçok genç var. Bu gençler her yaz Türkiye’ye tatile döndüklerinde mutlaka bir haftalarını Köy’e ayırırlar, öğrendiklerini arkadaşlarına anlatırlar. Birbirleriyle ortak çalışma yaptıkları da olur.

    Eminim bundan 10-20 yıl kadar sonra, sadece matematiksel değil, her türlü bilimsel konferansta kalabalık bir grup araştırmaci toplu olarak aksam yemeğe çıkıp birbirlerine Köy maceralarını anlatacak ve Köy’ü yad edeceklerdir. Gelecekten bu yüzden umutluyum. Mutlaka bu gençler benden sonra Matematik Köyü’ne sahip çıkacaklardır.

    Güzel sözlere karnı tok olanlar için sayıları konuşturalım:
    2008’den beri yıllık katılımcı sayısı şöyle gelişmiş: 965, 2.707, 2.403, 2.647, 3.122 (kestirim).
    2008’den beri katılımcıların bir yılda konakladıkları toplam gün sayısı ise şöyle: 8.600, 13.625, 16.328, 18.786, 19.963 (kestirim).

    ***

    En son gelişme: Kadim dostum Sevan Nişanyan’ın sorumluluğunda devasa bir kütüphanenin inşaatını henüz bitirdik. Kitaplarımızı dizdik bile. Köy’ün alametifarikası olacak bir haşmet ve güzellikte. Bunun yanı sıra Felsefe Köyü’nün de inşaatına başladık.

    Matematik Köyü’nü halkımızın bağışı olmadan yapamazdık. Bizde o kadar para ne arar? Sadece dünyanın ilk Matematik Köyü değil, sanırım imece usulüyle kurulan ilk kurumuz. Felsefe Köyü ikincisi olacak. Halkımızın katkılarını esirgemeyeceğini düşünüyorum.

    Dünyanın bir başka ülkesinde böyle bir imece mümkün müdür bilmiyorum. Bu yüzden, yaşadığımız tüm zorluklara karşın, 18 yıl önce Türkiye’ye döndüğüm icin cok mutluyum. Hayat burada daha heyecanlı, daha anlamlı, daha yaşanılası.

    Anadolu’nun, Fransız devriminin bir benzerini (biraz daha uygar bir biçimde) geçirmek üzere olduğuna inanıyorum. Bugün yaşanılan sıkıntıları da bu kapsamda değerlendiriyorum. Matematik ve Felsefe köylerinin bu devrimin önemli bir bileşeni olacağına inanıyorum.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı