Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

‘Masumları kesmedim!’

2 KASIM Pazartesi günü yayınlanan “Türk olmak kolay değil!” başlıklı yazıma okurların ilgisi çok büyük oldu.

Saydığım nedenlere gönülden hak veren değerli okurlarımın hepsine tek tek cevap vermem mümkün olmadığı için topluca teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun...

Bu arada Türk siyasetine damgasını vuran Turgut Özal döneminin Devlet Bakanı Kâzım Oksay’dan gelen ilginç bir e-postayı sizlerle paylaşmak istiyorum.

“Sayın Turan,

‘Türk olmak kolay değil’ başlıklı yazınızı okudum. Tebriklerimi sunuyorum. Bu konu ile ilgili bir mesajı da, arşivinizde bulunsun diye gönderiyorum. Saygılar sunuyorum.” (45 ve 46’ncı Özal hükümetleri Devlet Bakanı Kâzım Oksay)

* * *

 Bolu-Mengen doğumlu olan Kâzım Oksay, 12 Eylül darbesinden sonra yapılan ilk

seçimde Anavatan Partisi’nden milletvekili seçilerek Meclis’e girdi.

Genel seçimleri büyük oy farkıyla tek başına kazanan Anavatan Partisi’nin Genel Başkanı olduğu için Cumhurbaşkanı Evren tarafından Başbakanlığa atanan Turgut Özal’ın kurduğu ilk hükümette Devlet Bakanı olarak görev aldı. 1989 yılına kadar 6 yıl Bakanlık yapan Kâzım Oksay, bu arada 8 kez Başbakan vekili olarak görev yaptı.

Basılı eserleri de bulunan Kâzım Oksay’ın gönderdiği mesajı birlikte okuyalım...

* * *

“Ne mutlu Türk’üm diyene!

 Ermeni değilim; dedelerim Hocalı’da, hamile kadınlara tecavüz etmedi, karnını yarmadı.

Amerikan değilim; Irak’ta sivilleri kurşuna dizmedim, pazarları bombalayan ben değilim.

İngiliz değilim; masum insanları kesmedim.

Rus değilim; Çeçenleri kılıçtan geçirmedim.

İtalyan değilim; fırsattan istifade kan dökmeden toprak talep edeyim.

Arap değilim; beraber girdiğim savaşta, yanımdakini sırtından vurayım.

Ben; ataları hiçbir katliam yapmadan dört kıta ve yedi denizde hâkim olmuş...

Haçlı seferleri yapan Hıristiyanlara temizlik adabını öğretmiş...

Topraklarında güneş batmamış, gemileri karadan götürmüş...

Bir Bizanslının, zulümden kurtulmak için Fatih’e İstanbul surlarını yıkabilecek kadar güçlü toplar döktüğü... Kırk kişi ile Çin sarayını basan... Şimdilerde sanat eseri denen, ancak Türk korkusunun birebir delili olan Çin Seddi’ni Çinlilere inşa ettiren akıncıların torunuyum...

Ben bir Türk’üm...

 Ben, Orta Asya’dan türeyen, Anadolu’da büyüyen, Avrupa içlerine yürüyen Türk’üm...

 Ben, dağlarda gemi gezdiren, taşlara destanlar kazdıran, tarihi baştan yazdıran Türk’üm...

 Ben, adalete, mertliğe örnekler veren, beylere, paşalara hilat giydiren, kılıcını üç kıtada gezdiren Türk’üm...

Ben, Attila’yı, Yavuz’u, Fatih’i var eden, kralları, imparatorları kendisine yar eden, düşmanına dünyasını dar eden Türk’üm...

Ben, şahları, padişahları, sultanları kul edinen, altınları, elmasları pul edinen, kaftanları çul edinen Türk’üm...

 Ben, zafer rüyasını görenlere saç yolduran, hezimete uğratıp ümitlerini solduran, müzelerde boş köşeleri dolduran Türk’üm...

 Damarlarında asil kanın aktığı ırkım, benden bahseder destanım, ağıtım, ben Türk’üm...

Taa iliklerine kadar Mustafa Kemal Atatürk’üm!”

 

X