"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Maskeli siyasetçilerden ülke çok çekti

DÜN kaldığım yerden devam edeyim.Ve daha açık yazayım.

Hatırlayın; geçen yıl BDP’nin seçim öncesinde İzmir’de istenmeyen bir olay yaşanmıştı.
Miting konvoyuna bir grup taşlı bir protesto gösterisi yapmıştı.
İzmir’in Hatay bölgesindeki bu gösteri kısa sürede dağıtılmış, Allahtan kimseye bir zarar gelmemişti.
Yine hatırlayın...
Bunun üzerine özellikle ulusal medyada, televizyonlarda İzmir masaya yatırılmıştı.
Bazı yazarlar bunu “faşist” bir hareket olarak da yorumlayınca, “İzmir nereye gidiyor?” diye sorular sorulmuş, elbette derin analizler de yapılmıştı.
İzmirli gazeteciler olarak bu olayı yakından takip ettik, birkaç kendini bilmezin yaptığı, daha önce kurgulanmamış bir olaydı.
Yani İzmir’in, İzmirlilerin ne bir ortak tavrı vardı, ne de yükselen bir milliyetçilik söylemi...
İzmir’in “faşist” olmadığı gibi, ne kadar “demokrat” olduğunu da kanıtlayan on binlerce örnek sayabilirim.
Buna rağmen bu ülkeyi yönetenlerin ve siyasilerin gözden kaçırmamaları gereken bir ayrıntı var.
Özellikle Güneydoğulu siyasetçiler ve Kürt meselesi üzerine politika yapan kişiler, hep aynı yere konsantre oluyorlar.
Dikkat edin, Meclis’te de görev yapan vekillerin hiçbirinin ağzından bugüne kadar diğer bölgelerin de hassasiyetleri hakkında tek bir söz duymadım.
Yani ben biraz de tek taraflı bir empati yapıldığını düşünüyorum.
Ve uyarıyorum.
Diyorum ki...
Siyaset yapanlar, siyasete ilgi duyanlar ve gelecekte siyaset yapacaklar, sadece kendileri için değil, sadece kendi yaşadıkları kentler ve bölgeler için değil, ait oldukları ülkenin tamamı için de istekler de bulunmalı.
Yoksa samimiyet ortadan kalkıyor.
Ve ortaya maskeli bir siyaset kalıyor.

Örnekköy’e stat yapalım ama...

Bir şey daha... Belli oldu ki, Örnekköy’e yeni bir stat bugün yarın start alacak. Çok yazdım, ama son kez uyarmak istedim. İzmir’in, Karşıyaka’nın aradığı yer burası değil. Çünkü, bugünün spor komplekslerinin bir ruhu var, tematik özellikleri var, insana dokunan özellikleri var, 365 gün kullanılabilir olma şartları var. Bunların hiçbirini Örnekköy’de planlanan statta yapamazsınız. İnsanları maç dışında oraya götüremezsiniz, konser yapamazsınız, yanına alışveriş merkezleri, sinemalar, oyun salonları, gençlerin vakit geçireceği aktivite alanları kuramazsınız. Kadınlarımızın daha sık maça gitmelerini teşvik edemezsiniz. Tamam, yeni bir stadımız olsun. Karşıyaka’nın bağımsız bir yeri olsun. Modern bir tesis olsun ama... Yine ve yeniden bir Alsancak Stadı yaratılıyor. İşte ben buna üzülüyorum.

Abdullah Avcı geliyor

Bu yıl futbol seyretmek içimden gelmiyor. Bu ara kendimi müziğin bana hayal kurduran, hayatı bana daha çok sevdiren, beni daha dingin hala getiren ritmine bıraktım. Galiba sezon sonuna kadar da bu böyle olacak. Süper Lig de Bank Asya da tat vermiyor. Ama maça gitmek istiyorum; futbolu seviyorum çünkü... Bir, iki saat de olsa yaptığım işten uzaklaşmak bana iyi geliyor. Yani futbolun ritmini de özlemiyor değilim. Takımlarımızın havası yok, bari Milli Takım, Avrupa Şampiyonası’na katılsaydı da haziranda televizyonlarımızın karşısına geçebilseydik. Belki de şampiyonayı yerinde izleyebilseydik.
Ama Hiddink sonrası Milli Takımı merak ediyorum. Yeni Teknik Direktör Abdullah Avcı’nın söyleyeceklerini, performansını merak ediyorum. Takım gençleşecek mi, alt yapıya nasıl destek verilecek, Milli Takım kulüpler ilişkisi yeniden dizayn edilecek mi? Bu soruların da cevabını arıyorum. Abdullah Avcı, 11 Ocak 2012 Çarşamba akşamı saat 18.00’de Hilton’da 1912 Karşıyaka Derneği’nin konuğu olacak. Ve bu merak edilenleri ilk defa Karşıyaka’nın “100. yılımızda, geçmişten geleceğe futbol” söyleşilerinde açıklayacak. Ben de o salonda olacağım.

Kişisel ambargolarımı kaldırıyorum

· Kişisel ambargomu kaldırıyorum, bu yıl vizyondaki bütün Türk filmlerine gidiyorum. Film başladıktan 15 dakika sonra da yarısında da çıkmak yok.
· Biraz kendimi zorlayıp, dizilerden bazılarını, birkaçını, en fazla tavsiye edilenlerini takip edeceğim. Bu tamamını seyredeceğim anlamına gelmiyor, en azından bir göz atacağım, biraz kulak kabartacağım.
· Şunu da yapacağım. Yarışma programlarının ilk bölümlerini, başlangıçlarını da mutlaka izleyeceğim.
Çünkü...
Türk film sektörünün gelişmesini, büyümesini istiyorum.
Çünkü...
Bu sektöre yeni yatırımcılar bekliyorum.
Çünkü...
Yeni sinemacılarımızı geçmişe göre çok başarılı buluyorum.
Çünkü...
İyi yetişmiş senaristlerimizin, dramaturglarımızın, görüntü yönetmenlerimizin, oyuncularımızın, sahne tasarımcılarımızın olduğunu biliyorum.
Ve bizlerin, hepimizin bu gençlere destek vermemiz gerektiğini düşünüyorum.

Şu Kordon tartışmaları

Başka Kordon var mı? Yok... İzmir’in en cazip yeri mi? Yeri... Burası herkesin buluşma adresi mi? Adresi... O zaman ben şahsen bu tartışmaları duymak istemiyorum. Ve diliyorum ki, herkes nerede duracağını bilsin. Herkes nereye kadar konuşabileceğini bilsin. Herkes kendini değil, biraz da İzmirlileri düşünsün.

X