Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Maskeli Beşler’deki bilek hareketi..

28 Ekim’de Maskeli Beşler isimli bir film vizyona giriyor. Murat Aslan’ın yönettiği filmin tanıtımları sinemalarda dönmeye başladı.

Filmde Şafak Sezer, Memet Ali Alibora, Peker Açıkalın gibi sevilen sanatçılar var.. Özellikle de çocukların çok çok sevdiği sanatçılar. Bu sanatçılar filmin tanıtımında izleyicilere dönüp şırraaaakkk diye bilek sallıyorlar. Hem de beş kişi birden..

Yanlış okumadınız resmen bilek sallıyorlar.. Olacak iş değil bu.. Gerçekten.. Seviyesizlikte sınır tanımıyoruz.

Hadi bu sinemadır, yetişkinler gelir, bu hareketi de zaten nerede yapıp yapmayacaklarını bilirler diye düşünebilirsiniz.. Ya çocuklar, gençler?

Bu filmin 13 yaşın altına yasaklanması şart. Ayrıca tanıtımlarının da her sinemada oynatılmaması hepten şart.

Kültür Bakanı ‘sakal-ı şerif’i ayağına getirmek için harcadığı çabayı bu tür kültürel sorunlara harcasa belki uyanık kalmayı becerebilir..

Kültür Bakanı’nın sinemayla falan ilgilenecek vakti yok mu? En son hangi filmi mi görmüştür? Hazreti Fatima? Hazreti Ömer’in Adaleti? Görememiş midir? Canım göremese de ne olacak kapattırır bir sinemayı, oynatır istediği filmi. O nasıl olsa memleketimizin Atilla Abisi değil mi?

Fener’in alfabetik liderliği

Hürriyet’in spor sayfalarını kendimi bildim bileli takip ederim. Şimdiye kadar bu sayfalarla ilgili ne aklımın ucuyla, ne de kalbimin kıyısıyla ‘şu takım kayırılıyor, bu takım kayırılıyor’ diye en ufak bir sorgulama yapmadım.

Bir yazımda ön sayfaya Galasaray’ın önemli galibiyetlerinin taşınmadığından şikayetçi oldum ama burada da sorunun kaynağını spor sayfaları olarak görmemiştim..

İki hafta önceydi. Hürriyet reklamını tartışırken evimizin İrlandalısı, fanatik Fenerli Çisil hanımefendi, reklamdaki ‘Cimbomluyum..’ ifadesinden çok rahatsız olduğunu söyledi. Hürriyet’in hep Fenerbahçe yanlısı olduğunu düşünürmüş, reklamda Galatasaraylı ifadesini görünce bir tuhaf olmuş..

Bu konuşmadan biraz irkildim ama sonra çabuk toparladım. Hatta ‘Sana öyle geliyordur, Fenerbahçelilik senin gözünü kör etmiş!’ gibilerden bir de geyik yaptım.

Geçen haftaysa posta kutuma aşağıda e-posta düştü:

‘Hocam merhaba, dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama 16.10.2005 Pazar günkü Hürriyet’in spor sayfasında öncelik ligde 2’nci sırada yer alan Fenerbahçe’ye verilmişti. Galatasaray’ımız ise Süper Lig’de lider durumda ve FB’ye göre gün içinde maçı daha erken oynamasına rağmen kendine ancak iç sayfalarda yer bulabildi.

Üstelik FB’nin maçına tam DÖRT yorumcu ile yer verilirken, bize iki yazar yeterli görüldü.

Yıllar önce Gelişim Spor da aynı şekilde Fener’i hep kapak yaparken, bir okuyucu sormuştu: ‘Neden BJK, GS değil de hep Fener?’

Dergi de reyting uğruna bunu yaptığını itiraf etmişti.

Şimdi size sorarım; hani Hürriyet’in kimliğini ortaya koyan, TV’lerde dönen reklam var ya, orada ‘Hürriyet Cimbomludur, Hürriyet Fenerlidir’ diyor.

Allah aşkına bana izah edebilir misiniz ligin tepesindeki takım arka sıralarda az sayıda yazar ile yer bulurken, Hürriyet nasıl oluyor da Cimbomlu oluyor? Bu haksız rekabet değil de nedir?

Saygılarımla, Öner Ünal..’

Bir çırpıda Öner’in yazdıklarını okudum. Bu kez de ‘Fanatik bir Galatasaraylı işte! Abartıyor.. Öküzün altında buzağı arıyor’ diye düşünmediysem, davul olayım.

Ve geçtiğimiz pazartesi sabahı spor sayfalarını açtım. Bizim spor sayfası; puanı, averajı, attığı, yediği her şeyi aynı olan iki takımdan Fenerbahçe’yi ‘alfabetik sıraladık’ bahanesi ile lig sıralamasında birinci sıraya oturtmuş..

İşte o an ‘şakkırt’ diye bir jeton sesi duyuldu.. Çişil de haklı, Öner de! Sanki Galatasaray haftalardır lig sıralamasında birinci değilmiş gibi, Fener’i puan sıralamasında ‘f’ harfi daha önce diye birinciliğe almanın, başka nasıl rasyonel açıklaması olabilir?

Niye yalan söyleyeyim, içime bir kurt düştü..

Bizim spor sayfalarını çok ciddi bir gözlem altına almaya karar verdim. Eğer Fener’in kayırıldığını somut bir şekilde saptarsaaam..

Ne yaparım?

Burada bir bir açıklarım.. Açıklamazsam da ne olayım..

Ne olayım?

Fenerli..

Baydı..

En son Aşk Oyunu dizisinde oynayan Yasemin Ergene bir dergiye verdiği çıplak pozlar yüzünden çok pişman olduğunu, cahillik yaptığını söylemiş.. Okudum. İçim bayıldı. Nasıl bayılmasın? Ünlü olana kadar cıbıl cıbıl pozları vereceksin..

Ünlü olduktan sonra ‘gençlik hatası’ deyip işin içinden sıyrılacaksın..

Sanki fotoğrafçılar çikolata verip kandırıyorlar bu kızlarımızı.. 18 yaşında Türkiye’nin başbakanını seçmek için oy kullan, ama çıplak fotoğraf çektirince ‘gençlik hatası’ olsun..

Oy kullanma yaşını 30’a falan mı çıkarsak acaba?
X