"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

MASAYA YATIRILAN İZMİR

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’in İzmir ziyaretinde yazarımız Ayçe Dikmen’e söylediği sözler üzerine bugün de yazmaya devam edeceğim.
“Kendimizi daha iyi anlatacağız. Daha farklı çalışacağız” diyerek, teşkilatlara mesaj veriyordu.
Ama daha önemlisi; “Birbirini yiyen, didikleyen, çamur atan bir anlayışla ilerleyemeyiz” diyerek de; bu seçimin parti için diğerlerinden farklı olduğunu söylüyordu.
Özetle, “Kimin aday olduğu değil, seçimi kazanacak adaylarla bu sefer seçimlere gideceğiz” diyordu.
Yıllardır siyaseti takip eden biri olarak söyleyebilirim ki; CHP’de siyaset yapmak zor iştir. Gelenekleri, alışkanlıkları, tavrı partinin hem güçlü, hem de zayıf yanıdır.
Gürsel Tekin güçlü yana dikkat çekiyor.
“Darılmaca, gücenmece yok” diyor, “Adayın etrafında birleşin” çağrısı yapıyor.
Elbette beklentileri olan, yıllardır siyasi bir pozisyon alıp sözler veren, hedefleri olan insanlara bunları anlatmak, ikna etmek çok kolay değildir.
Öyle anlaşılıyor ki; bu ruh halinin değişmesi gerektiği yönünde telkinler yapılıyor, partinin en yetkili ağızları tarafından bu yorumlar yapılıyor.
Göreceğiz...

***

Bugün CHP Genel Merkezi’nde İzmir masaya yatırılacak.
Adayların açıklanması gibi bir durum söz konusu değil.
Ancak aday adayı başvuruları ele alınacak, İzmir’le ilgili yapılan anketler, olabilecek senaryolar konuşulacak.
İzmir’deki genel beklenti adayların ekim ayında belirlenecek olması.
CHP; diğer kentlerdeki adaylarını ekim ayında açıklar mı bilemem; ancak İzmir’in bir istisnası olduğunu unutmayalım.
30 ilçenin 29’unda CHP’li belediye başkanları var. Tamamının değil ama bir, iki rötuşun yapılacağının konuşulduğu bir ortamda Yüksek Seçim Kurulu’nun takvimine uymak Genel Merkez’in de işine gelecektir.
Yani AK Parti, erken davranıp adaylarını açıklamazsa; CHP’nin de listesi Ocak’tan önce belirlenmez.
Bu arada ön seçim de olmaz.

Bir Özlem Çerçioğlu örneği var

Geçenlerde Aydın Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’yla sohbet ediyorduk. Yeni belediye binasındaki toplantı masasının üzerinde üst üste dosyalar konmuştu. Bir dosya Kuşadası, bir dosya Didim, bir dosya Söke’ydi. Diğer köşede de Aydın, Nazilli ve diğer ilçelerin ve beldelerin projeleri vardı. Seçime daha yedi ay olmasına rağmen Çerçioğlu’nun hazırlıkları tamam gibiydi.
Hatta bir ekip; çalışılmış, çizilmiş projeleri üç boyutlu haline getiriyordu.
Bazılarını beraber izledik.
Örneğin Güvercin Ada’dan yat limanına kadar olan bölge yeni Kuşadası’nı anlatıyordu. Kuşadası’na rötuş değil; yepyeni bir kimlik kazandırmak istiyor Çerçioğlu...
Başka...
Didim’in de üç boyutlu görselleri hazırlanıyor, Söke’nin de, Aydın’ın da...
Bunları neden yazıyorum.
Çünkü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Özlem Çerçioğlu’nun yeniden aday olduğunu aylar öncesinden açıklamıştı. Çerçioğlu, daha görevdeyken, yeni dönemin hazırlıklarını yapıp bitirmişti.
Elbette sandık seçmenin önüne gelecek; yeniden seçilirse bu projeleri hayata geçirme imkanı olacak.
Partiler genelde Yüksek Seçim Kurulu’nun takvimine uymayı tercih ediyor.
Oysa adaylığı belli olanlar çok daha rahat çalışıyorlar, hazırlıklarını yapıyorlar, halka kendini anlatma fırsatı buluyorlar.
Bazen iki aydan bile az bir süre kaldığı oluyor.
Aday kendini mi anlatacak, projelerini mi tanıtacak.
Her şey birbirine karışıyor.
Özlem Çerçioğlu; o yüzden rahat, kafası dinç...

AK Parti’de “Genel Merkez bilir” tavrı

AK Parti’de de birçok isim konuşuluyor.
Ancak herkes Başbakan Erdoğan’ın İzmir ziyaretini bekliyor.
“Adayım” demek için sabırsızlanan çok kişi olduğunu biliyorum.
Ama “Parti disiplini” deniyor, bazıları “işaret” bekliyor.
AK Parti Merkez Yönetim Kurulu’nda ele alınan anket sonuçlarında partinin İzmir’de geri olmasına rağmen aradaki farkın kapatılabileceği görüşü sıkça dile getiriliyor.
“Peki bu fark kiminle kapanır?” diye sorduğumuz da; “Genel Merkez bilir ama...” deyip başlayan cümleler kuruyorlar.
Öne çıkan isimler var elbette...
Örneğin İlknur Denizli ismini çok sık duyar oldum.
Neden olmasın?

X