Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

MASALLAR GERÇEK OLSAYA DAGERÇEKLER MASALLAŞSA ...Ve Rapunzel, tutsak kaldığı yüksek kuleden upuzun saçlarını aşağıya doğru sarkıtarak yakışıklı Prens'inin

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
MASALLAR GERÇEK OLSAYA DAGERÇEKLER MASALLAŞSA...Ve Rapunzel, tutsak kaldığı yüksek kuleden upuzun saçlarını aşağıya doğru sarkıtarak yakışıklı Prens'inin yukarı çıkmasını sağladı. Güzel Prenses'in saçlarına tutunarak kuleye tırmanan yakışıklı Prens, Rapunzel'i bu kuleden kaçırdı ve onu kötü kalpli üvey annesinin zulmünden kurtardı...Yakışıklı Prens'in atının terkisindeki çağlayan saçlı güzel Prenses'ten daha mutlusu yoktu tüm evrende… Gittiler gittiler, dere-tepe düz gittiler, Prens'in sarayına ulaştılar.Sarayda şenlikler düzenlendi; halk Prenslerinin mutluluğuna sevindi. 40 gün 40 gece şölenler yapıldı. O zamanlar silah icat olunmamıştı. Havaya oklar atıldı. (2 kadın, 1 çocuk yaralandı; bu durum şiddetle kınandı)Rapunzel'le sevgili Prens, Baliantros ve Ibizantra'da rüya gibi geçen 1 aylık balayından döndüler: Devletlu Kral'ın büyük oğlu Prens devlet işlerine, Prenses saray yaşamına...Kraliçe ile Prens'in 4 kızkardeşi ve 3 erkek kardeşi yeni Prensesleriyle aynı sarayda yaşıyorlardı. Kral ise iyice yaşlanmıştı; görünürde 'Kral'dı; kararlarda hep Kraliçe'nin imzası vardı. 4 prenses ile 4 prensin ona saygısı tamdı.Aradan aylar geçti, Rapunzel ile Prens'in şirin mi şirin bir kızı oldu. Minik Prenses Rapatya mutluluklarına mutluluk kattı... Kattı katmasına da ufak-tefek sorunlar da çıkmadı değil. Anakraliçe, bebek Prenses'e annesi Düşes Kadriya'nın adını vermek istedi. Rapunzel karşı koyunca çok bozuldu; çok kızdı; kara kaplı akıl defterine (eksi bir diye) puan yazdı. E, zaten Rapunzel de doğura doğura bir kız doğurmuştu tahta...Prens, sevgili Prenses'ine de minik Rapatya'ya da tapıyordu. Daha çok çocukları olacaktı, ne çıkardı... Prensesinden daha güzel, daha iyi huylu bir melek daha düşünemiyordu...Bu arada yaşlı Kral dünyasını değiştirdi; ülkede 6 ay yas ilan edildi. Bizim Prens, yeni Kral olarak tahta oturdu, Rapunzel de Kraliçe... Kraliçe de artık Anakraliçe idi tabii ki...Yakışıklı Kral ile Kraliçe Rapunzel'in ikinci bebekleri de kız oldu. Adı da Renekşe... Kral yas biter bitmez şenliklerle kutlanmasını istedi. Ne de olsa erkek veliaht için daha çok zamanları vardı. Güzel Kraliçesini kırmaktansa razıydı kendi kafasını kırmaya. Anakraliçe ise kara kaplı akıl defterine devam etti eksileri eklemeye.Ama asıl uzuuun eksi (=birkaç eksi değerinde), ülke yönetiminde etkinliğinin sıfırlanması ile oldu. Rapunzel , Kral'a "Hayır sevgilim," dedi, "sen kararlarının sorumluluğunu alacak kadar cesursun, bilgesin, güçlüsün... Hem zaten ben de sen başarılı Kralımın ardındaki başarılı kadınım. Bundan böyle bırak dinlensin annen köşesinde kermeslerle, şölenlerle, torunlarla oyalanarak."Bu arada sevgili Kraliçe Rapunzel, babasının özlemine dayanamayarak özel bir ulak gönderdi eski sarayına, "Babacığım, görüşelim artık" diyerek... Geldi babası Rapunzel'in sarayına, e mecburen nefretlik üvey ana da... Üstelik de çok yüzsüz çıkıp birkaç haftada bir gelmeye başladılar minik Prensesleri görme bahanesiyle… Bir sonraki bebek(ler) üçüzdü: Gülya, Frezya, Orkiya... Minik kızlar bir su damlası gibi benziyorlardı birbirlerine ve denizler kadar güzeldiler... Kral yavaş yavaş panikliyordu, Anakraliçe kötü kötü gülüyordu (ay! Artık eksiler eksilmiyordu defterden)... Güzeller güzeli samanyolu saçlı Kraliçe Rapunzel ard arda doğumlarla birazcık kilolanıyor muydu ne?Gel zaman, git zaman... 9 minik Prenses, ve de hiç yok erkek veliaht... 100 kiloya çıktı Kraliçe Rapunzel, biraz da sıkıntıdan bol bol yiyerek. Biraz da çenesine vurdu galiba, bir vır-vır, bir kıyamet... O zamanlarda da yoktu ki psikyatr, evlilik danışmanı, akıl hocası kadın dergileri, TV'de gündüz saati kadın programları...İşte tam burada girdi devreye Anakraliçe ile kara vicdanlı üvey ana elele vererek… Ülkenin şendulu seksi Kontes Vampusi ile karşılaştırdılar Kral'ı bir şölende, sonra da beklediler olacakları kıs-kıs gülerek… Kral önce durakladı, "Yapılır mıydı bu nehir saçlı Rapunzel'e, 9 kızının annesine!" Ama Kontes çok ataktı. Sonunda olanlar oldu; zaten olacaklar hep olurdu... Kraliçe Rapunzel duyduğunda, hamileydi Kontes Vampusi karnıburnunda... Ve ikiz erkek bebekler doğdu gelince zamanları: Candiro ve Oğulsun… Kral bir mutlu, bir mutlu… Anakraliçe gençleşmiş gibi sanki… Üvey ana upuzun kırmızı tırnaklarını parlatmakta… Tek mutsuz olan koskoca ülkede; eski-güzel, eskiyen-güzel Kraliçe Rapunzel. Saray-teokratı Ulu Imamyusa evlendirdi Kral ile Kontesi… Şimdi saray nüfusu artmıştı "ek-Kraliçe" Vampusi ve ikiz veliahtlarla. "Bundan sonra neler oldu?" diye soran sabırlı okuyucular var mı hala? Eğer varsa, şu kadarını söyleyebilirim; güneşsaçlı Rapunzel, onu o zamanın Prens'i, şimdinin Kral'ına götüren upuzun saçlarını lanetleyerek kökünden kesmiş... Bildiğim bu... Bu masalı heybeler dolusu papirüsleriyle günümüze aktaran gezgin Historikus ne yazık ki son bölümü okyanusa düşürmüş... Affola.Aktarıcınız da eklemiş: "sakın ola ki sanmayın aşk çare her bir zorluğa".Masal da böylece -nihayet- bitmiş. Seda SOYBAY - 25 Şubat 2000, Cuma
Bunları da Beğenebilirsiniz