Gündem Haberleri

    ‘Masal’a yeni belge

    Celal ÖZCAN / MÜNİH
    30.03.2005 - 02:03 | Son Güncelleme:

    Talat Paşa’yı Berlin’de sokak ortasında öldüren tetikçi Teilirian davasında mahkemenin taraf tutuğunu ortaya koyan tarihi bir belge daha ortaya çıktı.

    Ermeniler’in göç ettirildiği tarihte Osmanlı orduları genel kurmay başkanlığı yapan Alman Bronsart von Schellendorf 1921 yılında yazdığı bir yazısında mahkemenin nasıl taraf tuttuğuna ve soykırım iddialarına önemli açıklık getiriyor. Bronsart Paşa 21 Temmuz 1921 tarihli Deutsche Allgemeine Zeitung gazetesindeki yazısında şöyle diyor:

    ‘Teilirian davasında olayla uzaktan yakından ilişkisi olmayan ve bu hikayeleri başkalarından ‘duymuş’ kişiler tanık olarak dinlendi. Gerçek olayları yaşayan görgü tanıkları ise mahkemeye çağrılmadı. Bu davada çok önemli rol oynayan Ermenilere karşı vahşet uygulandığına yönelik olayların görgü tanığı Alman subaylar niçin tanık olarak çağrılmadı? Oysa bu isimler mahkemeye bildirildi ve hatta mahkeme kendilerine tanık olarak hazır olmaları için yazı gönderdi, ama daha sonra çağırmadı. Ben gerçeğin yerini bulması için benden kaynaklanmayan ihmal edilmiş bu tanıklık vazifemi telafi etmek istiyorum.’

    ERMENİLER ÖLDÜRDÜ

    Ermeniler’in tehlikeli bir ayaklanma başlattıklarına işaret eden Bronsart Paşa, bu ayaklanmayı Rusların örgütleyip finanse ettiğini, eli silah tutan Müslümanlar cephede olduğu için Ermenilerin bölgede savunmasız halkı kolayca öldürdüğünü yazıyor. Bu zor durumda dönemin İçişleri Bakanı Talat Paşa’nın Ermeniler’i devlet için tehlikeli görüp sınır bölgelerden uzaklaştırmak amacıyla göç ettirme kararı aldığını kaydeden Bronsart Paşa, bölgede varlıklı Ermenileri sevmeyen Kürtlerin bu durumdan yararlanarak onları talan etmeye ve öldürmeye başvurduğunu anlatıyor. Bronsart Paşa Ermenilerin günlerce hatta haftalarca süren bu zorlu göçünün Kürt bölgesinden geçtiğine işaret ediyor.

    KURŞUNA DİZİLDİLER

    Yazının bu bölümünde özetle şöyle deniyor: ‘Türk subayların da zengin olmak için Ermenilerin mallarına tecavüz ettiği inkar edilemez. Ancak bir üst amire intikal ettiğinde bu kişiler cezalandırıldı. Doğu Orduları Komutanı Vehip Paşa bu nedenle iki subayı askeri mahkemede kurşuna dizdirdi. Enver Paşa Ermenilerin sırtından zengin olan Halep valisi paşayı görevinden aldırdı ve uzun hapis cezasına çarptırdı. Bu örnekler Ermenilere karşı bir katliamın istenmediğini kanıtlamaya sanıyorum yeterli gelir. Ama savaş vardı ve ahlak soysuzlaşmıştı.’

    Katili beraat etmişti

    15 Mart 1921’de Berlin’de sokak ortasında Talat Paşa’yı öldüren ‘Nemesis’ adlı Ermeni terör örgütü tetikçisi Teilirian mahkemedeki savunmasında ailesinin gözleri önünde Türkiye’de kurşuna dizildiğini anlatmıştı. Teilirian kurşuna dizilirken üzerine düşen kardeşinin cesedi altında kaldığını ve bu sayede kurtulduğunu savunmuş ve beraat etmişti. Ancak Almanya’da yeni piyasaya sürülen ve Ermeniler’e soykırım işlendiğini yazan ‘Operation Nemesis’ adlı kitap Teilirian’ın 1915 yılında Türkiye’de olmadığını ve ailesinin de kurşuna dizilmediğini ortaya koydu. Kitap Teilirian’ın 1915 yılında babasıyla birlikte Erivan’da Rusların kurduğu Ermeni çetelerine katılarak Türkiye’ye saldırılar düzenlediğini yazdı.

    Ermenilerin fişek imalathanesi

    1915 öncesi bir Fransız gazetesinde, ‘Van’daki isyancı Ermeniler bir mahzende fişek imal ediyor’ altyazısıyla bu fotoğraf yer alıyor.

    Raporları kendilerini ele verdi

    ERMENİ Taşnak Partisi’nin, 1910 yılında Sosyalist Enternasyonal’e sunduğu raporda, Ermeni çetelerin nasıl kurulduğu ve ayaklanma hazırlıkları anlatılıyor. Popüler Tarih Dergisi’nin Nisan 2005 sayısında yer alan raporda, ‘Bitlis ve Van’ın köylerinde, 1908’de bütün Ermeni halkı bayrağımızın altında örgütlenmişti’ deniliyor. 1910 yılında Sosyalist Enternasyonal’e sunulmak üzere M. Varandiyan tarafından hazırlandığı belirlenen ve Brüksel’deki Vandervelde Sosyalist Enternasyonal Arşivi’nde, B.579238 numara altında kayıtlı olan raporda, 1905’de Yıldız Sarayı’nda II. Abdülhamid’e yapılan suikast girişimi ile Van Valisi’ne suikast, şöyle anlatılıyor: ‘Bir araba içinde Yıldız’a taşınan Taşnak’ın ölüm makinesi, 8 Haziran 1905 günü Selamlık’ta infilak edip 40 kişiyi öldürdü; ama asıl hedefi olan Abdülhamid’e ulaşamadı... Doğu Anadolu’nun, bu talihsiz bölgenin felaketi sayılan Kürt haydutlarıyla mücadele ettik... Van valisine suikast düzenleyip öldürdük...’ Taşnak sözcüsü M. Varandiyan, raporda, ihtilalci örgütlerinin nasıl silahlandığını ve hazırlandığını ayrıntılı şekilde, aynen şöyle anlatıyor: ‘Bitlis ve Van’ın köylerinde, 1908’de bütün Ermeni halkı bayrağımızın altında ‘siyasi gruplar’ halinde örgütlenmişti... Bu gruplar savunma ve saldırı için talimliydiler. Her köyde, en deneyimli ve en cesurlardan -çoğu 45 ile 50 yaşları arasında- güvenilir 5 ila 8 kişi seçiliyor ve bunlar yoğun bir gözetimle görevlendiriliyordu. Bu gruplar, fedailerin çeşitli ihtiyaçlarını karşılayacak, onları bir yerden diğerine aktaracak, kovalanma durumunda kaçmalarını sağlayacak ve özellikle Kürt çetelerince tehdit edilen komşu köylere yardım edecek, seyyar çetelerdi.’

    30 BİN MÜSLÜMAN ÖLDÜ

    Dergide yer verilen kronolojide ise şunlar kaydediliyor: ‘Mart 1915’te Rus kuvvetleri Van’a doğru harekete geçtiler. 11 Nisan günü Van Ermenileri isyan etti ve Müslüman halka saldırdı. 21 Nisan günü, Çar II. Nikola, Van Ermeni Devrimci Komitesi’ne bir telgraf çekerek, ‘Ruslara hizmetlerinden dolayı’ teşekkür etti. 1915 Şubatı’nda başlayan Van Ermeni Ayaklanması, Nisan’da doruk noktasını yaşadı. Ayaklanmanın ilk birkaç gününde, 30 bin Müslüman öldürüldü. Amerika’daki Ermeni gazetesi Gochnak, 24 Mayıs tarihli sayısında, Van’da sadece 1.500 Türk kaldığını bildirdi. Osmanlı kuvvetleri Van’a 22 Temmuz 1915’te girebildiler.’
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı