Gündem Haberleri

    Maşaallah çiftetelli oynuyorlar

    Hürriyet Haber
    28.01.2015 - 01:28 | Son Güncelleme:

    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kobani’nin tamamına yakınının YPG’nin kontrolüne geçmesi üzerine yapılan sevinç gösterilerini eleştirerek, “Bugün bakıyoruz maşallah çiftetelli oynuyorlar. Neymiş, DEAŞ oradan çıkmış. Tamam da o bombaladığınız yerleri kim onaracak? 200 bin kişi bizde. Dönerlerse nereye yerleşecekler” dedi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda muhtarlarla bir araya gelen Erdoğan şunları söyledi:

    AL-VER SÜRECİ DEĞİL

    2002’den itibaren terör meselesini çözmek için yoğun mücadele veriyoruz. 2 hassasiyetimiz var: Birincisi yıllardır ihmal edilen, ret, asimilasyon politikalarına maruz kalan illerimizi ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. İkincisi terör meselesini çözerken Türkiye’nin diğer bölgelerini incitecek meselelerden kaçınıyoruz. Çözüm süreci, bir pazarlık, bir al ver süreci değildir. Taviz asla değildir. Şehitlerimizin, gazilerimizin hatırasını incitecek hiçbir adıma fırsat tanımayız. Çok zor süreçlerden geçtik. Geldiğimiz noktada milletimizin umudu arttı.

    MERHUM İNÖNÜ’NÜN LAFIDIR

    Türkiye’nin ilerlemesini engellemek için oyunlar oynanacak. Bunlara karşı uyanık olacağız. Bunları siz organize edeceksiniz. Yarın seçimler var. Özellikle Güneydoğu’da, Doğu’da gelip birileri tehditler savurup oyları şu partiye vereceksiniz aksi halde yakarız yıkarız diyebilirler. Namuslu insanlar, namussuzlar kadar şerefli olmadıkça, cesur olmadıkça başarılı olamayız. Bu merhum İnönü’nün lafıdır. Bunu görmemiz lazım. Yolu yapan biz, hastaneyi yapan biz, okulları yapan biz, havalimanını yapmak isteyen biz ama engelleyen ‘Ben Kürtüm’ diyenler. Bu ayrımcılığı hep beraber gidermek zorundayız. Ayrımcılıkla bir yere varmaz. Beraberliğe ihtiyacımız var. Milletimizin temsilcileri olarak kirli oyunları bozacak olan sizlersiniz.

    200 BİN İNSAN NEREYE DÖNECEK?

    Somali’de terör kol geziyor. 2011’de daha fazlaydı şimdi daha zayıfladı. Türkiye’nin orada yaptığı yatırımlar sayesinde değişim söz konusu. Osmanlı Devleti’nin çekilmesiyle bölgede sömürü başladı. Birçok ülke buralara baktığında altın, elmas ve petrol görüyor. Biz dostluk ve kardeşlikle bakıyoruz. Orada emniyet sağlamak için hiçbir ülkenin kılı kımıldamıyor. Kobani söz konusu olduğunda dünya ayağa kalkıyor. Oradan ayrılanlar bize geliyor. Orada kimse yok 200 bin kişi bizde diyoruz. Bombalıyorlar. Bugün bakıyoruz maşallah çiftetelli oynuyorlar. Neymiş; DEAŞ oradan çıkmış. Tamam da o bombaladığınız yerleri kim onaracak? Oradan ayrılan 200 bin insan geri dönebilecek mi? Dönerse nereye yerleşecek?

    ÖLÜMÜ ÖLDÜRENE ÖLÜM HİÇBİR ŞEY YAPMAZ

    Afrika’da 4 yaşında bir yavrunun halini gördüm. Serseri kurşun kasığından girmiş, kasığından çıkmış. O yavrunun halini gördüğümüzde bu hastane burada olmasaydı ne olacak bu yavrunun hali dedik. Biz oralarda olmazsak halimiz ne olur. İşte sosyal adalet bu. Tabii oraya gitmememizi isteyenler oldu. Terör var dediler. Ziyaretimiz öncesi canlı bomba saldırısı oldu. 5 kişi öldü. Heyetimiz sıkıntı yaşamadı. Ölümü öldürene, ölüm hiçbir şey yapamaz bunu böyle bilmemiz lazım. Somali’yi kendi kaderi ile baş başa bırakırsak ecdadımız, şehitlerimiz, Allah bunun hesabını sorar. Büyük devlet olmanın sorumluluğu budur.

    GÖREVİNİZ SADECE MÜHÜR BASMAK DEĞİL

    Demokrasi önce ailede başlar, önce köyde, mahallede başlar. Muhtarlıklarımız sadece en küçük idari birim olma vasfını taşımakla kalmıyorlar, aslında demokrasinin nüvesini teşkil ediyorlar. Muhtarların vazifesi sadece mühür basmak değildir. Her bir muhtar kardeşimiz Türkiye’nin vizyonu, ufku, istikameti doğrultusunda çalışmak gibi önemli bir mesuliyetin de altındadır. Büyük devlet olma vizyonu en başta yerelde başlar.

    MUHTARLARLA ALAY ETTİLER

    Siyasi mücadelemde muhtarlık kavramının ayrı bir önemi, müstesna bir anlamı var. Siirt’te okuduğum şiir nedeniyle açılan dava sonucunda alınan 23 Eylül 1998’de 10 ay hapis cezası kararının ertesinde birçok gazete, hele hele en çok satan gazete şu başlığı atmıştı; ‘Artık muhtar bile olamaz’ demişti. 1998’de atılan bu başlık hem şahsen benim hem de milletimizin hafızasından hiç çıkmadı. Aslında o başlığı atarak sadece beni tahkir etmekle kalmıyorlardı, Türkiye genelinde
    tüm muhtarları, muhtar kardeşlerimizi de sanki muhtarlık kötü bir şeymiş gibi, seçilmek çok
    kolay bir şeymiş gibi tahkir ediyorlardı. Zihinlerinin gerisinde seçilmişe karşı büyük bir kibir vardı, bunlar kibirliydi, gururluydu. Milletin seçimine asla samimi olarak bakmıyorlardı, milletin seçtiklerine hiçbir zaman değer vermediler,
    değer vermek istemediler. Yakın siyasi tarihimize bakınız milletin seçtiği muhtar da olsa, belediye başkanı da başbakan da cumhurbaşkanı da olsa her zaman tahkir etmek, her zaman kibirleriyle onları ezmek istediler. Ancak hamdolsun milletimiz iradesine, seçimine, sandığına sahip çıktı ve kendi tercihlerinin bu ülkenin o kibirli elitlerinin tercihinden daha önemli olduğunu her fırsatta gösterdi. ? Ümit ÇETİN / ANKARA

    Tünelden ziyarete

    Maşaallah çiftetelli oynuyorlar

    BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, önceki akşam Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ı ziyaret etti. Edinilen bilgiye göre, ziyaret aniden gelişti. Erdoğan ve Davutoğlu’nun, telefon görüşmesi sırasında bir süredir ailece görüşmediklerinin gündeme gelmesi üzerine Erdoğan, “Sare Hanım’ı da alın gelin” dedi. Bunun üzerine Davutoğlu çifti, Başbakanlık Resmi Konutu’ndan Erdoğan çiftinin oturduğu eski Dışişleri Konutu’na, özel tüneli kullanarak gitti.? Selçuk ŞENYÜZ/ANKARA

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı