Gündem Haberleri

    Martin Scorsese

    Hürriyet Haber
    05.04.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Genelde filmleri başarıya ve şöhrete ulaştıranlar oyuncularıdır. Sinema ile içli dışlı olmayan birinin Casablanca deyince aklına hemen Humphrey Bogart gelir ama yönetmeninin adını çıkartamaz... Aynı biçimde Rüzgar Gibi Geçti de Clark Gable'ı anımsar fakat yönetmenin adını dilinin ucuna getiremez... Oscar şampiyonu Titanic filminde bir Leonardo di Caprio kolikliği yaşanıyor. Ama yönetmeni James Cameron'dan söz edenler azınlıkta...

    Hollywood'da öyle bir yönetmen var ki hemen hemen her filmiyle oyuncularını sollayarak ön plana çıkar. ‘‘Bir Martin Scorsese eseri’’ olduğunu afişlerin tepesine yazdırır...

    Hiç kimse O'nun kadar güzel toplumsal içerikli konuları beyazperdeye aktaramaz. Yoksulların, sokak adamlarının, azınlıkların, zihin özürlülerin, psikopatların, Amerika'sını kusursuz yansıtır.

    Bunun bir mülteci ailenin Amerika'da doğmuş, çocukluğunu New York'un pis, karanlık, tehlikeli ara sokaklarında geçirmesinden kaynaklandığını övünerek söylemiştir. Martin Scorsese, kendisiyle muhteşem bir ikili yaratan Robert de Niro ile birlikte mesajlarını en rahat bir biçimde kamera aracılığıyla topluma aktarabilmiştir.

    Mean Strets, Taxi Driver, New York New York, Raging Bull, King of Comedy, Goodfellas, Casino birer Scorsese- De Niro ortak başarı yaratımıdır.

    DALAİ LAMA’NIN HAYATI

    Martin Scorsese son olarak Kundun (... Hazretleri) filmiyle yeni bir denemeye girişti. Belgesel dram türü ile bir din tarihi konulu yapıtı beyazperdeye taşıdı... 14. Dalai Lama'nın yaşamını sahne zenginliği, kostüm mucizesiyle sundu. Budizm nedir, ne değildir? Ona yanıt aradı. Tibet halkının çilekeş tutsaklığını, Mao Çin'inin acımasız egemenliğini ruhani liderin barışçıl görüşleriyle yansıtmaya çalıştı. Kesinlikle de başarılı oldu.

    Martin Scorsese ile Roma'da görüştük.

    Niçin Budizm ile ilgili bir film.

    - Dinlere her zaman için bir ilgim olmuştur. Ruhsal yönü beni çekmiştir. Ben bir Katolikim ama devamlı kiliseye gitmem. Budizm'de hoşgörüyü buldum. Barışı tattım, uzlaşmayı gördüm. Belki bir mesaj iletmek istedim... Bence barışçıl bir film ama başta Amerika olmak üzere birçok Batı ülkesi Tibet'teki soykırıma karşı duyarsızlar. Bu filmi, New York'taki Birleşmiş Milletler merkez binasının camlarına yansıtmak isterim. Rahiplerin katledilişlerini görmelerini öneririm.

    Kundun bir siyasi film mi?

    - Kesinlikle değil ama Tibet için bir şeyler yapma zamanı geldi geçiyor. Dediğim gibi bir mesaj. Tibet'i, Shangri-la gibi bir ütopya ülkesi görenlere. Oysa orada gerçek insanlar gerçek bir yerleşim bölgesinde ikamet ediyorlar.

    Kundun 14. Dalai Lama'nın yaşam öyküsü.

    - Ruhani bir atmosferde yaşayan bir çocuğun, birden dine karşı savaş açan Mao Çin'indeki toplumu için yaptığı mücadeleyi sergiliyor. Nasıl bir vaiz, şiddeti kınayan bir din adamı böyle bir çatışmanın içerisinde yer alır? İşte ben bunu anlatmaya çalıştım.

    Sizin üslubunuza ters düşen bir film değil mi? Taxi Driver, Mean Street gibi acımasız yapıtlarınızdan sonra.

    - Evet geleneksel çizgimin dışına çıktım sayılır. ‘‘Kundun’’ ruhsal bir akibete göre ilerleyen bir yapıt. Amaç seyircileri bir ruhi yolculuğa çıkartmak. Olumluluklarıyla izleyicileri rahatlatmak. Sanırım başarılı oldum.

    Dalai Lama'nın filme hiç katkıları oldu mu? Sete geldi mi?

    - Özel yaşantısı senaryolaştırıl-madan kendisine soruldu. Burada hata yapmak konuyu saptırmak istemedik. Ancak sete gelmedi. Biliyorsunuz film Fas'ta çevrildi ve Dalai Lama ile bize sonsuz destek veren Fas kralını karşı karşıya getirmek istemedik. Ama montaja geldi.

    Çin Halk Cumhuriyeti sizi film nedeniyle ‘‘istenmeyen kişi’’ ilan etti.

    - Çin'e birkaç kez gittim. Çok da sevdim. Ama bazı gerçekleri görmek gerek.Çin'e bir daha giremezsem geçmişteki anılarımla yaşatırım. Şu bir gerçek ki Mao'nun ‘‘Din bir zehirdir’’ sözleri bu ülkede hala geçerli.

    Film 4 dalda Oscar'a aday gösterildi.

    - Philip Glass'ın bestelediği film müziği çok güzel ve orijinal. Ama bu yıl Titanic yılı. Başka yorum yapmak istemiyorum.

    Richard Gere'in Budizm ile ilgisi sizi etkilemiş olabilir mi?

    - Tabii dikkatleri çekti. Ama ben olaya siyasi açıdan bakmıyorum. Jean Jacques Annaud'da Tibet'te Yedi Yıl'ı üretti. Bir kıpırdanma var ama ihtiyatlı olmak gerek... Gere bir Budist. Ben ise Budizm'e ilgi duyan bir Katolik'im.

    SİNEMANIN ŞAİRİ, DE NİRO

    Siz New York metropolü ile ilgili filmlerinizle ünlüsünüz... Şiddeti Robert deNiro gibi bir aktöre monte etmekle ustalığınızı kanıtladınız. Acaba Kundun bir günah çıkartmak mı?

    - Mean Streets'te Charlie şiddetin kol gezdiği bir ortamda temiz ve ruhi bir yaşam arıyordu. Dalai Lama tam tersi. O bir lider sakin bir ortamdan kopartılıyor. Göçe, kaçmaya teşvik ediliyor.

    Robert De Niro ile muhteşem bir ikili yarattınız. Kamera arkasında ve önünde.

    - Robert De Niro sinemanın şairidir. Oyun gücü ortada. Tipik bir mülteci suratlı. İtalyan atalarının reflekslerini rahatlıkla yansıtıyor. İnsan tanıdığı, güvendiği, ezberlediği bir aktörle çalışmayı her zaman ister, hele kardeş gibilerse.

    Ne kadar İtalyansınız?

    - Damarlarımda akan kan kadar İtalyanım. Yaşamasını, eğlenmesini seviyorum. Gülmeyi ihmal etmiyorum, yemek, içmek, dans etmek, şen olmak tüm bunlar İtalyanlığımdan geliyor.

    Kundun sonrası başka tarihi filmler çevirmeyi düşünüyor musunuz?

    - Kundun tarihi olmanın dışında belki belgesel de diyebiliriz. Dünya tarihine merakım çok. Elbette 2000 yıllık bir geçmişi olan Amerika'nın tarihi pek cazip değil. Sizin oraların tarihi, Kafkaslar ilgimi çekiyor. Türkler'le ilgili çok ayrıntılar okudum ‘‘Who knows belki bir gün.’’

    Kundun kaça mal oldu?

    - 28 milyon dolara mal oldu.

    Tüm oyuncular Tibetli...

    - Evet, Dalai Lama'yı tam dört oyuncu canlandırıyor. İki yaşından günümüze kadar. Çoğu rahip. İsviçre'de sürgündeki Tibetliler. Rollerini çok iyi başardılar. Çünkü onlar gerçek yaşantılarını yansıttılar.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı