« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Markayız ve farklıyız

"Ben bu takımın lideriyim, koçuyum. Bir belirleyicinin olması gerektiği kadarım. Bu maçı defalarca kafamda oynadım. Hiçbir şeyi son ana bırakmamalısınız. Kimin kazanacağını, oyunun kilitlendiği anları önceden görebilmeniz için, maçı beyninizde oynamanız lazım."

İsmail ER
SON GÜNCELLEME
SEVGİLİ Ersun Yanal ile bir söyleşi maratonunu birlikte koştuk. Sorduğumuz her soruyu, biri dışında hiç çekinmeden ve lafları gevelemeden yanıtladı. Maç öncesi Ersun Yanal'ın durumu nasıldı, diye merak edenlere şunu söyleyebiliriz... Neşeliydi, morali yerindeydi ve kazanacağımızdan emindi. Zaten söyleşimizin bir bölümünde iki takım arasında bir kıyaslama yaparken sarfettiği sözler de bunun bir kanıtıydı...

Markayız ve farklıyız. Kazanacağız.

İşte sorular ve sevgili Yanal'ın yanıtları...

- Sevgili Ersun Yanal, Briegel'in görüşüne katılır mısınız? Diyor ki... "Türk takımı gol yiyince hemen demoralize oluyor."

En son oynadığımız Ukrayna maçına bağlı olarak böyle konuşmuş. Milli Takım ne ilk kez gol yiyor, ne de son defa yiyecek.

- Milli Takımımız'dan farklı şeyler bekliyorduk. Öncelikle, amaçlanan puana ulaşamadık. Bunun başlıca nedenini söyler misiniz?

Birçok nedene bağlanabilir. Futbol 'iki ucu açık bir yol', dolayısıyla birçok sebep bulabilirsiniz. Ama iki tane maç var ki, onları asla unutamam; Yunanistan ve Danimarka. Kazanabileceğimiz karşılaşmalardı. O maçlarda futbolun en güzel örneklerini verdik.

- Genel kanı şöyle... Arnavutluk ve Gürcistan maçları Milli Takımımız için
'Son Barut.' Yitirilecek tek puan bile medyayı ayağa kaldıracak. Böyle bir ortama hazır mısınız? Ve böyle bir ortamda duygularınıza kapılıp, görevi bırakır mısınız?

Her sonuç olabilir

Eğer futbol oynatıyorsanız, her türlü sonucun gerçekleşebileceğini bilmeniz gerekiyor. Futbol böyle bir oyundur. Şu bir gerçektir ki, Türk futbolunun uzun yıllar varolmasını sağlayabilecek bir sonucu almak hepimizin vazifesidir. Şu anda buna kilitleniyoruz. Şu noktaya dikkat çekmek isterim; medya bir yargı aracı değil, iletişim aracıdır. Bunun böyle değerlendirilmesi gerekir.

- Elinizde bir kadro var. Bu kadronun çapı nedir?

Türk futbolu dünya futboluna entegre olacaksa, bir şeyler yaşayacaksa, bir takım gerçekleri de yaşamak zorunda. Aslında bunu bize çok net gösteren bir kuşak yaşadık. 1996 ve 2000 Avrupa Şampiyonaları ile 2002 Dünya Kupası'na katıldık. Arada bir tek 1998 Dünya Kupası'nı kaçırdık. Bu kuşak mücadele etmeyi, dünya futbolundaki mücadelenin kalitesini gösterdi. Eğer bu kaliteyi tüm takımlarda yaratabilirsek, dünya futboluna entegrasyonu yaşayabiliriz.

- Bu savaşa başlarken neler bekliyordunuz? Yani, eleme maçları öncesi nasıl bir puan tablosu düşünüyordunuz?

Çok kırılmalar olur

Benim defalarca söylediğim bir şey var, burası hakikaten zor bir kurum. Danimarka, en iyi futbol oynayanlardan biri, oyuncu kalitesi çok iyi. Ukrayna önemli bir takım, önemli futbolcuları var. Gürcistan, Avrupa liglerinde birçok oyuncusu oynayan, aslında güçlü ve iyi bir takım. Kazakistan, grubun en güçsüz takımı olarak gözüküyor. Arnavutluk ise, Yunanistan'ı yenerek büyük sürpriz yaptı. Bu grup her şeyi değiştirebilecek bir grup. Grupta sadece Ukrayna'nın iki maçlık sürprizi var. Bu yolda daha çok kırılmalar olacak.

- İki takımı kantara koyarsak, aradaki fark nedir?

İsim farkı.. Her şeyden önce Türkiye psikolojik olarak farklı. Bir marka farkı var. Bunun dışında futbolun en güzel tarafı herkesin her sonucu alabiliyor olması. Onun için futbol 'acabaya, keşkeye' gelen bir oyun değil. Ani gelişen bir oyun, bu yüzden seviliyor. Bugün bakıyorsunuz Fransa, kendi sahasında İsrail ile berabere kalıyor. Futbol çok enteresan sonuçlara sahne oluyor.

- Performans olarak gönlünüzdeki Milli Takım hangi maçta sahneye çıktı?

Mücadele olarak Danimarka ve Yunanistan maçlarındaki Milli Takım beğendiğim bir takımdı. Önemli olan bunu uzun süre devam ettirmek. Oyun karakterini ona göre şekillendirmek, futbola o duyguyu, o kültürü yerleştirmek gerekiyor. Hem yaratıcı oyunculara sahip olmanız, hem de yaratıcı oyuncuların da mücade ettiği bir takım olmanız lazım. Aslında, Türk futbolunu bu hale getirmek gerekir. Sonuçta bu Milli Takım'ı Türk futbolu oluşturuyor.

- Maçları 'Sanal' olarak kafanızda oynama gibi bir huyunuz var mı?

Mutlaka, mutlaka. Hem de günlerce...

- Arnavutluk maçının sonucu ne çıktı?

Sonuç olarak bir şey çıkmadı. Kimin kazanacağını, golün ne zaman atılacağını, oyunun kilitlendiği anları görebilmelisiniz. Bunları kafanızda yazabilmelisiniz. Bunu yapınca ani karar verebilirsiniz. Pozisyonları değil de, oyunun akıbetini canlandırırsınız. Oyuncuların bölgelerini değiştirebilirsiniz kafanızda. Hiçbir şeyi son ana bırakmamalısınız. Sahada, "Ben ne yapacağım?" diyecek bir pozisyona düşmemelisiniz.

Sadece maç var

- Bu maç için sizin performansınız nasıl? Milli Takım'ın üzerinde mi?

Bir kere ben bu takımın lideriyim, koçuyum. Bir belirleyicinin olması gerektiği kadarım. Ben bu işi içselleştirmiş biriyim. Her yönden bunu yaşayan bir insanım. Ben bir an önce maçın başlamasını ve oynanmasını isterim. Futbolu seven bir insanım. Maç vardır kafamda başka bir şey yoktur.

Bu göreve 2-3 milletvekili araya koyarak gelmedim

BEN araya iki-üç milletvekili koyarak bu göreve gelmedim. İstendim, arandım ve geldim. Yıldız, genç ve amatör takımlar çalıştırdım. Gençlerbirliği'nin başında iken Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş yöneticileri teklifte bulundular. Bundan da gurur duydum. Kimse aksini söyleyemez. Hayır diyorlarsa, beni isteyenlerin isimleri tek tek defterimde var. Ben Üçüncü, İkinci ve Birinci liglerde, futbolun her kademesinde çalıştım. Buralara tırnağımla kazıyarak geldim. Alnım açık.

Kitap benim hayatım

TÜRKİYE'de çıkan tüm kitapları takip ederim. Da Vinci'nin Şifresi'ni güçlükle okudum, yeni bitirdim. Metin Tükenmez'in bütün kitaplarını okuyorum. İslam Çupi'nin anıları da beni oldukça etkiliyor. Kitapsız hayat düşünemem.

GORA ‘yı çok beğendim

TÜRK sinemasında olağanüstü işler yapılıyor. Mesele GORA'yı çok beğendim. Cem Yılmaz ve ekibi, dekorundan efektine kadar süper bir film yapmışlar. Taklit edilmesi mümkün değil. Mükemmel espriler var.

Ormanda huzur buluyorum

KAFAMI dinlemek için sık sık kendimi doğaya bırakırım. Ülkemin her tarafına hayranım. Özellikle Ege’de gezmediğim doğa cenneti kalmadı. Ormanda huzur buluyorum.

Uçak maketi yapıyorum

HOBİLERİM arasında maket uçak yapmak var. Emek verdiğiniz bir olayı gözlemlemek, analiz etmek ve emeğinizin karşılığını görmek güzel bir olay.

Hamur işinde uzmanız

AİLEM hamur işinde uzman. Türkiye'nin her bölgesinde hamur sanatına saygım var. Tatmadan geçmem.

O soruyu Başkan Bıçakcı'ya sorun

- Sayın Levent Bıçakcı, "Bu iki maç için hiçbir mazeret kabul etmeyiz" diyor. Bunun anlamını açıklar mısınız?

Bu soruyu Başkanımız Levent Bıçakcı cevaplamalı. Başkanımız benimle böyle bir konuyu paylaşmadı.

Süper Lig beni mutlu etmiyor

Süper Lig'in performansı sizi mutlu ediyor mu?

Çok fazla etmiyor. Rekabet ortamının çok yüksek olmadığını görüyorum. İki buçuk takımımız şampiyonluğa oynuyor, düşmemeye oynayanların sayısı ise dört. O zaman ne oluyor, 6 takım rekabet içinde gözüküyor, onun dışında geri kalan 10 takım rekabetten uzak bir lig yaşıyor.

Tare ve Haxhi’ye dikkat etmeliyiz

- Arnavutluk'un en güçlü silahları?

Arnavutluk’ta tanıdığımız oyuncular var; Bushi, Duro, Tare gibi. Bunlar Türkiye'de oynayan oyuncular. Alman ve İtalyan liglerinde forma giyen 14-15 futbolcuları var. Tare uzun boylu, Haxhi de çok çabuk bir oyuncu. Komple takım oyunu oynamaya çalışan Arnavutluk'un başında da Alman futbolunun önemli isimlerinden Briegel var

Bunları da Beğenebilirsiniz