Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Marka yönetiminde başarının altın anahtarı

“Eti Tadında” reklamlarını hiç izlediniz mi? Açlığı canlandıran, haşarı ve sevimli çizgi film karakterlerinin olduğu reklam filmlerinden söz ediyorum. Reklamın kahramanı ‘Eti Tadında’dan ağzına bir tane atıveriyor ve o sevimli yaratık birden minicik hatta daha sevimli bir şeyler oluveriyor. Mutlaka izlemişsinizdir.

Açlık gibi negatif bir konu, son derece başarılı bir şekilde ve markaya gölge düşürmeden ele alınmış reklam filimlerinde. O yüzden,  “Eti Tadında”nın reklam filmleri son yıllardaki en başarılı ürün ve marka yerleştirme çalışmalarından diye düşünüyorum. Her halde Eti, PR ve özellikle merchandising çalışmalarına çoktan girişmiştir. Yoksa rüzgarı yakalamışken, yelkeni doldurmazlar ise yazık olur.

Yaratıcılığın konuşturulduğu kampanyalar

Bazı kavramlar vardır; bu alanda iletişim yapmak gerçekten güçtür. Genellikle bunlar insan yaşamındaki negatif ve kimsenin hatırlamak, hatta duymak bile istemediği olgu ve olaylarla ilişkilidir. Kazalar, açlık, hırsızlık, deprem, yangın, ölüm vb gibi…

İletişim danışmanları ve reklamcılar, ustalıklarını ve yaratıcılıklarını ortaya koyma fırsatlarını da bu tür kampanyalar sayesinde bulurlar.

Bu konuda, en dertli sektörlerden biri de sigorta sektörüdür. Çünkü onlar, hedef kitlelerine asla yaşamak istemeyecekleri konularda teminatlar pazarlamaya çalışırlar. Asla başa gelmesi istenmeyecek o kötü deneyimlerden yola çıkarak iletişim yapmak zorundadırlar. Ama bunu yaparken de bir taraftan hedef kitlelerine tek bir hatırlatma yapmamaya dikkat etmek zorundadırlar. Sanki tabu oynar gibi…

Anadolu Sigorta’nın Atatürk’ün de canlandırıldığı 85’inci yıl reklam filmi bu alanda yapılmış en başarılı örneklerden biri olarak gösterilebilir bu yüzden. Hem gönülleri titretirken hem de kendi markanın tüm vaadini ortaya koymuştu çünkü...

İnsanoğlu pozitif düşünmeye programlıdır

Araştırmalar, insanoğlunun pozitif düşünmeye programlı olduğunu gösteriyor. Kötülüğü, üzüntüyü, çirkini ve çirkinliği, tatsızı, hayal kırıklığı yaratan her şeyi ve herkesi hafızadan silmeye eğilimliyiz hepimiz. İşte bu yüzden de korkutarak, kan, acı ve gözyaşı ile uyararak, hedef kitleleri ikna etmek mümkün değildir.

Bunu nereden mi biliyorum?

Düşünün, hiç baştan sona hatırladığınız bir korku filmi var mı?

Ama sizi etkileyen romantik bir filmi ya da katıla katıla gülerek izlediğiniz komedi filmini neredeyse sahne sahne hatırlıyorsunuz değil mi?

O halde size bir sır vereyim. İşte marka yönetiminde başarının altın anahtarı:

Eğer bir marka, itibarlı olmak, hatırlanmak, tercih edilmek, gönülleri fethetmek istiyorsa, ilk önce hedef kitlesi ve paydaşlarının üzerine pozitif anlamlar yüklemesini tesis etmelidir.

X