"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Marjinal değil orijinal

Anlaşılmayan nedir, ben de onu anlamıyorum işte.

Gezi Parkı’ndan yayılan protesto dalgası başladıktan sonra Başbakan Erdoğan yaptığı ilk konuşmada “Muhatabım kim?” diye sormuştu.
Bir muhatap listesi çıkarmak hâlâ mümkün: Dikte eden, kendi doğrusundan başkasını kabul etmeyen, her itiraz kaynağını “Bana yanlış yapan vesayet artığıdır, darbe âşığıdır vb” şeklinde algılayan ve öyle muamele eden dil ve tavrına itiraz biriktirenlerdir muhatap.
Bir lideri olmayan, bir parti, bir siyaset veya örgüt lideri değildir muhatap.
O eylemleri biraz “Bunlar kim?” diye gözlemleyen herkesin fark edebileceği üzere “lider, örgüt bayrağı, parti çatısı” istemeyen hatta bu yapıdan yaka silkmiş olanlardır muhatap.

Kitleden nemalanmaya çalışan parti ve örgütlere itibar etmeyen, hatta arasında o kimlikleriyle görmek istemeyenlerdir muhatap.
“Size bir köprü uygun gördüm, adını da Feriha değil, Yavuz koydum” dediğinde kırılanlardır muhatap.
Birbiri ardına gelen alkol düzenlemesi, “Hişşş, gençler, metroda ahlaklı olun” filan derken içi şişenler ve sesini Meclis’te veya kabaca kurulu siyaset düzeninin piyonlarından duymayan (ve burası mühim) duymak da istemeyenlerdir muhatap.
Başbakan Erdoğan hâlâ Afrika seferi öncesi yanında “Allaaaah! Şimdi sinirlenecek öyle çıkacağız o uzun yola” ifadesiyle oturan “kurmaylarından” duymuyor, duyamıyor, söylemeye cesaretleri yok muhatabın kim olduğunu herhalde.
Yine “Dış mihrak-iç mihrak”, yine “İşte sandık, işte mandık” yine “Milletin hizmetkârıyız”, yine “Olay Gezi Parkı değil, olay ideolojik”, yine “Dik dururuz dikleşmeyiz” hattında klasik söylev ve demeçlerden bir hevenk/bir çelenk sunuyor.
Muhatabı olanlar sokakta ve kendilerine muhatap olarak gördükleri Başbakan’dan makul, uzlaşmacı, diyaloğa açık, her talepte “Benim de yüzde 50 oyum var” demeyen bir tavır bekliyor.

“Tencere tava, hep aynı hava” dediğinde “Aaa öyle miymiş?” diyerek eve dönecek bir muhatap değil bu.
Atmosfer değişikliğine yol açacak seviyede biber gazına karşı dağılsa da toplanan, sözünü duyurmak isteyen, bu kaba yaklaşımla çözülmeyecek bir muhatap bu.
“Diren Gezi Parkı” diyenler provokatör ise “Evde zorla tutuyoruz yüzde 50’yi” demek ne oluyor? Bu yaklaşıma kızan, sığındığı evin içine gaz bombası atıldığında çığırından çıkan bir muhatabı var.
Dünya tarihinde eylem alanını ertesi gün süpürüp temizleyen bir marjinal grup gördünüz mü hiç? Marjinal değil, orijinal bir muhatap bu.
Anlamak için, kim olduğunu bulmak için, “Muhatabım kim” sorusuna gerçek ve samimi bir cevap alıp bunu algılamak için, kısaca bu orijinal muhatabı evlerine sokmak için gaz, su, cop, tekme, TOMA, mütemadiyen belgesel yayını filan yeterli olmuyor işte.
Dinlemek, uzlaşmak, dikkate almak, muhatap almak gerekiyor.
Muhatap orijinal, durum budur.

X