Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Manipülasyon

GERÇEKTEN ilginç bir dönemi yaşıyoruz. İleride Türkiye üzerinde araştırma yapacak olanlar eminiz şaşkınlık içinde kalacaklar ve “kamuoyunu istediği gibi şekillendirme konusunda bu kadar başarılı bir iktidar dönemi bir daha yaşanmış mıdır?” sorusuna dönüp dolaşıp, “Hayır, yaşanmamıştır” yanıtını vermeye mecbur kalacaklar.

Irak’ı işgal etmek için başta kendi kamuoyu olmak üzere tüm dünya kamuoyunu istediği noktaya çeken George W. Bush yönetimi vardı ya... Belki onun da adı verilebilir.

İsterseniz anımsamaya çalışalım:


Adalet ve Kalkınma Partisi’
nin (AKP) başı 19 Ekim günü yaşanan ve sonraki birkaç gün boyunca devam eden Habur-Silopi rezaleti yüzünden derde girmişti değil mi?


Onun üstü, 27 Ekim günü kamuoyunun önüne çıkan “ıslak imza” mektubuyla örtüldü.


Yargıç kararıyla yapılan dinlemelerin
bile yasalara aykırı olduğu rezaleti patlayınca gündemi “Açılım görüşmelerini ne zaman yapalım?” tartışması işgal etti.


Bilindiği gibi konu Meclis’te 10 Kasım’da günü yani Atatürk’ün ebediyete intikalinin 71’inci yıldönümü günü görüşülmekteydi. CHP adına konuşan Onur
Öymen
de, görüşmelerin o tarihe getirilmesini eleştirerek sözlerine başlamıştı.


Öymen’
in dediği -resmi tutanaklara göre- aynen şöyleydi:

“Onur Öymen- Atatürk’ün ölüm yıldönümünde yapılan iş, aslında maalesef, Türkiye için üzüntü vericidir ve çok hazindir.

Atatürk, Şeyh Sait’le müzakere mi etti? Dersim isyanını yapanlarla müzakere mi etti? (...) Onların sözcüleriyle, temsilcileriyle masaya mı oturdu? Bunların hiçbirini yapmadı arkadaşlar. Yabancı ülkelerin istihbaratından mı yararlandı? Hayır. (...) Türkiye’nin istihbaratından yararlandı. Ve kısa bir sürede bütün terör örgütlerini dize getirdi.


Değerli arkadaşlarım, ‘
Analar ağlamasın’ diyorlar. Maalesef bu ülkenin anaları çok ağladı. Çok şehit verdik. Tarihimiz boyunca çok şehit verdik.
Çanakkale Savaşı’nda 200 bin şehidimiz var. Hepsinin anası ağladı. Bir kişi çıkıp da ‘
Analar ağlamasın. Biz bu savaştan vazgeçelim’ demedi.
Kurtuluş Savaşı’nda analar ağlamadı mı?


Sırrı Sakık (Muş)- Sizin çocuklarınız nerede?


Onur Öymen (devamla)- Kimse çıkıp da ‘
Analar ağlamasın. Biz Yunanlılarla anlaşalım’ dedi mi? Şeyh Sait isyanında analar ağlamadı mı? Dersim isyanında analar ağlamadı mı? Kıbrıs’ta analar ağlamadı mı? Bir tek kişi çıkıp da ‘Analar ağlamasın diye bu mücadeleyi durduralım’ dedi mi?

Dünyada diyen var mı? (...) İlk siz diyorsunuz. Niçin? Çünkü terörle mücadele cesaretiniz yok.


Bu sözler yüzünden Onur Öymen hakkında tam bir siyasi linç kampanyası başlatıldı. Öymen “Benim maksadım belli. Kimseyi rencide etmek istemem. Ama sözlerim yüzünden üzülen varsa, onlardan özür dilerim” dedi. Ama bizim kültürde “özür” kavramı herhalde yok ki, kimseye dinletemedi.


Bu kadar basit bir konuşmanın bile anlamını bu kadar çaprıtan bir ortamda, kim hangi derdini kime, nasıl anlatacak?


Nasıl bir Türkiye oldu bu ülke?

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI