"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Maneviyat iyileştirir mi?

Güçlü ruhsal bağlantılar, sağlığınızı korumanın veya hastalıkları çabuk atlatmanın en etkili yollarından biridir. Beden ve ruhun benzersiz ve muhteşem bir karışımı olduğunuzu bilmelisiniz. Sadece hücreler, dokular, organlar, elektriksel ve kimyasal iletişimlerden ibaret değilsiniz.

Beden ve ruhunuz; yaşadığınız çevre, kültürünüz, inançlarınız, farkındalıklarınız, sevinç, heyecan ve korkularınız ile müthiş bir etkileşim içindedir.

Sizin dışınızda, sizi az veya çok ama mutlaka etkileyen kocaman bir dünya, sonsuz bir evren var. Beklenmedik fırtınalarla beklenmedik zamanlarda ani savrulmalar yaşayabilir veya aldığınız rüzgarlarla ummadığınız yüksekliklerde uçabilirsiniz! Sevip ayrılacak, umutlanıp kaygılanacak, kavuşup ayrılacak, bazen kahkaha atıp bazen kaygı dolu dalgalarla savrulacaksınız. İnançlarınız, manevi bağlarınız, farkındalıklarınız özellikle bu hoş olmayan değişimlerle mücadelenizi kolaylaştıracaktır. O zor anlarda ihtiyacınız olan gücü size maneviyat sağlayacaktır.

Maneviyat, sadece yüksek dereceli bir inanma ve evrensel bir düzen sağlayıcı değildir. Yaşadığınız çevre, ortaya çıkan değişimler ve beklenmedik gelişimler ile bağlantı kurmanın zor zamanlarda "bu da geçer" deyip ayakta durabilmenin güvencesidir.

ÇOK DAHA AZ HASTALANIYORLAR

Uzmanlar, inancın ve maneviyatın koruyucu ve iyileştirici etkisinden kuşku duymuyor. Güçlü inançlara sahip olanların bağışıklık sistemlerinin daha sağlam olduğunu belirtiyorlar. Bu insanların kan basınçlarını ayarlamakta, kalp-damar hastalıkları, kanser veya depresyondan korunmada daha şanslı olduklarını gösteren çok sayıda gözlem var.

Manevi bağları güçlü olanlar, strese daha kolay uyum sağlıyor. Kızgınlık, hiddet, öfke gibi sorunları daha az yaşıyor. Olan bitene daha olumlu yaklaşan, kabullenme eğilimi yüksek, huzur ve mutluluğu sıradan şeylerde de bulma yetenekleri olan bu insanlarda endişe, kaygı, depresyon, panik bozukluk gibi ruhsal sorunlara pek rastlanmıyor. Gerilim tipi baş ağrıları, sinirsel mide ve bağırsak sorunları, sebepsiz kalp çarpıntıları, kas gerginlik ve spazmları, bu insanları pek fazla ilgilendirmiyor!

Şu veya bu şekilde güçlü bir inanç ve maneviyat kozası oluşturabilenlerde, hastalıkların iyileşme süresi de kısalıyor. Bu insanların yaşlılık problemleri az, yaşlanma kaliteleri daha yüksek. Uykuları düzenli, bellek sorunları az, cinsel sorunları önemsiz düzeyde. Kısacası inancın ve maneviyatın uzun ve sağlıklı bir yaşama yardımcı olduğunu gösteren pek çok gözlem var. Maneviyat yaşamın olumsuz koşulları ile mücadele gücünü artırdığı için hayat kalitesini yükseltmekte çok etkili bir faktör.

Dünyanın en ünlü sağlık merkezlerinden biri olan Mayo Clinic bünyesinde, sağlık-maneviyat ilişkilerini inceleyen bir komite mevcut. Bu komiteye göre, maneviyat, kişinin kendi aklı ve yetenekleri aracığıyla çevresinde gelişen olayları ve ilişkileri keşfettiği dinamik bir süreç!

AKLINIZDA OLSUN

AMACINIZ BİR TATLI HUZUR ALMAK İSE


SAHİPLENMEKTEN VAZGEÇİN Eliniz, eviniz ve cebinizdekilerin, sosyal konum ve gücünüzden gelenlerin sizi yormasına, oranızı buranızı kasmasına, bunaltmasına izin vermeyin. Kazanımlarınızı fazla sahiplenmeyin.

ENDİŞEYE HAYIR DEYİN Endişe, içten içe yiyip bitiren bir parazit gibidir. Endişelerinizle yüzleşin veya onlara veda edin. Çözümsüz kalırsanız tıbbi veya sosyal destek isteyin. Uzamış endişeler, panik bozuklukları ya da kaygı durum bozukluklarının başlıca hazırlayıcısıdır.

HAYIR-EVET DENGESİNE ÖNEM VERİN En az "evet" kadar "hayır" sözcüğünden faydalanmayı, üzerindeki "talep baskını" azaltmayı öğrenin. Aşırı talep, ister işten, ister evden, sosyal çevreden, isterse sizin beklentilerinizinden kaynaklasın, fark etmiyor, huzuru dinamitleyen "stres topunu" büyütüyor.

STATÜ SENDROMUNA DİKKAT EDİN Bir yerlere yükselmek ya da aynı yerde tutunmayı sürdürmek yorucu bir sürece dönüşmüşse vazgeçin. "Pozisyon koruma" veya "pozisyon alma"nın bazen "kendiniz olmayı" unutturabildiğini unutmayın.

GÜVENLİK KAYGILARINIZI AŞIN Güvenlik duygusu huzurun en önemli hazırlayıcısı, güvensizlik ve korku en önemli sabotajcısıdır.

YAVAŞLAYIN Hız, huzurun en önemli düşmanıdır. Farkındalıklarınızdan uzaklaştırır. Hazzı yavaşlatır. Çoşkuyu, neşeyi, keyfi azaltır. Aşırı hız "sosyal kaza"lar yapma olasılığını arttırır. Adrenalin-serotonin bağımlısı farklı bir insan yaratır.

BAĞLARINIZI ÇOĞALTIN Daha çok huzur için daha güçlü inanç bağları, sosyal ağ, dostluk ve arkadaşlık gerektiğini gösteren pek çok bulgu var.

DÜRÜST OLUN Yaşadığınız çevre, kendiniz ve hayat ile dürüst bir ilişki oluşturun.

YIKMAYIN YAPIN Gideceğiniz hedefe yaparak da yıkarak da gidebilir, azalarak da çoğalarak da varabilirsiniz. Siz ikinci yolu tercih edin.

NASIL YAŞIYORLAR?

EŞREF KOLÇAK

(Sanatçı)


79 yaşındayım. 1.80 boyunda ve 85 kiloyum. Doğduğumdan beri mutlaka her yemekte tereyağ kullanırım. Yeteri kadar kırmızı et yiyorum. Akşam yemeklerinde mutlaka ya pilav ya makarna yerim. Sebze ve meyveyi seviyorum. Özellikle bol miktarda elma ve yoğurt tüketiyorum. Üç öğün muntazam yemek yiyemiyorum. Sabahları mutlaka kahvaltı yapıyorum. 17.00-17.30 gibi çay içiyorum ve yanında kurabiye, kraker atıştırıyorum. Mutlaka akşam yemeği yiyorum. Sigara ve alkol kullanmıyorum. Uykuya çok önem veriyorum. Günümün 8 saatini mutlaka uykuya ayırıyorum. Akşamları en geç 1’de yatıyorum. Sabahları 09.30’da kalkıyorum. Yürümeyi çok seviyorum. Her gün mutlaka yürüyorum. İşim stresli olsa da ben hiçbir zaman bu stresi eve taşımadım. Bu yüzden sağlığıma olumsuz bir etkisi olmadı. Ailemden gelen ırsi bir hastalık yok. Her sabah mutlaka bir asprin alıyorum.

PROF. MÜFTÜOĞLU’NUN YORUMU

Sayın Eşref Kolçak, sigara ve alkolden uzak, uykusu yeterli, stresi az bir yaşam sürüyor. Beslenmesi genellikle iyi, seçimleri birkaçı dışında çok yanlış değil. Sürekli olarak tükettiği tereyağ tutkusu ve kırmızı et sevgisinin değiştirilmesi de gerekmiyor. Eğer bir kalp-damar hastalığı sorunu yoksa kolesterol yüksekliği problemi de yaşamazsınız. Ölçülü miktarlarda olmak koşulu ile bu besinleri de tüketebilirsiniz. Tereyağ doymuş bir yağdır. Süratle kan kolesterol düzeyini artırabilir. Eğer kolesterol seviyeniz düşükse ve oluşacak artıştan korkmuyorsanız tereyağı abartmamak koşulu ile tüketmeniz mümkündür. Aynı şeyi kırmızı et için de söylemek mümkündür. Kırmızı etin aşırı tüketiminin -özellikle barbekü yapıldığında- kolon kanseri riskini artırdığını da hatırlatalım. Sayın Eşref Kolçak’a sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir yaşam diliyorum.
X