Maliye Bakanı'na ‘hata’ mektubu

Hürriyet Haber
18.03.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

Telif geliri elde edenlerin bir bölümünü rahatlatan son düzenlemeleri açıklarken ‘‘geri adım’’ atmadığınızı, sadece konuya açıklık getirdiğini ifade ettiniz.

Oysa, siz bu hatadan kısmen de olsa dönülmesine vesile oldunuz ve birçok kişiye kaybettiği bir şeyini yeniden bulma sevincini yaşattınız.

Siz doğru olanı yaptınız. Siz daha koltuğa ısınmadan ikazları dikkate alıp telif hakları ile ilgili düzeltmenin yanı sıra, emlakların gerçek satış bedellerinin tapu senedinde ayrıca gösterilebilmesi konusundaki adımınızla da ne güzel bir başlangıç yapmış ve hepimizi ümitlendirmiştiniz.

Sayın Bakan, lütfen çekinmeyin, hatayı kabul etmek ve bunu düzeltmek insanları küçültmez, bilakis yüceltir. Siz Bakanlık adına yapılmış hataları düzeltiyorsunuz.

Müsaadenizle size, seçim sonuçlarını beklemeden acilen düzeltilmesi gereken iki konuyu hatırlatmak istiyoruz. Her ikisi de hata ötesi, birer mevzuat faciasıdır. Bu konularda daha önce önerdiğimiz çözüm yollarını bir kere daha belirtmekte fayda umuyoruz.

FAİZİN VERGİSİ

Bunlardan birincisi, faizlerden kesilmiş olan vergilerin mahsubuna getirilmiş kısıtlamadır. Kanun hükümleri değişmeden geçen yılki uygulamayı tamamen tersine çeviren ve gerçek faiz gelirindeki vergi yükünü yüzde 80'in üzerine çıkaran bu garip uygulama mutlaka mart ayı geçmeden düzeltilmelidir. Bu konuda geçen yılki uygulamaya dönülmesinin, Maliye'ye, iadeler sebebi ile çok pahalıya mal olacağından endişe edildiği düşüncesi ile daha önce bir arayol önerimiz olmuştu. Buna göre, geçen yılki uygulamaya dönülür, ancak vergi iadesi yapılmaz. Böylece hem Maliye vergi iadesinden kurtulur, hem de mükellef ek bir vergi ödeme zorunda kalmaz. Tabii bunun için kanun değişikliği gerekebilir o da bu sürede yapılmaz denilebilir. Ancak böyle olsa bile, uygulamaya eskisi gibi başlanır, ancak fiili iade yapılmaz, daha sonra kanuni formaliteler yerine getirilebilir.

EMLAKTA RAYİÇ BEDEL

İkinci konu ise, hemen hemen bütün vatandaşları ilgilendiren, emlaklara 1998 yılı sonunda yüzde 77.8 oranındaki yeniden değerleme oranının bütünü ile uygulanmasıdır. Vatandaşa emlakını 30 Eylül 1998 tarihindeki gerçek rayiç bedeli ile beyan edilmesi empaze edildi, resmi işlemlerde bu beyanın o günün rayiç bedeli sayılacağı ifade edildi. Aradan sadece 3 ay geçtiği halde bu bedellere 12 ay için tespit edilen yüzde 77.8'lik yeniden değerleme oranının uygulanması emredildi. Bu uygulama belki asgari değerle yapılan beyanlar için doğru olabilir, ancak 30 Eylül'deki rayiç bedelle beyan edilen emlaklar için kesinlikle yanlıştır.

Bunun çözümü aslında kolaydır. Bu yıla mahsus olmak üzere asgari beyan değerinin 1.778 katına varılıncaya kadar yeniden değerleme nisbi olarak yapılır ve bu değeri aşanlar için yeniden değerleme uygulamasından vazgeçilirse, birçok yönden idealm bir çözüme ulaşılmış olur.

Bu hatanın da seçimi beklemeden düzeltilmesi gerekir. Çünkü 1999 yılı Emlak Vergisi'nin ilk taksidinin ödeme sürecine girilmiştir.

GEÇİCİ VERGİ

Sayın Bakan, aslında piyasanın muhasebe yapısı bilinmeden, yüz milyarları aşan cirolara sahip birçok firma hesaplarının hálá muhasebe bürolarında tutulduğu gerçeği görülmeden yaratılan ve birkaç ay sonra bombası patlayacak ‘‘Geçici Vergi’’ olayı size şimdilik bir şey diyemiyoruz. Ama milyonlarca vatandaşı ilgilendiren, onları vergiye ve Maliye'ye küstüren yukarıdaki iki konu ile mutlaka ilgilenmeli ve gerekli düzeltmeleri acilen yapmalısınız.



Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı