Maliye Bakanı: Seçim ekonomisi uygulamayacağız

Dilhun GENÇDAL -İdris TİFTİKÇİ/İSTANBUL ,(DHA)
08.09.2012 - 16:15 | Son Güncelleme:

Türkiye İş adamları ve Sanayiciler Konfederasyonu’nun (TUSKON) Yönetim Kurulu toplantısına katılan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, toplantı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bir kaç gün önce bütçe açığının beklenenin üzerinde çıkabileceğine ilişkin açıklamaları hatırlatılarak, bu durumun elektrik ve doğalgaza zam olarak yansıyıp yansımayacağının sorulması üzerine Bakan Şimşek, "Şu anda 2013-2015 Orta Vadeli Program, Orta Vadeli Mali Plan ve 2013 Bütçesi üzerindeki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Son bir hafta bu konuda epey açıklamada bulunduk. Ona ilave söyleyecek bir şey yok" dedi.

Şimşek, bütçeye ilişkin de şunları söyledi: "Ülkemizin altyapısının geliştirilmesine çok öncelik verdik. Karayolları ve havayollarında son 10 yılda Türkiye inanılmaz bir mesafe katetti. 130 milyara yakın yatırım yapıldı devlet eliyle. İnsana, alt yapıya ve Ar-Ge’ye yapılan yatırımları önemsiyoruz. Bu yatırımlara kaynak ayırmaya devam edeceğiz. Bunları yaparken ülkenin imkanlarını mümkün olduğunca gözetmemiz lazım. Özel sektör dinamizminden yararlanmamız lazım. Biz şuanda 2013 Bütçesini ve Orta Vadeli Programı seçimle bağlantılı olarak yapmıyoruz. Çünkü neredeyse her yıl seçim olmuş. Dolayısıyla seçimlerin iş alemine, ekonomiye yansımasını minimum seviyede tutmamız lazım. Seçim ekonomisi uygulamayacağız. Çünkü bu tür yakalaşımlar geçmişte Türkiye’ye çok faydalı olmadı. AK Parti hükümetlerinden önce çok sıklıkla seçim yapılıyordu. Seçim ekonomisinin zararını bu ülke çok yaşadı. Bu dönemin seçim ekonomisi ile heba edilmesi bizim gündemimizde değil. O konuda hassasız. Geçmişte de bir irade koyduk. Kafalarda bir tereddütün oluşmaması lazım. Seçimin bütçemize yansıması sadece siyasi partilere yapılacak yardımla ilgilidir. 400 milyar civarında bir bütçenin 140 milyon lirasından bahsediyorsunuz, çok küçük bir rakam yani. O, kanunun bir emri, yani seçim yardımı. Esas olan seçim ekonomisi konusundaki tavrımızdır. Türkiye’nin uzun vadeli geleceğine yatırım yapıyoruz. Başbakanımızın söylediği gibi, popülizm tuzağına düşmeyeceğiz."

MALİ DİSİPLİNİ KORUMAYA YÖNELİK BİR TEDBİR ÇABAMIZ SÖZ KONUSU OLACAK

Şimşek, vergi arttırımına ilişkin bir soru üzerine de, bütçede bir açık hedefinin bulunduğunu, son iki yıla bakıldığında açık hedeflerini tutturmakla kalmayıp, Türkiye’nin alt yapısına ve eğitimine ilave kaynaklar aktardıklarını kaydederek, hedeflenen açığın neredeyse yarısı düzeyindeki sonuçla söz konusu yılların kapandığını belirtti. Bu yıl hem büyümenin kompozisyonu hem de diğer bir takım faktörlerden dolayı bütçe açığının öngörülen hedefin üzerinde olacağı yönünde açıklama yaptığını aktaran Şimşek, "Tabii ki, oturup mali disiplini korumaya yönelik bir tedbir çabamız söz konusu olacak ama bunu hemen şu ya da bu şekilde değerlendirmek de her zaman doğru sonuçlar vermeyebilir. Biz çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Ekonominin içinden geçtiği konjonktürü tabii ki dikkate alıyoruz. İş aleminin rekabet gücü, Türkiye’nin rekabet gücü bizim açımızdan çok önemli. En son 2-3 gün önce Dünya Ekonomik Forumu, rekabet gücü sıralamasını ülkeler için açıkladı. Türkiye, rekabet gücünü en fazla arttıran ikinci ülke olmuş. 16 basamak yukarı çıkmıştır. Biz bunu önemsiyoruz" diye konuştu. Şimşek, iş ortamının iyileştirilmesine ve rekabet gücünün artmasına önem verdiklerini ifade ederek, "Ama mali disiplin de bir o kadar önemli. Mali disiplin olursa ülkemizin kaynakları milletimize hizmet olarak gider. Mali disiplinde eğer zemin kaybedersek, geçmişte olduğu gibi milletten topladığımız faize gider. 2002 yılında 100 liralık vergi gelirinin 86 lirası faize gidiyordu. Çok şükür bizim çabalarımızla 2011 yılında 100 liralık vergi gelirinin 84 lirası hizmete gidiyor. Faizi biz epey aşağı çektik. Bu kazanımların korunması hepimizin lehinedir" diye konuştu.

AVRUPA BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR PAZAR

Avro Bölgesi’ndeki krize de değinen Şimşek, "Bu sene Avrupa’da büyük bir daralma söz konusudur. Avrupa ekonomisi bırakın büyümeyi, şu anda küçülmede, işsizliğin bırakın azalması, işsizlik oranları yükseliyor. Avrupa Birliği, maalesef bu sıkıntıları aşmak için zamanında hareket etmedi. Güçlü siyasi irade ortaya konulmadı. Sorunlar büyüdü. Avrupa Birliği’nin attığı son adım oldukça radikal bir adım. Daha önce haritası çizilmemiş alanlara geçilmesi gibi bir şey ama önemli. Ümit ediyorum ki, güvenin sağlanmasına, piyasaların yeniden işlemesine ve Avrupa’daki ekonominin canlanmasına katkıda bulunur. Avrupa bizim için çok önemli bir pazar. Her ne kadar pazar çeşitlemesi yaptıysak da özellikle iş adamlarımız sayesinde Afrika ve Orta Doğu’da büyük başarılara ulaştıysak da AB önemli bir bölge. Avro Bölgesi’nin ekonomisinin sağlığı bizim için çok önemli. ABD’de üçüncü fasıl parasal genişleme gündemdeydi. O anlamda büyük bir sürpriz yaşanmaz. Bütün bu adımlar sayesinde dünya ekonomisi bir miktar güçlenirse, tabii ki bize de olumlu yansımaları olur. Özellikle AB’nin tekrar büyümeye başlaması, iç talebin canlanması kritik öneme sahip. Yatırımlar, finansman ve ihracat kanalı çok önemli. Yakından takip ediyoruz. Ümit ediyorum ki, uzun süredir seyreden güven bunalımı, yerini tekrar kararlı doğru politikalara bırakır. Avrupa’nın reforma ihtiyacı var. Biz nasıl reform yaptıksak, Avrupa’nın da evini düzene koymasına büyük ihtiyaç var" diye konuştu.

SURİYE BİZİM İÇİN SIRADAN BİR ÜLKE DEĞİL

Şimşek, Suriye’deki süreci de değerlendirerek, "Suriye’de büyük bir insanlık dramı yaşanıyor. Devlet devlet olmaktan çıkmış terör mekanizması haline dönüşmüştür. Orada da huzurun oluşması bizim en büyük dileğimizdir. Suriye, bizim için sıradan bir ülke değildir. Tabii ki ister istemez Suriye’deki krizin ülkeye ve bölgeye yansımaları oluyor. Doğrudan etkisi ortada. Mülteci kardeşlerimiz için harcanan para ortada bulunuyor. Dolaylı etki de önemli. Bu jeopolitik risklerin özellikle İran ile ilgili boyutu, bölgeyle ilgili boyutu ortaya çıkınca emtia ve enerji fiyatlarını vurabiliyor. Esas önemli etki dolaylı etkidir" dedi.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı