Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Maliye Bakanı danışmanının viskileri

<B>BAŞLIKTAKİ</B> Maliye Bakanı, bundan 12 yıl önce, bir trafik kazasında kaybettiğimiz <B>Adnan Kahveci... </B>Herkesin sevdiği ve takdir ettiği, son derece dürüst ve değerli bir politikacı olan <B>Kahveci</B>, kendisini ülkeye hizmet etmeye adamıştı.

Birlikte bazı projeler üzerinde çalıştığımız Kahveci ile ilgili çok sayıda anım var.

SEKİZ ŞİŞE VİSKİ

Kahveci, Maliye Bakanı olduğu dönemde, gümrüklerdeki ‘rüşvet’ olayını engellemek istiyordu. Bir gün danışmanını çağırır:

- Yarın Romanya’ya git ve sekiz şişe viski al. Girişte, 'İki şişeden fazlası yasak' dediklerinde, rüşvet teklif et. Ben de gereken tertibatı aldırıp, suçüstü yakalattıracağım.

Danışman, denileni yapar, dönüşte sekiz şişe viski ile giriş yaparken, gümrükçü müdahale eder:

- İki şişeden fazla getirmeniz yasak. Bunların altısına el koymamız gerekiyor.

Danışmanın beklediği an gelmiştir:

- Kusura bakmayın bilmiyordum, arkadaşlara da söz verdim. Bir formül bulamaz mıyız? Bunun için üzerime düşen bir şey varsa, yapmaya hazırım.

Gümrükteki memur, birkaç saniye durur, şişelere bakar ve kafasını kaşıyarak:

- Arkadaş, yasak ama neyse... Torbalarını al, sen şuradan yavaşça geçiver...

O anda ne yapacağını şaşıran danışman, elinde viskilerle kapıya yönelir. Kendisini bekleyen otomobile bindiğinde, hem suratı hem de kafası karmakarışık bir vaziyette kendi kendine sorar: ‘Peki ama ben Romanya’ya niye gittiiim, niye geldim?’

KAHVECİ’NİN TELEFONU

Kahveci bir gün, beni fakülteden aradı:

- Hayrola Hoca, dün seni evden aradım 'çok önemli' diye de not bıraktığım halde beni aramadın...

- Çok özür dilerim sayın Bakanım, inanın haberim olmadı...

Ardından, aradığı konu ile ilgili bilgi verdiğim konuşma bittiğinde, biraz canım sıkılmıştı. Hemen eve gittim. Yedi yıldır, evde çalışan son derece saf ve temiz bir Anadolu kadını olan Safiye Hanım’a sordum:

- Safiye Hanım, dün Maliye Bakanı beni aramış, niye bana söylemedin?

- Yok, kesinlikle aramadı. Arasa hiç söylemez miyim?

- Bak Safiye Hanım, bugün kendisi ile konuştum. Arayıp '
çok önemli' diye not bıraktığını söyledi. Hele iyi düşün bakalım...

- Haa... Evet dün birisi aradı, kendisi kahveci mi neymiş '
çok önemli' diye de not bıraktı. Ben de kendi kendime 'Şükrü Hoca, kahveye gitmez, kahveciyle çaycıyla falan işi olmaz, herhalde yanlış aradı' diye, kahvecinin aradığını sana söylemedim.

- Safiye Hanım sağol... Senin mahalledeki kahveci zannedip, aradığını bana söylemediğin o kişi, Maliye Bakanı Adnan Kahveci idi!..


Kahvecisi bile İngilizce konuşuyor

İSTANBUL
'un unutulmayan belediye başkanlarından Bedrettin Dalan bundan 23 yıl kadar önce, Adnan Kahveci'yi ilk gördüğünde, hayrete düşmüş. Özal’ın parti kurma çalışmaları sırasında, görüşmek için çağırdığı Dalan anlatıyor:

‘Özal bana kurucu üyelik önerdiğinde, memnuniyetle kabul ettim. Orada enteresan bir anımız daha var. Adnan o zaman, sürekli Özal'ın yanındaydı ve gelen giden misafirlerle de ilgileniyordu. Bir ara Özal bana döndü "Ne içersin?" dedi. Ben, "Bir çay içerim" dedim. Adnan'a döndü; "Kahveci, bir çay söyler misin?" dedi. Kahveci, baktım Özal ile İngilizce konuşuyor. Eve döndüm, hanıma "Yahu adam müthiş. Kahvecisi bile İngilizce konuşuyor" dedim. Sonradan, o kişinin Adnan Kahveci olduğunu öğrendim.’

(Mehmet Ali Birand - Soner Yalçın, The Özal, s.167-168).

Kadın ruhu

TEMEL
yolda yürürken bir lamba bulmuş. ‘Alaaddin’in Sihirli Lambası’ olabilir diye lambayı ovalarken, içinden cin çıkmış:

- Dile benden ne dilersen?

- Bu adadan, karşı adaya sekiz şeritli bir köprü istiyorum.

- O çok zor; iki ada arasındaki mesafe çok uzun, en iyisi sen başka bir şey iste.

- Peki o zaman kadınların ruhundan anlamamı sağlayacak bir şey yap. Gördüğüm her kadının, ruhunu anlamak istiyorum...

- Şey... Bir dakika sen şu köprünün kaç şeritli olmasını istiyordun?

Şu kızları anlamak var ya

O
kadar kolay değil. İşte birkaç örnek:

Siz başka kızlara bakacak olsanız, gözleriniz oyulur. Başka bir erkek ona bakarsa, adı hayranlık olur.

 Şık bir şekilde giyindiğinizde ‘Ne o bu gün yine çapkınlık mı var?’ der. Kıyafetinize dikkat etmezseniz, zevksizlikle suçlar.

 Ceketinizde saç teli bulursa ‘Bu yine hangi kızın saçı?’ diye sorar. Saç teli bulamazsa ‘Ne o artık saçsız kızlarla mı çıkıyorsun?’ der.

 Öpersiniz ‘beyefendi’ değilsinizdir. Öpmezsiniz ‘adam’ değilsinizdir.

 Çok yanına gidersiniz ‘Usandım’ der. Gitmezseniz küser.

 Kıskanırsınız ‘huyun kötü’ der. Kıskanmazsınız ‘sevmiyorsun’ der.

 Devamlı yanında oturursunuz, ‘şikayetçi’ olur. Dışarı gidersiniz ‘Acaba kiminle’ der.

 Siz beş dakika geç kalın, ‘kıyamet’ kopar. O beş dakika geç kalsın ‘Bunda ne var?’ der.

(Teşekkürler Erhan Sarısu)

Günün sözü

Birçok şeyi yarım bileceğinize bir tek şeyi iyi bilin.

Nietzsche
X