Maliye, 40 yıllık telif geleneğine yazık etti

Hürriyet Haber
01 Mart 1999 - 00:00Son Güncelleme : 01 Mart 1999 - 00:01

Vergi Reform Kanunu adını taktığımız 4369 sayılı kanunun sonuna eklenen bir geçici madde ile, Telif kazançlarındaki istisnaya 2008 yılına kadar, yani 10 yıl süre ile, her yıl değişecek olan bir sınır getirildi. Bu sınır 1999 yılında 7 milyar lira olarak uygulanacak daha sonraki yıllarda vergi cetvellerindeki dilimlerin 1 ve 2'inci basamak reklamlarında yapılacak artışlara göre artacaktır. (Sınır vergi cetvelinin 1 ve 2'inci basamaklarındaki rakamların toplamıdır.)

Telif kazançları bu sınırı aşarsa aşan kısmı beyan suretiyle vergiye tabi olacaktır.

Aslında Telif Kazançları bütünü ile vergi dışında bırakılmamıştı. Her lirası toplam yüzde 11 oranında vergi ve fona tabi idi ve stopaj yolu ile bu vergiler tahsil ediliyordu.

UYGUN ÇARE

Durup dururken Maliye Bakanlığı böyle bir sınırlama koyduğuna göre, Telif Kazançlarından aldığı vergiyi, ya az bulmuş ya da bu konuda bir istismar kokusu almış olabilir. Eğer vergiyi az bulmuşsa bunun yolu stopaj miktarını bir miktar artırmak olabilirdi. Eğer istismar kokusu almışsa, alınacak tedbirler sadece istismarcılara dönük olmalı, iyi niyetli kişileri de kapsayacak şekilde olmamalı idi. Ama öyle yapmayıp istisnaya bir sınır koydu. Biz bu usulün arkasından bir yığın formalitelerin geleceğinden korkuyor ve herhalde Bakanlık hızına uygun bir çare bulur ve uygulamayı da ona göre yönlendirir diye ümit ediyorduk.

Ancak 19 Şubat 1999 tarihli Resmi Gazetede Bakanlığın bu konuda yayınladığı tebliğde, öyle bir formaliteler zinciri sıralanmış ki, değil umduğumuz kolaylık, bizim korktuğumuzdan da ağır mükellefiyetler getirilmiştir.

Şimdi yetkililer, muhtemelen, 'Ne yapalım kanunlar böyle istiyor, yayınladığımız tebliğin kanunlara aykırı hiçbir yanı yok' diyebilirler. Ancak bir çok konuda tebliğle düzenlemeler yapılırken kanun hükümlerini pekala geniş yorumlayabilen Bakanlığın böyle, bir hayli sıkıntı yaratabilecek bir konuda neden bu kadar katı davrandığını anlamak mümkün olmamıştır.

ASLINDA AZ DEĞİLDİ

Aslında telif haklarındaki brüt gelir üzerinden alınan yüzde 11'lik vergi miktarını az bulmak bize göre hatadır. Hadi bu hata yapıldı, bu vergi yükünü artırmak için, stopaj oranını bir miktar yükseltmek yolu varken, bunu bir yığın formaliteyi beraberinde getirecek bir yolu seçerek yapmak daha büyük bir hata olmuştur.

Bu hata zincirinin sebebi, bize göre telif hakkı istisnasının temel amacının ne olduğunun yeterince anlaşılmamasıdır.

Gelir Vergisi Kanunu'nda, mesleklere göre gerçek anlamda istisna sadece telif kazançlarında vardır. Bu bir tasadüf veya rastgele konulmuş bir hüküm değildir ve yanılmıyorsak, Gelir Vergisi Kanunu'nun yaşı kadar eskidir. Geçen yıllarda bu istisna yine sınırlı iken, telif hakkı sahibini rahatlatmak ve işini kolaylaştırmak için sınır kaldırılmış ve stopaj usulü konulmuştur.

Stopajdan kimse rahatsız olmamıştır. Telif hakkı sahipleri de bir miktar vergi ödemeleri gerektiğinde inanmışlar ancak formalitelere boğulmak istememişlerdir. Stopaj usulü onlar için ideal olmuş ve yıllarca önemli bir sorun olmadan uygulanmıştır.

ANLAMI NEYDİ?

Şimdiye kadar, telif hakkı sahiplerine bir miktar vergi avantajı sağlanması ve onların formalitelerden uzak tutulmasının anlamı bize göre şudur:

Telif hakkı sahipleri, yaratıcı kişilerdir. Yaratıcı olmak, sıradan bir meslek değildir. Şüphesiz her meslekte biraz yaratıcılık vardır ama telif hakkı sahiplerinin mesleği yaratıcılıktır. Doğuştan var olan yeteneklerin uygun zamanlarda ve uygun ortamlarda değerlendirilmesi sonucunda güzel şeyler yaratılabilir. Bu kişileri vergi gibi tatsız bir konu ile uğraştırır, hele onları her an kontrol görmek, hata yapmış olmak, vergi kaçakçısı durumuna düşürmek ve hapise atılmaya kadar uzanan bir ceza korkusu ile yaşatmaya kalkışırsak, onlardan güzel şeyler yaratmalarını beklemekte hayal olur.

ESERLERE İHTİYAÇ VAR

Oysa toplumun yaratılacak güzel eserlere, güzel şeylere ihtiyacı vardır.

Bu gerçeği, bütün ülkeler görmüş ve onlara özel imkanlar sağlamışlardır. Bu gerçek ülkemizde de 40 yıl önce görülmüş, bazı kolaylıklar sağlanmış ve zaman içinde de onlara verginin tatsız yüzü mümkün olduğu kadar gösterilmemeye çalışılmıştır.

Şimdi durup dururken üstelik onlara sahip çıkması gereken bir de Kültür Bakanlığı varken böyle bir uygulamaya geçilmesi gerçekten talihsiz bir gelişme olmuştur.

Dileğimiz kanunun yeniden gözden geçirilerek yol yakınken gerekli düzeltmelerin yapılmasıdır.



Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı