MALATYA HABERLERİ

Malatya'daki 76 sanıklı darbe girişimi davasının 10'uncu duruşmasına devam edildi (2)

DHA
11.04.2018 - 18:04Son Güncelleme :
DHA

TUTUKLU SANIK YÜZDAŞI KESKİN'DEN, KURMAY BAŞKANI ANGUN'A SUÇLAMA
Dönemin 2'nci Ordu Komutanlığı'nda Harekat Plan Subayı Yüzbaşı Kemal Kemal Keskin, esas hakkında savunmasını yaptı. 15 Temmuz'da mesai sonrası eve gittiğini anlatan Keskin, "Darbeyi bekleyen, darbeci karakteristiğini bende bulmak zordur. 00.07'de Albay Bahadır birinci sicil amirim tarafından arandım. Mesaiye gelmem emredildi. Fatih Binbaşı'ya da emretmiş araçla birlikte geldik. Karargaha çağrıldım" dedi. 
27 Temmuz 2015'te 2'nci Ordu'ya tayin edildiğini kaydeden Keskin, "353 gün mesai yaptım. 321 gün karargahta yaşayan bir tipim. 20.30'da karargaha vardım. Bölücü terör örgütü tarafından yapılacak eylem kapsamında yapılacak tatbikat emri tarafına bildirildi. İkinci amirim Serdar Sevgili'nin emriyle nizamiye gönderildim" diye konuştu.
'BOMBALI BİR TERÖR EYLEMİMİN OLDUĞU SÖYLENDİ'
Keskin, kendine darbeye ilişkin herhangi bir emir tebliğ edilmediğini ifade ederek, şöyle konuştu:
"Sıkıyönetim emri gösterilmedi, darbeyle ilgili emir verilmedi. Verilseydi, gereken cevabı verirdim. Verilen emir neticesinde tatbikat yapılacağı tarafından tebliğ edildi. Terörle ilgili yerinde eğitim verilmiştir. Bu süreçte 2'nci Ordu ve Kurmay Başkanı 1 nolu nizamiyeden giriş yaptı.  Dışarıya kimseyi bırakmamam emredilmiştir. Kimseyi sokmam Fatih Kılıç tarafından orayı terk etmemem söylenmiştir. Bombalı bir terör eylemimin olduğu Binbaşı Fatih Kılıç tarafından söylenmiştir. O gün 2 nolu kapıda yaşanan somut deliller hazırda tam olarak ortaya konulamamıştır. Malatya eski valisinin (Mustafa Toprak) nizamiyeye gelmesi benim gibi sıradan bir yüzbaşı muhatap olması hayatın olağan akışına aykırı bir durumdur. Valinin operasyon emrinde aklıselim bir yaklaşımı aramak mümkün değildir. Malatya'da o ana kadar hiçbir olay olmamış, kışladan kimse dışarı çıkmamıştır. Bana verilen emir kimse dışarıya çıkmayacak ve içeriye alınmayacaktı. Bu hayatın olağan akışına uygundur. Valinin girişi bir karar anıdır. Olayların başlangıcını teşkil eder."
'ABİDİK GUBİDİK YAPTIĞIM İŞLER ORTAYA ÇIKACAKTIR'
2'nci Ordu'da çalıştığı sürece görevi dışında işler yaptığını iddia eden Keskin, "Her ne kadar öncesinde harekat plan subayı olarak görevimle uyumlu olmasa da görevim tanımı dışında boya badana, fotokopi tamiri, çay getirme gibi tanım dışı görevler verildi. 2'nci Ordu'ya atandığım 27 Temmuz 2015'ten 16 Temmuz'a kadar resmi evraklara bakın abidik, gubidik yaptığım işler ortaya çıkacaktır. Sıralı amirleri tarafından verilmiş mutlak itaatin sonucudur" dedi.
Daha önce bir darbe girişimi yaşamadığını anlatan Keskin, "Anlık karar sürecini işletmek o günün koşullarında çok zordur. Kışlayı korumam hayatın olağan akışına uygundur. 2 nolu nizamiyedeki eylemlerim tamamen hukukidir. Ben olağanüstü koşullarda kışlanın dışında ve darbe var gibi bir yaklaşımla hiçbir eylemim yoktur" şeklinde konuştu.
'VALİNİN YANINDA 30 EMNİYET EKİBİNCE ŞAHSIMA NİŞAN ALINMIŞTIR'
Nizamiyede bulunduğu süreçte nizamiye kapısı dışına çıkmadığını, sivil ve kolluk kuvvetlerine silah doğrultmayıp, emir vermediğini kaydeden Keskin, savunmasını şöyle sürdürdü:
"Vali beye içeride olumsuz bir durumu olmadığı iletilmiştir. Eski valiye bir metre yakınıma dert etme imkanım olsa da bu yaklaşıma girmemem. Darbeyi desteklemediğimi gösterir. Valinin yanında 30 emniyet ekibince şahsıma nişan alınmıştır. İlk aşamada anlam veremedim. Niçin kışlamıza zorla girilmeye çalışıldı, amaç neydi? Eski vali bölgeyi terk etmek üzereyken eli tetikte olan görevli Mehmetçiğe silah çeken mevzi alın emri verdi. Silahla ateş edilmek üzere silah doğrultulmuş. Silahımız kesinlikle hiç kimseye doğrultulmamıştır. Bir müddet sonrasında eyleme dönüşen anlayışla nizamiye dışındaki polislerin atışına başlamıştır. Yaptığım ikazların tamamı kayıtlıdır. Şahin Kaplan, 'ikazlarımı yaptım' diyor. Ben de 'bunları mahkemeye sunun' diyorum. Ama ses kayıtları mahkemeye sunulmadı. Kim yanlış yaptıysa bilin ki bu kayıtları silmiştir. Kaplan, gariban Mehmetçiği de gaza getiriyordu."
'BİZE ATEŞ AÇAN KESKİN NİŞANCI MERMİ YAĞMURUNA TUTTU'
Menfur darbe girişimi ve sıkıyönetim emrini görmediğini ifade eden Keskin, savunmasında şunları söyledi: 
"2'nci Ordu darbenin bir parçasıymış gibi gösterilmeye çalışılmıştır. Karargahı defalarca arayıp bir kısım komutanlarımla konuştum. Vurulduğumda düşündüğüm şey ise karargahta ki silah arkadaşlarımın başına neler geleceğiydi. Çünkü karşımda kimin olduğunu bilmediğim 'öleceksiniz' diyenlerin sonucudur. Yaralandıktan ve müddet sonra görev yerini terk etmeyerek gerekli müdahale tarafımdan yapılmıştır. Sivil, jandarma, polise doğru ateş emri vermedim. Benim gibi nizamiyede bulunan vatan evlatlarının hiçbir suçu yoktur. Yaralanan ve bölgeyi terk etmeyen bir yüzbaşı, mermiyi yedikten sonra bölgeyi terk edenleri, ağlayanları, sızlayanları çoğu insan gördü. Yaralandım terk etmedim. Benden FETÖ'cü karakteristiği çıkmaz. Emniyete ait drone ile birlikte emniyete ait keskin nişancılar nedeniyle iki Mehmetçik gözümün önünde yaralandı. Bu durumdan sonra bizleri teker teker vuran, anladım ki kesinlikle bizi öldürecekler. Biz geri çekilirken bile çatıdan bize ateş açan keskin nişancı mermi yağmuruna tuttu."
'ASIL DARBE KIŞLAYA YAPILDI'
Asıl darbenin kışlaya yapıldığını ifadesinde bulunan Keskin, "Nizamiye kapısından içeriye zorla gitmeye çalışan polis, başarılı olsaydı katliam yapacağı kuvvetle muhtemeldi. Darbeyi öldüren mi yapar, öldürülen mi? Canını korumaya çalışan bir karargahtan bahsediyorum. 2'nci Ordu Komutanlığı'nda katliam yapılmak istendi. Vali geliyor akabinde içeriye saldırıyı başlatıyor. Karargahta saldırıyı defetmeye çalışan ekipte her ne hikmetse darbeci oluyor" dedi.
'KIŞLANIN ÖNÜNE İKİ OTOBÜS ÇEKER Mİ? BU İKİ ARAÇ DELİK DEŞİK OLDU'
Malatya eski valisi Mustafa Toprak'ın polislerle nizamiyeye operasyona geldiğini kaydederek, "Gelir gelmez silahların namlusu Mehmetçiklere doğrultulmuştur. Halkıda üzerimize gönderende FETÖ'cülerdir. Vali'ye 'şüphesiz güvenliğimizden sorumlusunuz' diyen bir yüzbaşı var. Bunlar kahraman ilan ediliyor. Tankların üzerine çıkan, dışarı çıkan birliklere amenna sözümüz yok. Dışarı çıktıysak yaptıkları çok doğru. Biz kışladayız, dışarı çıkmadık, içeriye yapılan müdahale tamamen hukuksuzdur. Kışladan dışarı çıkmaya çalışan biri, kışlanın önüne iki otobüs çeker mi? Bu iki araç delik deşik oldu, bu atışı biz yapmadık, dışarıda yapıldı. Bu iki araca bakın karargahta katliamı görürsünüz" dedi.
'KİTAP YAZACAĞIM'
Avni Angun hakkında adam öldürmeye teşebbüsten suç duyurusunda bulunduğunu hakkını kesinlikle helal etmediğini söyleyen Keskin, "Gariban ve saf bir yüzbaşıyım. Bu vatanın gerçek evlatlarına lütfen kıymayın. 'Malatya'da gerçekten yaşananlar' adlı kitap yazacağım. Aldığım nefesi verdiğim nefesi ayrı bir suç saymıştır" beyanında bulundu.

Etiketler:

Yasal Bilgilendirme

Hurriyet.com.tr’nin Malatya haberleri bölümünde, DHA’nın abonelerine gönderdiği Malatya haberleri otomatik olarak derlenmektedir. hurriyet.com.tr editörleri otomatik akış içinde Malatya'daki 76 sanıklı darbe girişimi davasının 10'uncu duruşmasına devam edildi (2) haberine editoryal müdahalede bulunmamıştır. Haber içeriklerinden hukuken ilgili ajanslar sorumludur.

MALATYA NAMAZ VAKİTLERİ

11 Aralık 2018, Salı
  • İmsak
    05:58
  • Guneş
    07:26
  • Öğle
    12:26
  • İkindi
    14:52
  • Akşam
    17:13
  • Yatsı
    18:36
Sayfa Başı