Seyahat Malatya’daki dünya mirası Levent Vadisi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Malatya’daki dünya mirası Levent Vadisi

Türkiye’nin keşfedilmemiş birçok doğal değeri bulunuyor. Aslında bunları yöre halkı biliyor. Haritalarda işaretli, hatta fotoğrafları illerin tanıtım broşüründe kullanılıyor. Bilinmeyen ise anlamları ve gerçek değerleri. Malatya’nın Akçadağ ilçesindeki Levent Kanyonu bunlardan biri. Kayalara insan eliyle açılan mağaralarda muhtemelen Hititler’den itibaren pek çok uygarlığın temsilcileri yaşadı. Fakat henüz kapsamlı bir arkeolojik çalışma yapılmadı.

Bölgenin tektoniğinden etkilenerek derin yarılmış olan vadi, ismini içindeki Levent köyünden alıyor. Bazı bölgeleri Amerika’daki Grand Kanyon’u andırıyor. Kilometrelerce uzunluktaki Levent Vadisi, Tohma Kanyonu’yla da birleşiyor. Malatya - Kayseri karayolu üzerindeki kanyonun duvarlarında çeşitli dönemlere ait yüzlerce mağara bulunuyor. Büyük çoğunluğu insan eliyle yapılmış. Mağaraların içinde epeyce dolaştım. Neredeyse insan eli değmemiş bir mağara yok gibi. Bölgede sık sık meydana gelen depremler yüzünden çoğunda çökmeler meydana gelmiş, yapıları bozulmuş. İyi korunan mağaralar da var. Bunlarda Hitit ve Roma döneminde insanların yaşadıkları kesin gibi. Çevrede yapılacak ciddi bir arkeolojik çalışma, mağaraların tarihini Neoloitik’den öteye bile götürebilir. Hatta Malatya’daki Aslantepe Höyüğü’yle aynı döneme ait bulgular çıkabilir.

GEÇMİŞTE DENİZDİ

Vadi girişindeki kayalıklardan panorama olağanüstü. Mağara sistemleri arasında en önemlileri İnkaya, Kozalak, Taşköy, Bağköy, Kolköy ve Küçükkürne köyleri arasında yoğunlaşıyor. Özellikle Küçükkürne köyündeki mağaralar Malatya için önemli bir turistik değer. Vadideki her mağara sisteminin yakınında, orada yaşayanların yaptığı tümülüsler görülüyor. İçlerinde ne olduğu bilinmiyor. Vadideki mağaraların büyük kısmında diğerlerine bağlanan dehlizler, insanların mağaraları şekillendirme izleri, duvarları yıkılmış yapılar gözleniyor. Vadide birçok yerde gözlenen fosiller bölgenin 30 - 40 milyon yıl önce denizle kaplı olduğunun göstergesi. Vadinin içindeki köyleri çevreleyen kayalar üzerinde birçok kaya mezarı ve niş bulunuyor. Bu mezarlar hakkında detaylı bilgi ne yazık ki yok.

KIŞIN KÖYLER BOŞALIYOR

Sonbaharda pastel renklerle süslenen vadinin kış aylarında tepeleri karla kaplanıyor. Köyleri boşalıyor. İlkbahardan itibaren canlanıyor. Bölge doğa yürüyüşleri için uygun parkurlara sahip. Özellikle ilkbaharda rengarenk bitki örtüsü kaplıyor ortalığı. Yazın çok sıcak olsa da nem düşük olduğu için çok rahatsız etmiyor. Bir ağaç gölgesi kısa sürede insanı kendine getirebiliyor. Çok yükseklerde bile birçok mağara sistemi bulunuyor. Yürüyüş sırasında mağaralarda mola verip, geçmişte insanların sıcak ve soğuktan nasıl korunduğu görülebilir. Mağaralar yazın serin kışın ise sıcak. Yüzlerce mağaranın içinde insan yaşadığı kesin. Bir kısmı üzerinde bulunduğu kaya duvarının çökmesiyle ulaşılamaz olmuş. Buna rağmen içinde insan yaşam izi olan bir çok mağara var. Bunların en önemlileri iki büyük mağara arasında 50 metrelik bir dehliz bulunan ikiz mağaralar, teraslı mağara, Tapınak, Büyük Mağara, Şekilce mahallesi mağaraları, üçüz mağara, Kolköy mağaraları ve Küçükkürne mağaraları...
Küçükkürne mağaraları ayrı bir yazının konusu olacak kadar çok önemli. Tümünde eskiden yaşayanların yaktıkları ateşlerin izleri duruyor. Bunların dışında insan eliyle yapılmış oyuklar, sarnıçlar bir çok mağarada gözlenebiliyor.

UNESCO LİSTESİNE GİREBİLİR

Levent Vadisi bu güne kadar geri planda kalmıştı. Malatya Valisi Mehmet Ulvi Saran bölgedeki doğal değerlerin turizme dönüşmesi için büyük bir çaba gösteriyor. Valiliğe bağlı Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu (KUDEB) Müdürü Levent İskenderoğlu başkanlığındaki bir ekip, bir taraftan Malatya’nın korunması gereken eserleri üzerinde çalışırken diğer taraftan da doğal değerlerin turizme kazandırılması için proje hazırlıyor. Fırat Kalkınma Ajansı bu projelerin önemli destekçisi.
Levent Kanyonu üzerine çalışmalar başlatan valilik çok yakın zamanda kentin tüm doğal değerlerini zarar vermeden turizme kazandırmayı planlıyor. Bu çalışmalar bittiğinde Levent Kanyonu, Türkiye’nin önemli turistik değerlerinde birine dönüşecek. Çünkü bu kanyon gerekli çalışmalar yapılırsa çok yakın zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girecek özelliklere sahip.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle