Makineci yazılımcı kol kola yürüyecek

Sadi ÖZDEMİR
07.06.2013 - 00:00 | Son Güncelleme:

Türkiye’de üretilen makinelerin yüzde 45’i ihraç ediliyor.

Ülkelerin ‘sanayileşmiş’ sıfatını kazanması en çok da makine sanayisinin durumuna bağlı. Almanya, ABD, İtalya, Japonya, Kore denilince ilk akla gelen bu ülkelerin makine sanayilerinin çok gelişmiş olmasıdır. Türkiye’nin de ‘sanayileşmiş’ ülkeler kulübüne tam olarak girebilmesi makine sanayisinin başarısıyla ölçülecek. 2012’de 13 milyar dolarlık makine ve aksamları ihracatı yapan Türk makine sanayi üretebildiği tüm makinelerin yüzde 45’ini ihraç edebiliyor. Sektörün 2023 yılı ihracat hedefi ise 100 milyar dolar. Sektör hızlı bir gelişme yaşıyor. Ancak Türkiye’nin aynı konudaki ithalatına bakıldığında 27.7 milyar dolarlık bir rakam çıkıyor. Peki bu sektörün dış ticaret açığı nasıl aşılacak? Orta Anadolu Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran şöyle konuşuyor:

TÜRKİYE İYİ YOLDA

Bir ülkenin kendi üretim araçlarını üretmesi çok önemli ve stratejik bir konu. Eğer Türkiye kişi başına 25 bin dolar milli gelire ulaşmak istiyorsa, teknolojik ürünlerin (katma değerli) üretiminin ciddi şekilde artması gerekiyor. Bunun lokomotifi de yatırım ürünlerini yani makineleri üretebilmek. Çin şu anda bu modelle yürüyor. Geçmişte Japonya, K. Kore, Tayvan hepsi bu modelle yürüdü. Türkiye’de de son yıllarda bu bilinç oluştu. Yeni teşvik kanunları makine sektörünü stratejik sektör ilan etti. TÜBİTAK’ın ve diğer kurumların verdiği Ar-Ge destekleri konusunda makine sektörü hep tercih ediliyor. İhracatı en hızlı artan sektörler arasındayız.

YAZILIM VE ELEKTRONİK 

Daha yüksek teknolojili makineler üretmek için önümüzdeki dönemde yazılım ve elektronik sektörüyle birlikte yürümek istiyoruz. Kalıcı bir işbirliği altyapısı oluşturup, ortak üretim projelerinin çoğalmasını sağlayacağız. Çünkü katma değeri yüksek makineler bu şekilde ortaya çıkıyor. Bir de kalifiye eleman sorunumuzu çözmeliyiz. Mühendislerimizin büyük bölümünün ‘beyaz yakalı’ olmayı tercih ettiğini görüyoruz ki bu son derece yanlış.

YABANCI TEKNOLOJİ YATIRIMI

Türkiye’ye neden yüksek teknoloji üretimi için yabancı yatırım gelmiyor? Bunun da cevbını bulmak lazım. Çin’e müthiş yatırım gidiyor ama bize gelmiyor. Bize daha çok tüketim ürünleri yatırımları, hizmet sektörü, bankacılık ve inşaat sektörüne yatırımlar geliyor. Bizim gördüğümüz; yüksek teknoloji yatırımları gelişmiş kentlerde kurulur. Çünkü ihtiyaç duyulan kalifiye eleman böyle kentlerde bulunur. Türkiye’de ise gelişmiş kentlerde arsa fiyatları çok yüksek. Bir yatırımcı bu fiyatları görünce yatırımdan hemen vazgeçiyor.


200 ülkeye Türk makinesi satıyoruz

TÜRKİYE’de makine sektöründe faaliyet gösteren (Nace sınıflamasına göre) 12 bin 335 firma bulunuyor. Sektörün rakamları şöyle: 

İmalat sanayisinde ise girişimci firma sayısı yaklaşık 300 bin. 
2012 yılı makine ihracatı 13 milyar doları aştı. İthalat 27.7 milyar dolar. 
Bu sektörün ihracatının ithalatı karşılama oranı yüzde 47’ye ulaştı. 
200 ülkeye makine satıyoruz ki, ihracatın yüzde 60’ı da AB ülkeleri ve ABD’ye.
Makine sektöründe istihdam TÜİK verilerine göre 153 bini aşmış durumda.
İmalat sanayiinde 2.8 milyon kişi çalışıyor. 
Makine sanayi, genellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin yoğun olduğu bir sektörü ve firma başına çalışan sayısı 12.5 kişi.

Anahtar teslimi çözüm üretmeliyiz

ORTA Anadolu Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran Türk makine sanayisinin sorunlarını şöyle sıralıyor: 

Firma ölçekleri küçük ve bu yüzden yatırım, üretim, AR-GE, inovasyon olanakları sınırlı. Küçük işletmelerin rekabet güçleri ve kârlılıkları zayıf.
Üniversite-sanayi işbirliği henüz istenen düzeyde değil. Ayrıca, işgücü için bu sektörün niteliklerine dayalı bir mesleki eğitim sistemi gerikiyor. 
Müşteri artık sadece makine değil, komple çözümler, anahtar teslim projeler ve satış sonrası garantiler ve hizmetler istiyor. 
Yan sanayinin de ana sanayi ile birlikte gelişmesi çok önemli. Motor ve ekipmanları, mekatronik, elektrikli ve elektronik komponentlerin üretilmesi ve geliştirilmesi gerekir. 
Haksız rekabeti engelleyecek bir piyasa gözetim sistemi de kurulmalı. 
Teşvikler işletmelerin kapasitesine, performansına ve kalite seviyesine göre farklılaşlı. 
Yabancı sermaye yatırımları makine sanayinde çok yetersiz. Bu konuda, özel çalışmalar yapılmalı.

Akıllı üretim öne çıkacak

16-21 Eylül 2013 tarihlerinde gerçekleşecek EMO Hannover Fuarı, Makina ve Metal İşleme konusunda dünyanın önde gelen ihtisas fuarları arasında. Fuarda bu yıl “Intelligence in Production- Akıllı Üretim Yaklaşımı” sloganı altında metal ile ilgili her türlü ürün, çözüm ve hizmetler sunulacak. Almanya’nın Frankfurt/Main bölgesinde bulunan VDW (Almanya Takım Tezgâhları Üreticileri Derneği) Başkanı Dr. Wilfried Schäfer “EMO fuarını dünyaya açılma kapısı olarak düşünebilirsiniz. Yatırıma karar veren yöneticilerden, üretim teknolojilerinde dünya liderleri ve hatta bilim/siyaset dünyasının önemli temsilcileri gibi makina konusuyla yakından ya da uzaktan ilgili olan herkes
bir araya gelecek. Uluslararası şirketler en yeni icatlarını sunacaklar” dedi. Bu fuara 2011’de 40 ülkeden 2 binden fazla firma katılmıştı.

Ruukki, Türkiye hedefini büyüttü

YILLIK 2.3 milyon ton çelik üretim kapasitesi ile dikkat çeken Finlandiya merkezli Ruukki, Türkiye pazarında hızlı büyüyor. Ruukki özel çelik ve uluslararası satıştan sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Thomas Hörnfeldt, “Türkiye’nin savunma sanayi, lojistik ve taşımacılık sektöründe gelişmiş bir ülke olması bu anlamda bizim de hızlı ilerlememize olanak sağladı” dedi.

‘Takım tezgâhı’ işinde devlerle yarışıyoruz

40 ülkeye ihracat yapan ve sektörde dünya sıralamasında 10, Avrupa’da 3. sırada yer alan ‘takım tazgâhları’ sanayicileri 2 yıl içinde Avrupa ikincisi olmak istiyor. Takım Tezgâhları Sanayici ve İşadamları Derneği (TİAD) Başkanı Erdal Gamsız, CNC takım tezgâhları ve diğer tezgâhların temel üretim makineleri olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “2011’de yüzde 49’luk kullanım artışı sağladık. Geçen yıl itibariyle 1.5 milyar dolarlık kullanım hacmine eriştik. Bu sayede sektörde dünya sıralamasında 10. sırada yer aldık. Avrupa’da ise Almanya ve İtalya’nın ardından 3. sıradayız. Kısa sürede ikinci sıraya yükselmeyi hedefliyoruz.”

AVRUPA’YA İHRACAT

Başkan Gamsız, dünyada Türk tezgâhı kullanımında 2012’de yüzde 11.8’lik artış olduğunu, ihracat rakamının yarım milyar dolara ulaştığını belirtti. Türkiye’den 10 firmanın dünya çapında markalaştığını ve 40 ülkeye ihracat yaptıklarını vurgulayan Gamsız, “Doğu Avrupa ülkeleri başta olmak üzere tüm Avrupa’ya ihracatımız var. Amerika ve Çin’e de ihracat yapıyoruz. Afrika qazarında büyüyoruz. Bu yıl ihracatta yüzde 10
artış bekliyoruz. Türk tezgâhlarının tercih edilmesinde en önemli etken nitelikli malzeme ve kaliteli işçilik. Mesleki yeterlilik ve tezgah kullanım ehliyetiyle ilgili de Avrupa Birliği destekli bir proje üzerinde çalışıyoruz” dedi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı