"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Mahsun olmasaydı bu film de bitmezdi

Bu piyasada olup da New York’ta Beş Minare’nin en az 12 yıldır dilden dile dolaşan bir proje olduğunu bilmeyen var mı?..

Bana yıllar önce ilk Mustafa Sandal anlatmıştı bu hikayeyi...
Doğru, filmin ilk mimarı Sinan Çetin’dir, ismi o bulmuştur.
O dönem Mustafa Sandal’la görüşmelerinin kavga dövüş bittiğini, müzikte zirvede olan ‘popçu’ Sandal’ın “Beni geri çeker” kaygısıyla ‘türkücü’ Mahsun Kırmızıgül’le çalışmak istemediğini biliyorum.
Sinan Çetin’in kafasındaki Beş Minare’yle, bugün ortaya çıkan Beş Minare arasında dağlar kadar fark var.
Sinan’ın düşündüğü komediydi, Mahsun’un çektiği aksiyon.
Bakın 2005 Mayıs’ında Hürriyet’te çıkan haberde ne diyor:
“Son günlerde rol aldığı reklam filmlerindeki başarısı ile oyunculukta da iddialı olduğunu gösteren Mustafa Sandal çekimleri New York’ta yapılacak olan filmde, beş dil bilen bir popçuyu canlandıracak”...
Sonra Sinan-Mustafa kavga edince, 15 gün sonra Sinan Çetin şu açıklamayı yapmış:
“Mustafa Sandal ‘Komedide zirveye ulaştım, şimdi drama oynamak istiyorum. Soytarı olmak istemiyorum’ dedi. Biz de iki reklam filmiyle zirveye ulaştığını düşündüğü için Mustafa’yı serbest bıraktık. Onun yerine Şahan Gökbakar gibi komediyi küçümsemeyen biriyle yolumuza devam edeceğiz”...
Yani New York’ta Beş Minare’nin ilk hali katıksız bir komedi...
Buna rağmen Sinan Çetin “Senaryo kime ait” tartışmasında, “Mahsun’a sorun bakalım 60 bin dolar sadece isim hakkına verilir miymiş” diyerek kafalara bir soru işareti çakıyor.
“Bu parayı senaryo için de ödedi” demeye getiriyor.
Oysa biliyoruz; Sinan Çetin’e 60 bin dolar çekmek istediği komedi filmine yaptığı ilk harcamalar ve filmin isim hakkı için ödendi.
Sonra da o filmi alıp Mahsun bambaşka hale getirdi.
Yeniden senaryo yazdı, yeni bir hikaye kurdu, komediden tamamen çıkarıp Amerika’daki İslamofobi motifleri ve aksiyonla süsledi...
Eğer 60 bin doları ödeyip bunu yapmasaydı zaten Sinan Çetin’in bir türlü bitmeyen filmler listesinde komedi projesi olarak durmaya devam edecekti New York’ta Beş Minare...
Tıpkı yıllar sonra biten Romantik gibi, Cumhurbaşkanı gibi.
Bahçesinde kurduğu platoda bir heves başlayıp, sonra rafa kaldırdığı bitmeyen filmleri gibi...
Akıbetini bilemediğimiz Yankee Go Home gibi...
Son 10 yıldır film çekmiyor Sinan Çetin, reklam filmleri, TV programları daha cazip onun için.
Yıllar sonra çektiği ilk film olan Kağıt’ı Antalya’da izleyeceğiz.
Mahsun ise başarıya aç bir ‘genç yönetmen’...
Saldırıyor, üretiyor, çabalıyor, sinemada kalıcı olmak için canını dişine takmış çalışıyor.
New York’ta Beş Minare de bu çabanın ürünü; senaryosu, yönetmenliği ve oyunculuğu ile baştan sona bir Mahsun projesi...
Sinan Çetin’in katkısı yoktur.

Kim haklı...

Seren Serengil ve eski eşi Musa Aytun arasındaki tartışma ilginç...
Bir zamanlar yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen çiftlerin, boşandıktan sonra nasıl düşmanlaştıkları konusunda çarpıcı bir örnek.
Taraflar birbirleri hakkında demediklerini bırakmıyor.
Ne kumarbazlıkları kaldı, ne yalancılıkları...
Çocuğunu düşürdüğünü söyleyen bir kadın için aslında hamile olmadığını ısrarla iddia etmek, çok yakışık alan bir durum değil.
Musa Aytun’un eski eşinin hakkında yaptığı açıklamaların da centilmence
olmadığı açık.
Biz kendisiyle röportaj yaptık, iddialarını aktardık, bunun üzerine bir şey eklemedik.
Seren ve annesi Nevin Hanım’ın da açıklamaları, belgeleri yayınlandı.
Bence bu noktadan sonra Seren, eski eşine konuşma yasağı koydurmalı.
Çünkü aralarında süren bir dava da var, aksi halde bu söz düellosu hiç bitmeyecek.
Bu kavgadan bizim payımıza düşen hisse de şu olmalı:
Çiftler, özellikle de erkekler biten ilişkileri hakkında konuşmamayı öğrenmeliler artık.

Köprüden önce son çıkış

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde gişelere gelmeden önce son çıkış olan Etiler çıkışı bir süredir kapalı...
Nedeni hemen orada süren otel inşaatı.
O son çıkıştan girmeyi alışkanlık edinen sürücüler yolun kapalı olduğunu görünce şaşırıyor, trafik sıkışıyor.
Bir sonraki yoldan Etiler’in içine geçebiliyor araçlar.
Peki bu şehirde her isteyenin, yaptığı inşaatı gerekçe göstererek günde binlerce insanın kullandığı bir yolu işgal etme hakkı var mı?..
Otel yapılacak diye her gün binlerce sürücüye sıkıntı yaşatılıyor.
Hemen bitse neyse, bir de inşaat süresi uzadıkça uzuyor...

X