GeriYasemin CANDEMİR Yeni Trend; Yemek Yeme Takıntıları...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yeni Trend; Yemek Yeme Takıntıları...

Yeni Trend; Yemek Yeme Takıntıları...

"Bu bir psikolog ve danışan yazısıdır. İsimler bizde saklı tutulmuştur. Okuyun çevrenizdeki kaç kişi aynı durumda? Yakın gelen örnekleri bizimle paylaşırsanız danışan cevabı ile birlikte size de geri dönüş yapabiliriz."

Soru; Bir yıldır kız arkadaşımla birlikteyim ve onu sevmeme rağmen, bazı günler ondan yeme alışkanlıklarından ayrılmayı düşünüyorum.

Ne yiyeceği ve ne yiyemeyeceği ile ilgili çok fazla kriter var ve bunun bir şekli yok, fakat hepsine çok fazla kısıtlama getiriyor. Örneğin kızarmış peynir istiyor ve biraz daha az pişmiş veya daha fazla kahverengi gelmiş ise hayat bin an da cehenneme dönebilir. Porsiyonları her zaman eşit olmak zorunda. Bir tencerede et parçalarını sayacak kadar ileri gidiyor. Ayrıca restoranlarda sipariş verme konusunda aşırı endişe yaşıyor. İlk önce masadaki herkesin ne alacağını bilmeden sipariş vermiyor. Ve hiçbir şeye alerjisi olmasa da, yemeğin içinde detay detay neler olduğunu öğrenmek için garsonu test ediyor. Emir verdikten sonra, beğenip beğenmeyeceği konusunda endişe duyuyor. Eğer yediklerinden hoşlanmazsa, bütün geceyi hem kendine hem bana eziyet edecek kadar mahvediyor. Bu konuda ne yapmalıyım?

Cevap; Bunu yeme alışkanlıkları ile çerçevelemişsiniz ama kız arkadaşınız muhtemelen ciddi, tedavi edilmemiş bir kişilik bozukluğu problemi yaşıyor. Siz bu problemleri birebir yaşamak zorunda kalan ama çare bulamayan minik bir karaktersiniz aslında. Sorunu ona aynen anlatın. Çözülmezse ayrılın ve bir psikoloğa gitmesini salık verin. Temel yaşam fonksiyonu olan yemek yemek, günümüzde çeşitli nedenler (ruhsal ve fiziksel endişeler) nedeniyle hayatın merkezi olarak görülme eğiliminde. Oysa yemek bir amaç değil araç.

Mutlaka glütensiz olmalı!

Soru: Arkadaşımla ne zaman yemeğe çıksam glütensiz restoran arıyoruz. Bu yüzden oturduğumuz her mekan ciddi bir mönü kontrolünden geçiyor. Utanmasa mutfağa gidip denetleyecek. İşin enteresan yanı glüten alerjisinin olmaması. Bu normal mi? Çünkü artık onunla sadece bir şeyler içmek için buluşmak istiyorum.

Cevap: Glutensiz, organik, hormonsuz, GDO’suz yiyeceklere erişme isteği ve gerekirse aç kalma hali sadece yemek yeme bozukluğu ile açıklanamaz. İnternet, sosyal medya bağımlılığı, kişilik kaybı, kendine güvensizlikle edinilen misyonlarla açıklanabilir. Yemek yemek bu kişiler için açlığı giderme, zevk alma halinden çok kabusa dönüşebilir. Kendisine bir iyilik yapmasını ve bir diyetisyenle görüşmesini salık verebilir, yanı sıra terapi için onu ikna edebilirsiniz.

Glutensiz gıdalar, organik sertifikası almadan kendisini organik ilan eden sebzeler o kadar popüler oldu ki, normal bir çavdarlı ekmeği zeytinyağına batırıp yiyen bir sosyal medya fenomeni görmeniz imkansız. Intolerans testlerinin büyük bir çoğunluğu gluten alerjisi konusunda doğruyu yansıtmıyor. Gerçek çölyak hastaları toplumun sadece yüzde 1’ini oluşturuyor. Glutensiz gibi satılan paketli gıdaların büyük bir kısmı yarardan çok zarar getirecek maddelere sahip. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun dediği gibi, “Ciddi bir glüten intoleransı veya çölyak hastalığı söz konusu değilse ‘sıfır glütenli beslenme’de ısrar etmenin de bir anlamı yok.” Ayrıca buğdaydan gelen gıdaları almazsak B12 eksikliği yaşamak ve dolayısıyla unutkanlık, yorgunluk, denge bozukluğu, uyuşma, kaslarda yorgunluk, iştah bozukluğu yaşanması son derece doğal. Siz iyisi mi tarafınızı trendlerden, sosyal medya eğilimlerinden tarafa değil, doğal olandan yana koyun…

YASEMİN CANDEMİR

https://www.instagram.com/yaseminycandemir/?hl=en

False