GeriSibel Yaşar Şişman Müziğin Mastering Aşaması Türkiye’de İlk Kez Bir Kitap Oldu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Müziğin Mastering Aşaması Türkiye’de İlk Kez Bir Kitap Oldu

Müziğin Mastering Aşaması Türkiye’de İlk Kez Bir Kitap Oldu

"Mastering Uzmanı ve Yazar Erman Aydöner’in “Müzik Yapımında Mastering” adlı kitabı Müzik Eğitim Yayınları’ndan çıktı. Türkiye’de ilk kez üretim sürecindeki müziğin çeşitli teknik aşamalardan geçerek var olması yolculuğunu anlatan kitap aynı zamanda bir kaynak olarak her müzikseverlere birçok bilgi katacak. Kitabın yazarı Erman Aydöner’in Mastering adlı kitabına ve yaptığı diğer projelerine konuştuk. Kendisine bu güzel röportaj için bir kez daha teşekkür ediyorum…"

İlk kez duyanlar için işin uzmanından öncelikle masteringin ne olduğunu, nasıl yapıldığını öğrenebilir miyiz?

Mastering bir şarkının stüdyolardaki yolculuğunun son durağıdır. Müziğin üretim sürecindeki kayıt ve miks aşaması sonrasında her türden dinleme sistemi ve ortamında iyi duyulması için yapılan hem yaratıcı hem de teknik bir çalışmadır. Aslında hepimizin dinlediğimizi daha güzel duymak için ev ya da arabalardaki müzik çalar ekolayzırlarıyla bas, orta, tiz frekanslara yaptığının profesyonel ekipmanlarla ve daha detaylı yapılması bizim işimizin ilk aşaması. Duysal açıdan değişikliklerin yapılabildiği bu ilk aşamaya yaratıcı süreç diyebiliriz. Diğer bir aşama da müziğin sunulacağı CD, Plak, dijital dosya gibi medya kalıplarının sorunsuzluğundan emin olmak için yapılan kalite kontroldür. Bu aşamalardan sonra kalıplar toplu üretime, dijital dosyalarsa yayına gönderilir.

Uzun yıllar mastering uzmanlığı yapan biri olarak kendinizi ilk ne zaman keşfettiniz?

Sanırım çocukluğumda babamın kasetçalarlı radyosuyla kayıtlar yaparken ve daha sonra eve alınan müzik setinin de dinlediklerimi daha iyi duymak için hoparlörlerin açısını ve cihazın ekolayzır ayarlarını değiştirirken keşfettim. Ayrıca albüm kapaklarındaki teknik personel yazılarını okumak da benim için büyük keyifti. Orada yazan meslekler çok havalı gelirdi hep bana. Ayrıca ağabeyim ile annemin müziğe olan yoğun ilgisi ve çocukken ağabeyimle müzik yapmak beni bu yola daha da yaklaştırmış oldu.

Müziğin Mastering Aşaması Türkiye’de İlk Kez Bir Kitap Oldu

Bu alana / masteringe yönelmenizdeki en büyük etken nedir?

Önceleri müzik prodüksiyonunun daha evvel de bahsettiğim kayıt, miks ve mastering aşamalarının üçünde de çalışıyordum. Uzun yıllar bu şekilde devam ettim. Bir alanda profesyonelleşmenin ve odağı daraltmanın mesleki anlamda daha verimli sonuçlar getireceğine inanıyorum. "Kol kırığı için göz doktoruna gidilmez" derim ben bu konuyla ilgili olarak. İşte bu yüzden bir alanda uzmanlaşmam gerektiğine karar verdim. Özellikle kayıt aşaması, aynı eserler üzerinde uzun süreler çalışma yapmayı gerektirebiliyor. Bu bir süre sonra yaratıcılığı azaltabiliyor. Sonuçta bu süreç bana kendimi sınırlandırılmış hissettiriyordu. Bu nedenle, kendime örnek aldığım bazı kişilerin de yolunu takip edip mastering sanatını odak noktam olarak belirledim.

Kimlerle çalıştınız, hangi eserlerde imzanız var?

AYNA grubu ve Erhan Güleryüz'ün son üç yıl içindeki tüm çalışmalarında masteringler bana ait. AYNA'nın 20. Yıl albümü de bunlara dahil. Sezen Aksu ve Nuri Harun Ateş'in “Geçmişe Susmasını Söyle” adlı çalışması da benim için yaptığım en önemli işlerden biriydi. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın şef Rengim Gökmen tarafından yönetilen çok özel İstiklal Marşı kaydının masteringini yaparken fazlasıyla gururlanmıştım. Burak King'in 200 milyon izlemeyi geçen “Yanıyoruz” adlı çalışmasında da son dokunuşlar bana aitti. Ayrıca Destan'ın “Ölsem de Kurtulsam'ı”, Hüseyin Kağıt'ın “Zamanı Geldi” albümü, Ah Canım Ahmet'in “Metropol'ü”, Loca Luna'nın “Deli Ay'ı”, Zekai Tunca'nın “Aşka Merakım Ezelden'i”, Deniz Arcak'ın “Atölyehane” kayıtları katkıda bulunduğum önemli çalışmalardan bazıları.

 Kitabınız bu alanda Türkiye'de ilk kez yazılmış bir kitap özelliği taşıyor. Bu fikir nereden aklınıza geldi?

Mesleğimle ilgili kendi kendimi eğittim diyebilirim. Kaynak olarak da zamanında yurt dışından getirttiğim yabancı dilde kitapları kullanıyordum. Ben yabancı dil bilmemden dolayı şanslıydım. Türkçe kaynak neredeyse hiç yoktu o zamanlar. Günümüzde video izleme siteleri dilimizde birçok kaynak içeriyor, ancak bu ortamların da bir kısmı dışında büyük bir bilgi kirliliği barındırdığını görüyorum. Özellikle mastering konusunda dilimizde neredeyse hiç tutarlı kaynak bulunmuyordu. Ülkemizde bu konuda istenildiği zaman kolaylıkla ulaşılabilecek, üniversitelerin ilgili bölümlerindeki konuyla ilgili kaynak açığını kapatabilecek, dilimizde ve kolay anlaşılabilir bir yayın olmasını hep istedim.

Bir amacım da yayınlanan bazı eğitim videolarım ve Müzik Yapımında Mastering adlı kitabımla "nedir bu mastering?" sorusuna bir yanıt vermekti.

Müziğin Mastering Aşaması Türkiye’de İlk Kez Bir Kitap Oldu

Kitabı kimler okumalı, öğrenmeli?

Bence müzik yapımının hangi alanıyla ilgili olursa olsun herkes kitabı okuyabilir. Daha önce de belirttiğim gibi mastering karanlıkta kalmış bir sanat. Evinde müzik yapmayı amaçlayan amatörlerden, yıllarını stüdyolarda geçirmiş profesyonellere ve hatta müzik üreten sanatçılara kadar tüm müzik meraklıları bir fayda görecektir kitaptan. İşi mastering olmayan müzik insanları da bu sanatla ilgili fikir sahibi olursa çalışmalarını daha kolay şekillendireceklerdir diye düşünüyorum.

Kitapta bizi neler bekliyor?

Kitapta mastering işinin ne olduğu, tarihçesi ve nasıl yapıldığı hakkında geniş anlatımlar mevcut. Bu kapsamda yıllar içinde edindiğim bilgiler ışığında, tecrübe ettiğim ve kullandığım bazı ipuçlarını da meraklıları ile paylaşmak istedim. Ayrıca stüdyo akustiği ve plak üretimi gibi bazı konular hakkında kısa anlatımlar da var kitapta. Müzik teknolojisi alanında kullandığımız mesleki terimlerin pek çoğu yabancı kökenli. Bu nedenle daha anlaşılır olabilmesi için kitap sonuna kısa bir terimler sözlüğü de ekledim.

Bu alanda yeteneği olan, yeni başlayanlar için ne gibi önerileriniz var?

Sanatın tüm dalları ülkemizde zor şartlarda icra ediliyor. Bu nedenle müzik üretim sektöründe çalışan kişiler de rahat yaşam şartlarına hemen ulaşamıyor. Bence en önemli şart bu işi büyük bir aşkla yapmak. Eğer aşkla bu işi yapacak kişiler varsa bir süre "çırak" olmaya katlanmak ve asla pes etmemek onları bir yere getirecektir. Etraflarındaki ustalardan olabildiğince faydalanmalılar.

Ayrıca farklı türlerde çok fazla müzik dinlemeliler. Bu sayede ben yıllarca klasik müzikten halk müziğine, cazdan rocka kadar pek çok türde müziğe hizmet etme şansı yakaladım. Üretimde yaratıcı fikirlerine danışılacak son kişi olacakları için pek çok müzik türü ve müzik tarihi hakkında fikir sahibi olmalılar bence.

Başka proje ya da projeleriniz var mı?

Evet, mastering ile ilgili ikinci bir kitabı hazırlamaya başladım bile. Dünya çapında çok önemli isimlerle bu kitap ile ilgili iletişim halindeyim. Bu seferki, meraklıları için çok daha farklı bir içeriğe sahip olacak. Bir yıl geçmeden onu da okuyucuya sunmak istiyorum.

Stüdyo çalışmalarımın yanında Deniz Arcak Atölyehane çatısı altında müzik teknolojileri içerikli dersler vermeye devam ediyorum. Yayınlanan eğitim videolarıma da devam etmeyi düşünüyorum.

Ayrıca eğitim içerikli bazı projeler daha var. Tarihi henüz kesinleşmeyen ama yakın zamanda gerçekleşmesi için çalıştığımız kapsamlı workshop projeleri var. Kesinleştiği anda duyuruları yapacağım.

Son olarak okuyucularımıza, takipçilerinize söylemek istedikleriniz neler?

Bir müzik insanı olarak; zevkle dinlediğimiz eserlerin yaratıcıları olan besteci ve söz yazarlarının, emeklerinin karşılığını almalarının önemini vurgulamalıyım. Bu daha kaliteli müzikler dinleyebilmemiz için şart. Günümüzde çevrimiçi yayın yapan firmalar sayesinde çok düşük maliyetlerle müzik dinlenebilir hale geldi. Bu bağlamda insanların yasal yollarla müzik dinlemesi ve kaliteli olanı tercih etmesini dilerim.

False