GeriEce Demircan Memleketimden İşsizlik Manzaraları
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Memleketimden İşsizlik Manzaraları

Memleketimden İşsizlik Manzaraları

"İşsizlik rakamları açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2019 Haziran verilerine göre Türkiye’de işsizlik oranı geçen yıla göre arttı ve yüzde 13 seviyesine ulaştı. "

Öncelikle iyi bir üniversiteden mezun olmuş, pek çok alanda eğitimler almış ve kendini sürekli geliştirmeye çalışan biri olmama rağmen uzun süre işsiz kalan biri olarak bu sürecin ne kadar zor olduğunu çok iyi biliyorum ve ancak çok iyi bir eğitim sistemi ve iyi bir istihdam planıyla sorunların en alt seviyeye düşürülebileceğine inanıyorum. 

Pek çok insan sevdiği mesleği yapmıyor. Günde bilmem kaç tane soru çözüp iyi bir okula yerleşeyim derdinde çocuklar, gelecek kaygısı taşıyan gençler ve çocukların yeteneklerine, ilgi alanlarına göre değil de kendi istediği bölümlere yönlendiren veliler... Yanlış gidiyor bazı şeyler.

Her insan biriciktir ve kendi ilgi ve yeteneklerine göre yönlendirilmesi gerekir. Çocuğu tıp, hukuk, mühendis gibi bölümleri kazanınca gururlanan ama sözgelimi tiyatro okumak isteyince ‘önce okulunu bitir, garanti bir meslek edin (neyin garantisi varsa hayatta?) sonra hobi olarak yaparsın müziğini, tiyatronu’ diyen çok fazla insan var etrafta.  Yahu oyuncu insana hukuk okutulur mu? Ressama bankada çalış denir mi? Yazar olmak isteyen, coğrafya öğretmenliği yapsa ne kadar mutlu olabilir ki? İnsan sevdiği mesleği yaparsa başarılı ve mutlu olur. Formül bu kadar basittir aslında!

Ayrıca eğitim sisteminde sık sık değişimler yapılıyor ve okulda öğretilen teorik bilgilerin hayatta ve iş dünyasında çok da kullanıldığını söyleyemeyiz. Kaldı ki öğrencilerin üniversite sınavlarında aldıkları ortalama puanlar oldukça düşük.

O kadar çok üniversite açıldı ki artık herkes üniversiteye gidiyor fakat herkesin üniversite okuması şart değil. Tabi ki herkes belirli bir eğitimden geçmeli fakat herkes doktor, mühendis olmaz ki, iyi bir zanaatçı olur, iyi bir tesisatçı olur. İnsan kendini tanımalı, doğru yönlendirilmeli ve en önemlisi sevdiği işi yapmalı.

Bu kadar üniversite açılıyor, aileler çocuklarının okuması için müthiş paralar harcıyor, çocuklar yıllarca birçok zorluk ve fedakârlıkla çalışıyor fakat mezun olduktan sonra işsiz kalınabiliyor. Peki, bu kadar üniversite açılacağına iş sahası açılsa daha mantıklı değil miydi? Bu kadar üniversite açılmamalı zaten. Üniversite ticaret değil, bilim yuvasıdır. Eğitimin kalitesi ve başarıdır önemli olan.

İyi bir üniversiteyi kazanmak ve mezun olmak da yetmiyor artık. KPSS, ALES, YDS gibi birçok sınav mezunları bekliyor. Bunlar da yetmiyor, mülakatlar çıkıyor karşılarına. Sonra da ‘ben burada okudum, şu eğitimleri aldım fakat benden daha az kalifiye olan, sadece birinin tanıdığı olduğu için önüme geçen biri olur mu acaba’ endişesi başlıyor.

Pek çok insan da memleketlerinde, küçük şehirlerde iş sahası çok az olduğu için büyükşehirlerde ekmeğini kazanmaya çalışıyor fakat bunun sonucunda çok kalabalık nüfuslu bir şehir ve o büyük şehrin getirdiği zorluklarla ve yeterli olmayan maaşla yaşamaya çalışan bir yığın insan oluyor.

İşsizlik psikolojisini ve buna bağlı oluşan psikolojik problemleri anlatmaya gerek bile yok. Yaşayan biliyor.

İsteyen, imkânı olan ve başarabilen bazı kişiler de yurt dışında çalışmayı tercih ediyor ve beyin göçü yaşanıyor. Belki de bütün bu sorunlarla uğraşmamak ve daha kaliteli yaşamak istediği için…

Peki, çözüm nedir? İyi bir eğitim, daha çok üretim ve iyi bir yönetim.

INSTAGRAM

TWİTTER