GeriEce Demircan Büyüklerin Ellerinden Küçüklerin Gözlerinden
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Büyüklerin Ellerinden Küçüklerin Gözlerinden

Büyüklerin Ellerinden Küçüklerin Gözlerinden

"Şekerlerinizi çikolatalarınızı hazırlayın, evinizin şöyle bir tozunu alın, parmaklarınız yere dik bakacak şekilde herhangi bir elinizi uzatın ve bekleyin, zira bayram her an gelebilir."

Peki, bayram sadece tatil demek midir? Eş dost ziyaretinden misafir ağırlamaya, ev temizliğinden çocuklara harçlık vermeye derken nereden baksanız bayram, tatil değil yorgunluktur, hatırlamaktır ve hatta toplum için bir çeşit terapidir.

Öyleyse hiç olmazsa birkaç gün bırakın işinizi gücünüzü ve arayın sevdiklerinizi, hatta gidin yanına "Yahu sen görmeyeli ne kadar kilo almışsın", "Aşk olsun valla bayram da olmasa hiç arayıp sorduğun yok" gibi hafif kırıcı ama samimiyet kokan cümleleri patlatın yüzüne gitsin. Önce belki içten içe alınırsınız ama sonra o tatlı muhabbetler arasında kaybolup gidersiniz.

Hele bir de çocuklar varsa o evde, değmeyin keyfinize. Fakat o şirin ve minik mahlûkatlar huysuzlanınca veya kendisi gibi birkaç şirin ve minik mahlûkat daha bulunca bütün mahallenin duyabileceği desibelde ses çıkartma kabiliyetini kullanmaya başlıyor, dikkatli olalım. Sonra ‘yok efendim ben duymadım, bilmiyordum’ demeyin. Bu aralar çocukların suyuna gitmek en iyisi. Şekerin yanında harçlık da vermeyi unutmayın ki kumbaralar ağzına kadar dolsun, yavrucaklar sevinsin. Cimrilik yapmanın âlemi yok, bugün bayram, olacak o kadar.

Teknoloji delisi insanlar olarak hiçbir zaman elimizden düşürmediğimiz cep telefonları, bayram günleri normalden çok daha aktif konumda olur. Gelen mesajlar, giden mesajlar, cevapsız aramalar… Hepsi iyi güzel de upuzun ve toplu mesajlar göndermeyin kardeşim gözünüzü seveyim. "Ne yani herkese tek tek mesaj mı yazayım?" tarzındaki sitemleri duyar gibiyim. Elbette bütün bir bayramı mesaj yazarak geçirin demiyorum ama küçük bir plan yapıp ona göre hareket edebilirsiniz. Mesela, en çok sevdiklerinizi ziyaret edin, çok sevdiklerinizi arayın, iç güveysinden hallice gibisinden sevdiklerinize de mesaj atın. Bir de uzun uzun mesajlar yazmaktan vazgeçelim, ne o öyle roman gibi, oku oku bitmiyor. "İyi bayramlar" veya "Bayramınız kutlu olsun". Bu kadar basit! Ne gerek var uzatmaya?

Diyelim ki kapı zili çaldı ve misafir geldi. "Ooo aman da aman kimler gelmiş, hoş geldiniz buyurun. Hoş bulduk canıııım" faslı geçtikten sonra oturdunuz sohbet ediyorsunuz. Adettendir diyerek şeker ve kolonya verdikten sonra bir şey daha ikram etmek istediniz. Nedir o? Tatlı. Hayır efendim tatlı matlı vermeyin, zaten her gidilen yerde ikram ediliyor, insan bıkıyor yahu, milletin kolestrolü tavan yapacak yakında. Onun yerine daha sağlıklı, mevsimine uygun bir şeyler ikram edilebilir. Havalar sıcaksa limonata, birkaç dilim karpuz; havalar soğuksa çay veya kahve en ideal tercihtir kanımca. Bırakalım şu her bayram tatlı yeme olayını. Yoksa göbekli bir millet olacağız. Yoksa olduk mu? Bayramı bayram tadında mutlu yaşamanız dileğiyle…

Ece Demircan

Instagram: ecedemircan

Twitter: https://twitter.com/ece_demircann

False