GeriAyça Çizer Bir Yarış Macerası: İkinci Egea Basın Kupası
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir Yarış Macerası: İkinci Egea Basın Kupası

Bir Yarış Macerası: İkinci Egea Basın Kupası

"Her şey bir maille başladı: “Egea Basın Kupası Daveti – 25 Eylül Çarşamba”. Fiat tarafından bu sene ikinci kez düzenlenen ve otomotiv basın mensuplarının katıldığı bu etkinlikte bulunma ihtimali bile gerçekten heyecan vericiydi. Bu heyecanla, daveti kabul ettim, tabi beni nelerin beklediğini tam olarak bilmeden…."

Eyvah! Ben ne Yaptım?!

Yukarıdaki toplu fotoğrafa bakan birçok kişi, o fotoğraf çekilene kadar benim neler çektiğimi tahmin bile edemez:) Yüksek heyecan, tedirginlik, mutluluk, telaş ne ararsanız ortaya karışık.

Motor sporlarıyla uğraşmamış, bir kez aldığı performans sürüş eğitimi dışında pisti tecrübe etmemiş, bırakın pist tecrübesini manuel vitesli otomobili zorunda kalmadıkça hiç kullanmamış biri olarak bu daveti kabul etmek!? Artık, cahil cesareti mi dersiniz, özgüven patlaması mı, yoksa delilik mi, adını siz koyun. :)

Hazırlıklar Başlıyor

Hedefim gayet açıktı: “Etapları sorunsuz bir şekilde tamamlayıp,  günün keyfini çıkarmak”. Ama keşke yazıldığı kadar kolay olsaydı. Bu makul hedefe ulaşabilmek için bile çok çalışmam gerekiyordu. Yarışa katılmak için lisans başvurusu, manuel vites pratiği, pist tecrübesi, kılık-kıyafet derken epey bir ön hazırlık gerekti aslında…

Bir Yarış Macerası: İkinci Egea Basın Kupası

Ayça’nın manuel vites ile imtihanı

Kullanacağımız yarış otomobili, Fiat motor sporları için özel üretilmiş manuel vites 180hp’lik Egea Sedan olacaktı. Manuel vites ile pek tecrübesi olmayan bendeniz yarışa kadar biraz pratik yapmalıydım. Bunun için de 6 gün boyunca manuel vitesli Egea kiraladım. İstanbul yollarında dur kalk, geldik gittik. Aslında iyi oldu bu tecrübe, yeni model hiçbir manuel vitesi kullanmada bir zorluk yokmuş, gözümde büyütmüşüm diyebilirim. Ama şu bir gerçek ki, pistte manuel otomobil kullanmak İstanbul trafiğinde kullanmaktan çok daha keyifli ve kolay!

3.vitesi bile zor gördüğünüz İstanbul trafiğinde dur kalk, debriyaj fren yapmak gerçekten yorucuydu. Açıkçası, hala “düz vites kullanmak ayrı bir keyif” diyenleri saygıyla selamlıyor, hele ki eski model düz vitesli otomobil kullananları ayakta alkışlıyorum.

Yarış öncesi pist tecrübesi

Tabi ki yarışacağınız pisti tanımak çok iyi otomobil kullanmak kadar önemli. Ben de ikisi de yok gerçi ama :) yine de öğrenelim, çalışalım, azmedelim dedik. Bu konunun duayenlerinden rica ettik. Yarış öncesi daha önceden de almış olduğum performans sürüş eğitimini bir kez daha Tosfed Körfez Pisti’nde alarak, şöyle bir pisti tanıdım. Bu vesile ile bana bu eğitim olanağını sağlayan BOM Akademi’ye ve eğitmenlerine sonsuz teşekkür ederim. Dediğim gibi pisti tanımak önemli, nerede hızlanacağınızı, vites arttırıp küçülteceğinizi bilmelisiniz! Bunu da not düşelim. 

Bir Yarış Macerası: İkinci Egea Basın Kupası

Nihayet Tanıdık Bir Konu: Haydi Alışverişe! :)

Bir diğer önemli konu ise kıyafetler… Özel ince taban ayakkabı, tulum, kask, eldiven derken bu spor oldukça masraflı arkadaşlar, baştan belirteyim. Üstümde gördüğünüz tüm kıyafetler toplamadır, ayakkabılar dışında :)

Kask ve balaklava Fiat, tulum ise Alptekin Işıkalp hocamdan…  Acemilikten tulum almada dona kalınca, kendisi hızır gibi yetişti ve yedek tulumunu bana ödünç verdi. :) Ayça’nın Arabaları olarak yola çıktığımdan bu yana hep bir tulum yaptırma hayalim vardı, demek ki zamanı gelmiş. Bu arada ayakkabılar ince taban olmalıymış, pedalları daha iyi hissedebilmek için! Özel ralli ayakkabıları da var ama ben ince taban Adidaslarımı giydim geldim, ne de olsa ilk sefer. Abartmaya gerek yok:)

Ama, giyim-kuşam alışveriş dünyama yeni bir boyut getiren bu fırsat hoşuma gitmedi desem yalan olur, yarışın hakkını veremesek de görüntüden kazanalım bari değil mi?

Bir Yarış Macerası: İkinci Egea Basın Kupası

Motor Sporları Kanıma Girdi Bir Kere ama Eğitim Şart

Motor sporları tutkusu bulaşıcı diyorlar, galiba öyle. Ben ilk kez tesadüfen deneyimlediğim bu sporu biraz daha ilerletmek niyetindeyim. Sıradaki hedefim, motor sporları sürüş eğitimi!

Maalesef bu eğitimler de ülkemizde henüz tabana yayılmamış durumda. Böyle bir eğitimi hakkıyla alabileceğiniz yerlerin sayısı çok değil ve belli bir bütçeyi gözden çıkarmanız gerekiyor. Bu yüzden otomobil markalarının motor sporlarına ve eğitimlerine yaptıkları yatırımlar ayrı bir önem kazanıyor.

Fiat Türkiye de ülkemizde bu konuya önem veren markalardan bir tanesi, gerçekten güzel işler yapıyor. Başlattığı projeler ve sponsorluklarla motor sporlarını özendiriyor ve daha erişilebilir kılmayı hedefliyor. “Egea Seni Piste Çağırıyor”, “Egea Gençler Kupası” ve ana sponsorluğunu üstlendiği “TOSFED Yıldızını Arıyor” projesine hız kesmeden devam ediyor. Umarım, Fiat’ın bu alanda başlattığı projeler daha çok kişiye ulaşır ve örnek olur.

Bir Yarış Macerası: İkinci Egea Basın Kupası

Günün sonunda elde kalan yeni dostluklar ve unutulmaz bir deneyim

Özetle, bir şeyi çok istemek başarmanın yarısı derler ya çok doğru. Ben, otomobil sevgisiyle çıktığım bu yolda, yolumun kesiştiği Fiat Egea Kupası’na katılmaktan çok mutlu oldum. Günün sonunda yanıma kalan yaşadığım tarifsiz deneyim ve yepyeni dostluklar oldu. Toplamda 22 kişiydik, 4’er turdan oluşan yarışlarda, etapların ve finalin ardından 3 kişi kürsüye çıktı, ben de tek kadın kontenjanından kürsüye çıkma şerefine nail oldum. Bu güzel organizasyon için Fiat Türkiye’ye, destekleri ve centilmenliklerinden dolayı yarışmacı arkadaşlarıma, bana hep moral, cesaret veren sevgili aileme ve dostlarıma bir kez daha teşekkür ediyorum.

Şimdi sıra sizde! Bugüne kadar hep istediğiniz ama türlü bahanelerle ertelediğiniz, belki cesaret edemediğiniz ne varsa vakit kaybetmeden harekete geçin. Unutmayın “Yolculuğun kendisi bizi mutlu eder, varılacak yer değil.”

YOUTUBE 

INSTAGRAM