GeriAdil Yıldırım Yeni Yılda Aşka Hazır mısın? 5 Adımda Anlayabilirsin
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yeni Yılda Aşka Hazır mısın? 5 Adımda Anlayabilirsin

Yeni Yılda Aşka Hazır mısın? 5 Adımda Anlayabilirsin

"Herkese merhabalar. Umuyorum ki yeni yıla harika bir duyguyla girdiniz. Bunun adı yalnızlık da olabilir; öyle ki kimi yalnızlıklar insanı, yaşadığı ilişkiden daha çok besler. Her şey mümkün. Yalnızlıktan kaçarken yanlış ilişkilere sürüklenmek yerine, kendinle hesaplaşmak, geçmişteki hatalarından ders almak ve yeni bir ilişkiye başlamadan önce geride kalan yılda özel hayatında olan biten her şeyin muhasebesini yapmak sağlıklı olacaktır."

Diyelim ki yeni yıla arkadaşlarınızın evinde düzenlenen bir yılbaşı partisinde girdiniz. Parti gayet güzel bir ortamda düzenlendi, müzikler harikaydı, atmosfer son derece sıcaktı ve siz yeni yıla tam da istediğiniz tarzda giriş yapmak üzereydiniz. Tam bu duygularla yeni yılı kucaklamak üzereyken, partiye katılan bir adamın bakışlarının sizin üzerinizde olduğunu fark ettiniz. Önce bir anlam vermek istemediniz ya da tesadüfen bakışlarınızın karşılaştığını düşündünüz ve bir süre adamın olduğu tarafa bakmadınız; fakat birkaç dakika sonra tekrar o yöne baktığınızda adamın yine size doğru bakmakta olduğunu gördünüz. Hatta bu sefer size bakarken garip bir şey yaptı ve bardağını size doğru kaldırıp sizi bakışlarıyla selamladı. Beklenmedik bir hareket. Şaşırdınız. O anda etrafınızdaki arkadaşlarınız sizin ruh halinizdeki değişimi fark edip “Hayırdır yanakların kızardı, iyi misin?” diye sordular. Bir anda durumu toparlamak için “Yoooo bir şeyim yok hayatım, nerden çıkardın?!” ve benzeri cevaplarla üzerinizdeki ani baskıyı savuşturmaya çalışıyorsunuz ancak merak içerisindesiniz “Acaba adam hala size bakıyor mu?” diye aklınızdan geçirirken adamın bakışları bu defa tamamen sizin üzerinizde ve gülümsüyor. Bir saniye, daha da fazlası var; adam size doğru geliyor ve yüzünde anlamsız bir gülümsemeyle adeta sizi tanıyor gibi davranıyor, son derece rahat ve kendine güvenli hareket ederek yaklaşıyor. Bakışlarında arkadaşça bir anlam yok, niyeti belli, sizinle yakınlaşmak istiyor, sizi tanımak istiyor ve eğer mümkünse uzun zamandır sağlam duvarlarla ördüğünüz yalnızlığınızı bölerek hayatınıza girmek istiyor. Yürüyüşünden bile belli, bu adamdan arkadaş olmaz; çünkü tavırlarında ve bakışlarında sizi cezbeden bir şeyler var. Belli ki kimyalarınız uyuşacak; hatta ten uyumu bile harika olabilir.

Kadın davranışları üzerine yapılan araştırmalar gösteriyor ki; bir kadın yeni bir erkekle tanıştığı veya onu gördüğü ilk otuz saniye içerisinde onunla yaşayabileceği muhtemel bir ilişkideki ten uyumunu aşağı yukarı algılayabiliyor. Bunda temel etkenler, adamın yürüyüş şekli, vücut dili, omuzlar (gücü temsil eder; kadınlar omuzları geniş erkekleri daha çok tercih ederler) ve elbette bakışları. Bunlardan sonra gülüşü ve kullandığı koku yine kadınlar açısından belirleyici olan faktörler. Sıcak bir gülüş kadının içini ısıtıyor ve adamdan hoşlandığı zaman kadının göz bebekleri büyüyor, kısacası kadının duyguları vücut diline ve yüz ifadesine hemen yansıyor.

Bütün bunları bir kenara bırakıp, partideki sahneye dönelim mi? Adam size yaklaştı ve bu durumun farkına varan arkadaşlarınız hemen sizi yalnız bırakmak için uzaklaştılar. Adam söze girdi ve ağzından dökülen kelimeler tam anlamıyla sizin ruhunuza hitap ediyor. Belli ki artık yalnızlık bulvarından çıkmak üzeresiniz; aslında garip bir şekilde mutlu hissetmeye başladınız. Garip diyorum çünkü yalnızlık sizi mutlu ediyordu, yalnızken gayet iyiydiniz, peki o zaman şimdi neden uzun zamandır size huzur veren yalnızlığa bu kadar çabuk ihanet ediyorsunuz?

Yoksa ilk görüşte aşık mı oldunuz?

Adam hemen şakalar yapmaya başladı ancak ölçülü bir tavrı var, size mesafeli ve saygılı davranıyor. Belli ki onun ilgisini çekiyorsunuz, zaten bakışları size adeta kilitlenmişti, siz aklınızdan bunları geçirirken şunları fısıldıyor: “Sizinle bir kahve içmeyi çok isterim, tabi sizin için uygun olan bir tarihte, acaba numaranızı alabilir miyim?”

Son derece nazik bir ses tonuyla size yönelttiği soruyu duydunuz ve yanaklarınız organik domates gibi kızardı, adam bunu gördükçe gülümsedi ve sanki size doğru bir adım daha attı, fark ettirmeden yakınlaşıyor, alanınıza giriyor ve hayatınıza girmek üzere. Bakışlarınızdan, ondan hoşlandığınızı anladı, bu adam hiç de aptal değil durumu hemen kavrıyor ve yeni hamleler yapıyor; belli ki hızlı bir oyuncu. Yine de artık yalnız olmayacağınızı bilmek size iyi geldi, kendinizi onun kollarına bırakmak üzeresiniz ancak elbette buna asla izin vermezsiniz çünkü sağlam duvarlarınız var, onları yalnız geçirdiğiniz günlerde ve gecelerde ördünüz, kimsenin o duvarları aşması mümkün görünmüyordu ancak işte tam da yeni yıla girerken yeni bir aşk kapınızı çalıverdi. Neden olmasın? Mutluluk artık uzaklarda değil, belki bu ilişki evliliğe bile gidebilir. Hatta bu adam iyi bir baba olabilir gibi görünüyor (yapılan araştırmalar, bazı kadınların yeni tanıştıkları ve daha ilk görüşte hoşlandıkları bir erkek ile evlilik ihtimalini ve çocuk düşüncesini kısa bir süre zihinlerinden geçirdiklerini gösteriyor) ancak işte tam da bu anda, evet bu anda, her ne kadar sizi rahatsız etmek istemesem de araya girmek zorundayım ve size fısıldıyorum (beni duyup duymadığınızdan emin değilim) “Adamı boş ver, önce sen bana cevap ver; sen aşka hazır mısın?”

Öfkeli gözlerle bana bakıyorsunuz ve tekrar sorduğumda adama “bir saniye bekleteceğim papatyam” diyerek onun yanından uzaklaşıyorsunuz. Daha sadece beş dakikadır yeryüzündeki varlığından haberdar olduğunuz bir adam ile olan keyifli sohbetinizi böldüğüm için üzgün olduğumu söylüyor ve kızgın bakışlarınızdan ürkerek size beş sorum olduğunu fısıldıyorum.

  • Gerçekten bir ilişkiyi planlayacak ve pembe hayaller görmeye başlayacak kadar onu tanıyor musun? Şaşkın bakışlarınızı görünce açıklama gereğini hissediyorum: “Demek istediğim şu, ilişki moduna geçmeden önce tanıma moduna geçmelisin ve ona kısaca seni tanımak isterim demelisin. Şimdilik hepsi bu, adama fazla gaz verme, sonra frenlemek için yine benden yardım isteyeceksin, lütfen unutma.”
  • Yalnızlıktan kaçmaya çalışmadığından emin misin? Birçok insan yalnızlıktan kaçarken doluya tutulur. Bu soruya cevap verirken biraz düşün ve kendine karşı dürüst ol; eğer mesele yalnızlık değilse ve gerçekten bu adama karşı daha ilk görüşte bir kıvılcım hissettiysen o zaman ileri aşamalara geçmen için ilişki koçun olarak sana onay veriyorum canımın içi.
  • Kontrol listeni yaptın mı? Yine şaşkın bakışlarınızı görüyorum; bu da ne demek! der gibi bakıyorsunuz; kısaca açıklamam gerekirse uzun süreli yalnızlıktan sonra hatalı kararlar vermemek ve karşınızdaki erkeğin ciddiyetini anlamak için öncelikle onun bazı davranış ve sözlerine dikkat etmeniz gerekiyor, bunları aklınızda bir listeye dönüştürüp görüşmelerinizde bu noktaları kontrol etmeye hazır mısınız?
  • İradene güveniyor musun? Bunu da biraz açıklamalıyım; kendini tamamen bu yeni duygunun akışkan yapısına bırakmadan önce, iki hafta sonra hayatının aşkını bulduğun yalanını kendine söylemeden önce, onu iyice tanıman gerektiğini ve bunun da biraz zaman gerektirdiğini biliyor musun? Tamam bunu biliyorsun; peki bunu uygulayacak mısın? İradeli ol ve kendini hemen bırakma.
  • Yeterince sabırlı bir kadın mısın? Erkekler basit bir bakış açısına sahiptirler ve asla bir kadın kadar detaylı ve yaratıcı düşünemezler; ancak yıllardır erkek ve kadın davranışları üzerine çalışan birisi olarak şunu söylemeliyim ki erkeklerin iyi bir savunma mekanizmaları vardır ve bunun belki de en büyük sebebi sabırlı olmalarıdır. Kadınlar kadar duygusal davranmazlar ve ilişkide olayları zamana bırakma konusunda daha başarılı oldukları bilinir. Bunun arkasında yatan bir sebep de umursamaz olmalarıdır, evet bu olumlu bir özellik değil ancak ilişkide fevri davranışlarda bulunmalarını engeller. Karşındaki bu adam mutlaka hatalar yapacak; çünkü o basit düşünmeye odaklanmış bir beyne sahip klasik bir erkek, o hatalar yaptığında sen onu idare edecek misin? Hangi hataların senin için kabul edilemez olduğunu yani kendi kırmızı çizgilerini belirledin mi? Öyle hatalar vardır ki asla alttan alamazsın, hatta aldığında erkeğin sana olan saygısını kaybedersin. Sen bu prensiplerini belirledin mi? Bu hatalar yapıldığında adama karşı dik duracak mısın? Kesin olarak kararlı mısın? Yoksa kaybetmek istemiyorum diyerek sessiz kalacak ve susacak mısın?

Bu soruları size soruyorum ve sonra sessizce partideki bir başka köşeye doğru uzaklaşıyorum; neticede ben de yeni yıl partisindeyim ve eğlenmek istiyorum. Arkama dönüp baktığımda siz soruları detaylı olarak düşünüyorsunuz ve aslında doğru olanı yapıyorsunuz. Adam birkaç dakika daha bekleyebilir hatta bırakın beklesin. Oysa bunları düşünmeden yeni bir ilişkiye başlamak en kötü olanıdır ve kaybettiğiniz zamanı ve güveni, asla geri getiremezsiniz.

Bu yıl kendinize iyi davranın.
Seviliyorsunuz.

Görüşmek üzere
Adil Yıldırım

INSTAGRAM

False