GeriÜnlü Kombinleri Moda ikonu olarak Michael Jackson
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Moda ikonu olarak Michael Jackson

Moda ikonu olarak Michael Jackson

"Pop müziğin efsanevi sanatçısının bırakıtlarının sadece müzik dünyasına olduğu düşünülemez bile. Moda dünyası, tasarımcılar ve genç sanatçılar da onun izinde."

Tüm zamanların en etkileyici Michael Jackson videolarını bir düşünün... Hangisi favoriniz olurdu? Ölülerle dans ettiği, tüyler ürpertici Thriller' mı? Yoksa yine dehşet bir dans sekansı içeren Bad mi? 'Cool' ve kendinden emin takıldığı 'Billy Jean' mi? Kişisel ikilemini ele aldığı izlenimi veren 'Black or White' mı? Seçmek çok zor. Çünkü hepsinin görselliği çok güçlü; akılda kalıyor, iz bırakıyor- bıraktı zihinlerde...

Ölümünün ardından her ne kadar onu özellikle güçlü yorumu ve olağanüstü dansıyla anıyor olsak da 'Michael Jackson' daha geniş çaplı bir fenomen aslında. Stiliyle, duruşuyla, sahne kostümü ve moda anlayışıyla. 1960'lı yıllarda kocaman afrosu, 70'lerde hippi kıyafetleriyle... Ama en çok da kendini bulduğu; zarafetini kendinden emin bir tavır, gizemli bir çekicilikle buluşturduğu 80'lerde ve 90'larda... İşte o zaman saten şeritli smokin takımları çıktı sahneye... Elbette bir de kısa paçalı pantolonları. Altın bordürlü, işli ceketler ve armalı blazer'lar 'vazgeçilmez'leri oldu. Döneminin asi prensiydi en nihayetinde, henüz kral mertebesine ulaşmamıştı. Masum güzel Brooke Shields ile takılıyordu, Diana Ross'a hayrandı. Kırmızı deri takımıyla kelimenin tam anlamıyla döktürdüğü, dansın kaderini ebediyen değiştirdiği Thriller'ı kim unutabilir ki? Ya o muhteşem 'Moonwalk' dansını? Beyaz çorap-mokasen ikilisinin Michael'in yağda yürür gibi kayan usta ayaklarıyla başlı başına bir rol üstlendiği, absürt bir çekicilik kazandığı dans var ya... Özel hayatıyla ilgili münakaşalar bir yana; gösteri sanatlarına ve müzik camiasına olan hizmetleri, popüler kültüre ve modaya yön veren paha biçilmez değerine hürmeten; ona has zarif, kıvrak bir bilek hareketiyle emeğine şapka çıkartıyor, bize miras bıraktıklarına göz atıyoruz.



'Jackson' stilinin izlerine en çok Balmain podyumlarında rastladık. Zira markanın dününe, bugüne ve geleceğine baktığımızda istikrarlı bir şekilde keskin yapılı, geniş ve sivri omuzlu smokin ceketlere, 'military' tarzı modellere rastlıyoruz. Detaylara gelince, taşlı işlemeleri, zımbalar ve kabaralar her bir parçayı eşsiz kılan vurgular oluyor. Podyumdaki zarif ve ince siluetler, 'total black look' tarzının; baştan aşağı siyah parçalarla bir araya gelen kombinlerin esiri oluyor. Beyaz V-yaka tişört, beyaz veya elektrik mavi saten gömlekler ise joker parçalar, siyahla eşleştirilen... Düpedüz Michael, onun kostümlerini hatırlatıyor. Sahne dumanı gömleğinin eteklerini havaya kaldırmış, 'Dirty Diana' diye avazı çıktığı kadar bağırıyor. Balmain'in önümüzdeki sonbahar ve kış için tasarlanan koleksiyonunda lüks kumaşlı tişörtlerin ayna efekti veren minik taşlarla hareket kazandığım, çok bantlı siyah çizmelerin bacakları iyice sardığım görüyoruz... Paçalar ise daha da yukarı tırmanıyor. Peşi sıra mokasenler gelecek gibi sanki. Ya da kalın, parlak çoraplar!
 
Tarih 29 Haziran 2009, yer New York. Şarkıcı Rihanna, Jackson'ın yasını tutarcasına, her iki kolu siyah yatay şeritli beyaz ceketiyle Gramercy Park Hotel'den çıkarken görüntüleniyor. Belki Michael Jackson stil bağlantısını sadece biz yapıyoruz, görmek istediğimizi görüp yorumluyoruz ama daha önce de bir başka MJ klasiği, 'Military' modeli bir ceketle görmemiş miydik onu?

2008 yılında Monte Carlo'da gerçekleşen World Music Awards ödül Töreni'nde sahne alan Beyonce'yi hatırlıyoruz. Alexander McQueen altın bordürlü yeleğinde, bacaklarını sımsıkı saran siyah deri taytında ve zırhvari Lorraine Schwartz eldivenlerinde yine Michael Jackson yankılanıyor. Belki daha dişi ve hip, 'styling'i farklı... Yine de apaçık 'Michael', 'HIStory' turnesinde olduğu gibi, geçmişine meydan okuyor. 2008 MTV Movie Awards konserinde ise Beyonce çok farklı bir görüntü ortaya koyuyor. McQueen'in ekürisi İngiliz tasarımcı Gareth Pugh'nun, genç yaşına rağmen şimdiden tescilli hale gelen deri kostümüyle büyülüyor. 'Mad Max' yer altı savaşçısı ayarında, ama buram buram Thriller' kokuyor.



Bu sezon 'pijama' modasıdır gidiyor. Rahatlığıyla işimize gelen yepyeni bir trend olarak duyurmuştuk bu acayip eğilimi. Trendin öncüleri olarak D&G ve Etro'ya işaret etmiş, hemen her moda yazısında heyecanla onlardan bahsetmiştik. Ama geçmişe, 80'lere kadar uzanmadık ki, görelim... Bu modanın öncülüğünü yapan meğer yine Michael; 1984 yılında, Kansas City'deki 'Jackson 5' konserinde hem de. Şeritli parlak pantolonunu yine işli, şık bir Viktoryen gömlekle bütünlemiş. D&G'ye, Etro'ya ilham vererek. Nitekim ismi geçen podyumlarda çizgili pantolonların feminen bluzlarla, ceketlerle kullanıldığını gördük. Şarkıcının moda dünyasına miras bıraktığı diğer birkaç önemli parçadan bahsedecek olursak en başta fötr şapkayı (Sienna Miller ve Kate Hudson sıkı birer takipçi!), Fergie'nin de severek giydiği renkli denim pantolonları, Victoria Beckham'ın da tercih ettiği parlak 'power suit' takımları gösterebiliriz. Saymakla bitmez ki! Jackson'ın bir dönem her bir parmağına taktığı bantlar bile Coldplay grubunun solisti Chris Martin gibilerince taklit edildi.

Işıldayan pantolonlar, saten gömlekler, 'pin striped' ince çizgili ceketlerle yaratılan 'kitsch' kombinler... Zamansız olduğu gibi, onu izleme şansına sahip olduğumuz her döneme damgasını vuracak kadar da muasır bir stilin temsilcisiydi Michael Jackson. Sahnede attığı her çığlık kulaklarımızda yankılanıyor, elektrik dalgasına kapılmış gibi hareket eden vücudu giydiği her şeyi daha da etkili hale getiriyordu. Geriye hasretle hatırlanan bir kariyer, estetikle ifadesi değişen donuk bakışlar, içinde neler olup bittiği bir türlü gün ışığına çıkmayan 'Neverland' malikanesi kaldı. Bizim hatırlamak istediğimiz ise gözlerini öfkeyle kısarak şarkı söyleyişi, ustaca yere fırlattığı şapkası...