GeriKadın Sağlığı Karında Şişlik Yumurtalık Kanserinin Habercisi Olabilir
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Karında Şişlik Yumurtalık Kanserinin Habercisi Olabilir

Karında Şişlik Yumurtalık Kanserinin Habercisi Olabilir

"Yumurtalık kanseri belirtilerinin genellikle geç fark edildiğine, bu sebeple de tedavi sürecinin geciktiğine dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Boyraz, karında şişkinlik, hazımsızlık, bulantı-kusma, iştahsızlık ve erken doyma hissinin en önemli belirtiler olduğunu söyledi."

Yumurtalık kanseri, kadınlarda en çok ölüme neden olan jinekolojik kanserlerden biri olarak gösteriliyor. En sık 50 yaş sonrasında görülebildiği gibi her yaşta ortaya çıkabiliyor. Uzmanlar, hastaların çok büyük bir kısmına ileri evrede tanı koyulabildiğini ve bu nedenle tedavi sürecinin de geciktiğine dikkat çekiyor. Geç bulgu verdiği için ‘sessiz katil’ olarak adlandırılan yumurtalık kanseri karında şişlik, iştahsızlık hatta kusma gibi belirtilerle ortaya çıkıyor. 

Bu belirtileri dikkate almalısınız

Tüm diğer kanser türlerinde olduğu gibi yumurtalık kanserinde de erken tanı çok önemlidir. Karında şişkinlik, hazımsızlık, gaz, bulantı-kusma, iştahsızlık ve erken doyma hissi, kasık ağrısı ve karın ağrısı, idrar yapmada değişiklik (sık idrara gitme, tam rahatlayamama), bağırsak davranışlarında değişiklik (kabızlık, tam rahatlayamama), vajinal kanama, makat bölgesinden kanama ve vajinal sulu yoğun akıntı. Özellikle menopoz sonrası bu sayılan şikâyetleri olan kadınların mutlaka ayrıntılı bir jinekolojik muayeneden geçmeleri gerekiyor. Buna ilaveten yumurtalık kanseri erken tanısı için düzenli yıllık jinekolojik kontroller çok önemlidir.

Kesin tanı ameliyat ile konuluyor

Ayrıntılı bir jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile tanısal değerlendirme başlar. Özellikle menopoz sonrası kadınlarda yumurtalık bölgesinde komplike kitle olması ve karında sıvı birikmesi durumunda yumurtalık kanseri şüphesi oldukça kuvvetleniyor. Bu bulgulara ilaveten kanser hücrelerinden salınan ve kanda saptanan tümör belirteci (Ca-125) düzeyinin yüksek olması da tanıyı destekliyor. Kesin tanı ise ameliyat ile konuluyor.

Tümörün tamamını almak gerekir

Yumurtalık kanseri cerrahisinde amaç geride gözle görülür tümör bırakmamak olmalıdır. Yapılan bilimsel çalışmalar geride gözle görülür tümör bırakılmayan hastalarda başarının yüksek olduğunu gösteriyor. Bu nedenle cerrahi sırasında sadece rahim ve yumurtalıklar değil, tümörün yayıldığı tüm dokular çıkartılır. Cerrahi tedavinin ardından hastalığın evresine göre kemoterapi kararı verilir. Sıcak kemoterapi (HİPEC), ameliyat sırasında kullanılan bir tedavi şeklidir. Cerrahinin son aşamasında, geride kalabilecek, gözle görülmeyen mikroskobik tümör hücrelerinin öldürülmesi amacıyla, karın boşluğuna 41-43 C derece ısıda 90 dakika süren bir kemoterapi uygulanır. Hastalık yükünün en az olduğu bu aşamada, direkt tümör hücreleri üzerine verilen bu tedavi yumurtalık kanseri tedavisinde oldukça etkili ve umut verici bir yöntemdir.

Erken evre hastaların annelik şansı olabilir

Yumurtalık kanseri maalesef henüz doğurganlığını tamamlamamış genç hastalarda da görülebilir” diyen Doç. Dr. Boyraz, “Bu tanıyı alan genç hastalarımızın ilk sorusu, ‘rahim ve diğer yumurtalığımı koruyabilir miyim, anne olabilir miyim?’ oluyor. Diğer yandan, yumurtalık kanseri bilimsel verilere uygun tedavi edilmediğinde oldukça ölümcül olan tehlikeli bir hastalıktır. Bu nedenle bu hastalarda en önemli öncelik hastanın hayatı oluyor. Ancak özellikle genç hastalarda görülen bazı yumurtalık kanseri türlerinde (germ hücreli tümörler gibi) ve iyi seçilmiş erken evre hastalarda rahim ve diğer yumurtalık korunarak gebelik mümkün. Bu hastalarda çok yakın onkolojik takip gerekiyor.

False