Geriİyi Yaşam Beynimizden Çok İnternete Güveniyoruz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Beynimizden Çok İnternete Güveniyoruz

Beynimizden Çok İnternete Güveniyoruz

"Yapılan bir araştırma ile internet kullanımının bilgiyi hafızada tutma ihtiyacını azalttığı sonucuna varıldı. Ancak Prof. Dr. Güner Gürsoy konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, internet kullanımının insan zihnini serbest bırakarak kapasitesini daha yoğun olarak düşünmeye yönlendirdiğini ifade etti."

Günümüzde bilgiye ulaşmak amacıyla interneti yoğun olarak kullanıyoruz. Ancak bilgi ararken hafızamızı taramak ve farklı bir bilgi kaynağı kullanmak yerine interneti tercih etmenin bilişsel performansımızı nasıl etkilediği merak konusu. Bu kapsamda Memory Dergisi’nde yayımlanan araştırma, internete olan bağımlılığı bir kere daha gözler önüne serdi.

Araştırmada iki gruba ayrılan katılımcılara cevaplamaları için bazı sorular verildi. Gruplardan birinde soruları cevaplamak için interneti kullanmaları istendi. Diğer grup ise soruları geçmiş bilgilerine dayanarak cevapladı. Ardından iki gruba da ilkine göre daha kolay sorular yöneltildi ve bunları istedikleri şekilde cevaplamalarına izin verildi. İlk soruda internetten yardım alan grubun diğer soruda da interneti daha yüksek oranda kullanmayı tercih ettiği anlaşıldı. Ayrıca bu katılımcılar sonra verilen soruları cevaplarken sorular üzerinde daha az düşündü, başka bir deyişle geçmiş bilgilerini taramak için daha az zaman ayırdılar.

İnternet beyni serbest bırakıyor

İnternete bağımlılık ve sorgulama insanların artık beyinlerinde pek çok şeyi tutmadığını, ezberlemediğini gösteriyor. Aslında bu beyni serbest bırakıyor. Beynin kapasitesini daha yoğun olarak düşünmeye ve bununla ilgili muhakeme yaparak doğru, farklı kararlar vermesini sağlıyor.

Bilgiye nereden erişebileceğinin bilinmesi yeterli

Bu tür endişeler basılı yayınların ilk çıktığı 16. yüzyılda da vardı. O dönemde gazeteler, kitaplar ve dergilerin insanları daha zora sokarak düşünmeyi azaltacağını söyleyenler bulunuyordu. Düşünmeyi bir şekilde öğrenmemiz gerekiyordu. İhtiyaç duyduğumuzda bakabileceğimiz referansları nereden bulabileceğimizi bilmemiz yeterli. 

Problem çözme yeteneği üzerinde etkili

Bu durum problem çözme yeteneği üzerinde de etkili. Aslında bilişim teknolojileri daha iyi düşünme ve muhakeme yapma yeteneği sağlıyor. İşlemleri farklılaştırmamıza da imkan sağlıyor. İnsanlar problem çözerken mental modolleri ile çözerler. Algoritmadır aslında bu. Mental modeller öğrenme, tecrübe, yaşam ve bilgi ile oluşur. Bir kişinin düşünme yeteneğini ne kadar geliştirirseniz o kadar doğru kararlar verebilir. Bu kararları verebilmesi içinse kafasının boş, odaklanabiliyor olması ama gerekli bilgiye de ulaşması lazım.

Bilginin özü alındığında daha iyi kararlar verilebilir. Karar verme süreçlerinin daha kapsamlı, daha sorgulanabilir bir boyuta geldiğini düşünüyorum. Çünkü geldiğimiz noktada analitik esaslara dayalı sezgisel karar verebiliyor olmamız lazım. Analitik esas bilişim teknolojilerinden elde edilen veriyi işleme ile geliyor. Sezgi de bilgi ve tecrübeleri muhakeme ederek ortaya koymakla mümkün.