Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Mahmur'dan 10 şart

    Ramazan YAVUZ / ERBİL / DHA
    22.12.2009 - 11:46 | Son Güncelleme:

    Türkiye'den giden 11 bin kişinin yaşadığı Mahmur Kampı'na giden kapatılan DTP'li milletvekili ve başkanlar kampta terör örgütü PKK flamaları ve bölücübaşı Abdullah Öcalan'ın fotoğraflarıyla karşılandı.

    ESKİ DTP'LİLER MAHMUR'DA BÖYLE KARŞILANDI / FOTO GALERİ

    Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, Mahmurlulara hitaben yaptığı konuşmada, "Partimizi kapattılar. DTP 7'incisi oldu. Biz siyasi mücadelemize devam edeceğiz. Biz hizmet için sınır falan tanımayız. Nerede ne gerekiyorsa biz hazırız. Biz Kandil, Mahmur ve İmralı için de hazırız hizmet vermeye. Eğer çözüm istiyorlarsa siyasi iradesiz, Mahmur, Kandil ve İmralı'sız çözüm olmaz" dedi. Mahmur'da heyete 10 maddelik dönüş şardı sunuldu.

    TERÖR ÖRGÜTÜ VE BÖLÜCÜBAŞI GÖSTERİSİNE DÖNÜŞEN KARŞILAMA

    Kapatılan DTP'nin Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, Van Miletvekili Özdal Üçer,  DTP'nin eski MYK üyesi Hatice Çoban, Şırnak Belediye Başkanı Ramazan Uysal, Uludere İlçesi Belediye Başkanı Şükran Sincar, bugün Habur Sınır Kapısı'ndan Irak'a geçerek Musul ile Erbil arasında bulunan ve Türkiye'den göç eden 11 bin kişinin yaşadığı Mahmur Kampı'na gitti.

    Sınır kapısından 4 saat süren yolculuk sırasında sıkı güvenlik önlemleri altında Mahmur Kampı'na giden milletvekili ve belediye başkanları kampa 1 kilometre kala karayolun kapatan kalabalık bir Mahmurlu tarafından karşılandı. Ellerinde Abdullah Öcalan resimleri ve PKK flamaları bulunan kalabalık, halaylar çekerken, Irak sınır muhafızlarının koruması altında kampa girmeye çalışan heyet izdihama neden oldu.

    Mahmur Kampı'nda daha önceden oluşturulan miting alanına girişte eski DTP'lileri üzerlerine Öcalan resimlerinin bulunduğu tişört giyen gençler karşıladı. milletvekilleri ve başkanlar tek tek bu gençlerin eline sıktı. Yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı ve PKK flamaları ile Öcalan resimleriyle donatılan platformda Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır konuştu.

     İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın Irak'a yaptığı ziyareti Kürtçe yaptığı konuşmayla eleştiren Bayındır, "Irak'a geldiniz, Mahmur'a gelmediniz. İşte bu halk burada gelip dinleseydiniz" dedi.

    Bayındır, Mahmurlulara hitaben yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Demokrasi halksız olmaz. Sizin iradeniz dışında barış olmaz. Demokrasi bu halkın iradesi olmadan olmaz. Bunun içinde biz buraya geldik, istekleriniz nelerdir? Kürt sorunun çözülmesi  için ne istiyorsunuz? Şartlarınız nelerdir, umutlarınız nelerdir diye sormaya geldik. Bu isteklerinizi Ankara'ya iletmek için geldik. Sizler her zaman bizim kalbimizdesiniz. Gönlümüz sizlerledir. Yüreğimiz aynı atıyor. Biz bu hasretin bu zulmün bitmesini istiyoruz. Eğer AKP çözüm projesi yapmak istiyorsa bu savaşın sona ermesi lazım. Anayasa'yı değiştirmesi lazım. Özgür ve demokratik bir Anayasa olmalı. Köylerinizin tazminatlarını ödeyemeyeceklerini söylüyorlar. Peki hangi yüzle çözümden bahsediyorlar. Mahmurluların nasıl döneceklerini sanıyorlar, bu olmadan. Bizim isteğimiz irademizin tanınması, kimliğimizin kabul edilmesidir. Kandil ve Mahmur'dan gruplar geldi çözüm için. Sizlere teşekkür ediyoruz o grupları gönderdiğini için."

    “KANDİL, MAHMUR, İMRALI'SIZ ÇÖZÜM OLMAZ”

    Bayındır, Mahmura gelişlerinin barışa destek vermek için olduğunu belirterek, şöyle dedi:  "Partimizi kapattılar. DTP 7'incisi oldu. Biz siyasi mücadelemize devam edeceğiz. Biz hizmet için sınır falan tanımayız. Nerede ne gerekiyorsa biz hazırız. Biz Kandil, Mahmur ve İmralı için de hazırız hizmet vermeye. Eğer çözüm istiyorlarsa siyasi iradesiz, Mahmur, Kandil ve İmralısız çözüm olmaz. Sayın Öcalan'da diyor ben barış için hazırım diye. Bütün dünyada meselelerini böyle çözüyor. İngiltere'de, İspanya'da, Afrika'da verilen bu tür mücadelelerde liderleri hapse girdi. Ancak mecbur kaldılar çözümde bu liderleri dikkate almaya mecburdular. Kürt sorunu ulusal bir sorundur. Gerçekten çözüm istiyorlarsa bu yollar denenmeli. Bizler kimliğimizden, vatanımızdan, kültürümüzden, dilimizden asla vazgeçmeyiz. Biz Meclis'e aşık biri de değiliz. Biz kendi haklarımızın aşığıyız. Biz kardeşlik istiyoruz. Şimdiye kadar sadece Türk vardır, diğer halklar köledir dediler. Biz asla köleliği kabul etmedik. Biz parlamentodaki demokratik mücadelemizi devam ettireceğiz."

    Milletvekili Bayındır, daha sonra konuşmasına Türkçe davam edip, çok dille, çok dilli bir sistemi öngördüklerini belirterek, şöyle dedi: "Bizim projemizi demokratik Cumhuriyet projesidir. Türkiye'de bu sisteme ayak uydurmak zorundadır. Türkiye'de Kürtler çeşitli isyanlarla bu haksızlığa karşı baş kaldırdı. Ancak bu başkaldırıları katliamlarla bastırdılar, yok saydılar. Kimliğimizi inkar ettiler, bize ıslah planları uyguladılar. Ama 29'uncu isyanla birlikte Kürtler artık varlığını kendilerine de, dünyaya da, Türkiye'deki resmi ideolojiye de kanıtlamış bulunuyorlar. Sizler 29'uncu isyanın savaş koşullarında göç etmek zorunda kalarak, Güney Kürdistan'a geldiniz. İnsan her yerde yaşabiliyor ama insan doğduğu yerde onurluca, özgürce yaşama hakkına sahiptir. Sizde bu hakka sahipsiniz. Şu anda Türkiye'de aylardır Kürt sorununun çözümü tartışılıyor. Açılım diyorlar. Şöyle olacak dediler. Ama açılım partilerin kapatılmasıyla sürdürüldü. Gencecik insanlar öldürüldü. Binlerce insanımızı hapse atıldı, işkencelerden geçirildi. Eğer birlik sağlanacaksa bu birlik özgür, demokratik eşit haklara sahip bir birliktir. Bu da Anayasa değişikliği ile mümkündür. Savaşın durmasıyla mümkündür. Zindanlarda on yıllardır yaşayan insanların özgürlüğüyle mümkündür bu birlik. Yine siz savaş mağdurlarının dilinizle eğitim görüp özgürce yaşamanızla mümkündür. Bundan sonraki kötülüklere karşıda direnerek var olacağız."

    MAHMURLULAR DÖNÜŞ ŞARTLARINI SIRALADI

    Sevahir Bayındır'ın konuşmasından sonra Mahmur Kampı'da kendilerine Demokratik Halk Meclisi adını veren grup Türkiye'ye geri dönüş şartlarını sıraladı. Mahmurlular, 16 yıldan beri Irak'ta bir mülteci statüsünde yaşadıklarını belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti hiçbir zaman somut adım atmamıştır. Yasal ve Anayasal bir güvence sağlamamıştır. Bunun aksine siyasi mültecilik statümüzü ortadan kaldırmak için her zaman siyasi ve diplomatik tehditler ve ticari anlaşmalarla üzerimize pazarlık yapıp yeni baskılar kurmaya çalışmışlardır. Bu temelde Türkiye, Irak, ABD arasında üçlü koordinasyonun bütün dikkatlerini kampımızın üzerine yönlendirmekte, Güney Kürdistan hükümetini de buna ortak etmeye çalışmaktadır. Bununla da BM üzerinde siyasi ve diplomatik baskı kurmaya çalışmaktadır. Kürt bölgesinde çatışmalı ortam olduğu gibi sürmekte ve çatışmalar devam ettiği içinde en temel hak olan yaşama hakkında tehdit altında bulunmaktadır ve her şeyden önce geri dönüşümüzü imkansız hale getirmektedir."

    DÖNÜŞ İÇİN İLK ŞART ÖCALAN

    Mahmurlular, toplu geri dönüş ve ortak yaşam koşullarının oluşturulup olgunlaşması için 10 talebini şöyle sıraladı:
    1-Türkiye'nin gerçek anlamda demokratikleşebilmesi ve kalıcı toplumsal barışın tesis edilebilmesi için Öcalan'ın üzerindeki tecridin sona erdirilmesi ve önünün açılması
    2- Askeri operasyonların durdurulması, çatışmalı ortamın son bulması
    3- Kürt sorununun barışçıl, demokratik siyasi çözümünün önünün açılması
    4- Kürt halkının özgür iradesinin esas alma temelinde çözümün diyalog ve müzakere yöntemiyle gerçekleştirilmesi
    5- Kürt halk kimliğimiz temelinde ve Anayasal güvenceye sahip olarak özgür ve eşitçe birlikte yaşamak
    6- Anadilimiz olan Kürtçeyi özgürce öğrenmek geliştirmek ve tarihi değerlerimizi, kültürümüzü, coğrafyamızı ana dilimizle yaşamak
    7- Irak Kürdistan bölgesinde T.C. vatandaşı Kürtler olarak 8 ayrı kampta bulunuyoruz. Kürt sorununun çözümüyle birlikte Türkiye'nin Kürt bölgesinde kendi öz irademizle yaşamayı ve kendi güvenliğimizi kendimizin sağlayacağı toplu bir yerleşik yerinin yapılması ve dönüşümüzün BM denetiminde olması
    8- Çocuklarımızı Kürtçe adlandırmak Kürtçe eğitmek ve büyütmek
    9- Kürt halkı olarak tarihimizi kültürümüzü sanat ve edebiyatımızı özgürce yaşamak geliştirmek ve korumak
    10- Kürdistan'ın köy ve şehirlerinde özel harekatçı, korucu ve polisin baskı ve zulmünden uzak yeterli imkanlara kavuşmuş ve güvenlik içinde yaşayabilmek için korucuk sisteminin kaldırılması

    Milletvekilleri ve başkanlar, kampta görüşmelerde bulunup, bir rapor hazırlayacaklar.


    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı