"Yaşar Sökmensüer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yaşar Sökmensüer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yaşar Sökmensüer

Mahalle baskısı bir realitedir

UZUN bir süre kent sosyolojisinde "yiten mahalle, biten komşuluk" başlığıyla yer alan mahalle tartışması aniden farklı bir biçimde karşımıza çıktı.

"Mahalle baskısı", kavramıyla.

"Türkiye’de mahalle baskısı diye bir şey olmaz" diyenler, daha çok mahallenin sosyolojik açıdan yiten, artık kent yaşamında yer almayan bir kavram olduğu varsayımından hareket ediyor.

Acaba öyle mi?

Ankara’ya bakalım.

* * *

Ankara Çankaya’dan, Çayyolu’ndan ibaret değil.

Ki en merkezi, nezih semtlerden Bahçelievler’in bir parçası olan Beşevler’de küpe taktığı için dövülen akademisyenler, uzun saçlı olduğu için ayağı, kolu kırılan öğrenciler oldu.

Kızılay’da oruç tutmadığı için hastanelik olan gençler de...

Peki ya varoşlardaki mahalleler.

Altındağ’da, Pursaklar’da, Mamak’ta, Cebeci’nin uç bölgelerinde, Kale çevresinde, Sincan’da...

Buralarda "mahalle baskısı" da var, hatta uç karakolu olarak "kıraathane (kahve) baskısı" da.

Olacaktır.

Demokratik -birlikte- yaşama biçimini, demokrasi kültürünü, başkalarına hoşgörüyü, diğerkamlığı hayata geçirmiş, özümsemiş bir şehir midir ki Başkent, mahalle baskısı olmasın.

Ki bu baskı sadece türban, oruç ya da dini inançlarla da ortaya çıkmaz.

Otopark mafyası, trafik külhanları varsa, inanç kabadayıları da olacaktır "merkezde-varoşda-mahallede" bir yerlerde.

* * *

ANGİAD’ın son araştırmasını inceledim dün.

"Ramazan ayında oruç tutmayan kişiler için tavrınız nasıldır?"

Anketi yanıtlayanların yüzde 20’si "Kızarım" yanıtını vermiş.

Yüzde 5’i ise "Kızarım ve müdahale ederim" şıkkını işaretlemiş.

Yani ankete katılan her 4 kişiden birisi, oruç tutmayanlara "Kızarak, sinirlenerek" bakıyor.

Bir başka soru, "Ramazanda insanlarda ne gibi farklılıklar gözlüyorsunuz?".

Yüzde 55, "Sinirli" yanıtını vermiş.

Katılımcılara "Ramazanda dini duyguların çok istismar edildiğine inanıyor musunuz?" sorusu yöneltilmiş.

Yüzde 60, "Evet" şıkkını işaretlemiş.

* * *

Mahalle baskısı olacaktır.

Hatta artabilir, kısa-orta vadede.

Bu o baskıyı yeşerten toprağa atılan "gübre"yle ilgilidir.

Önemli olan bu sosyal baskı girişimini analiz edebilmek, yaşama önce marjinal, sonra gündelik hayatın bir parçası olarak sızmasını ve yerleşmesini önleyecek toplumsal filtreleri yaratabilmektir.

Hukuktur, insan haklarıdır, eğitimdir, ekonomik önlemler, sosyal psikolojik mekanizmalardır...

Yoksa baskı, mahallede de, sokakta da, okulda da, kahvede de, stadda da, restoranda da, otobüsde de kendini gösterebilecektir.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI