Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
24 Ekim 2014 Cuma 13:19
 Yazarlar
27 Aralık 2007
Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU  

Prostat bezi neden büyür


Prostat bezi hastalıkları erkeklerin yaşlanınca karşılaşmaktan en çok korktukları sorunların ilk sırasında yer alıyor.

Çoğu erkekte prostat bezi yaşlandıkça büyüyor. Prostat bezi büyüdükçe idrar sıklığı artıyor, tuvalet ziyaretleri sıklaşıyor. Dahası büyüme belirli bir boyutu geçtiğinde yaşlı erkek idrarını yapmakta bile zorlanmaya başlıyor. Kısacası bu küçücük bez irileştikçe erkeklerin yaşam kalitesini bozuyor, keyfini kaçırıyor.

Prostat büyümesi 60’lı yaşlarda her iki erkekten birinde görülüyor. Yaş 70’i geçti mi erkeklerin neredeyse tamamına yakını prostat büyümesinden nasibini alıyor. Prostat bezi mesaneden idrarın "üretra" isimli boşaltma kanalına atıldığı yerin tam başlangıç noktasında bir trafik polisi gibi yerleşiyor. Bu polis yaşlandıkça büyüyor, serpilip irileşiyor. Büyüdükçe de trafik işaretinde yeşil ışığın süresi kısalıyor, kırmızıların süresi uzuyor. Prostat bezi büyüdükçe idrar kanalına baskı yapıyor, idrar yapmak güçleşiyor. Yeni doğan bir çocukta bezelye kadar olan prostat bezi 25 yaşlarında ceviz iriliğine ulaşıyor. Büyüme ileri yaşlarda neredeyse mandalina hacmine gelebiliyor. Prostat bezini büyüten temel neden tam olarak açıklanmış değil ama hormonal faktörlerin önemli olduğu biliniyor. Prostat yaşlandıkça testosteron dahil olmak üzere hormonların duyarlılığı artıyor. Evli erkekler bekarlardan daha şansız. Evlilerde prostat büyümesi daha sık görülüyor. Prostat büyümesi bazı ailelerde daha sık görülen bir sağlık problemi olabiliyor.

BELİRTİLERİ NELER

Prostat irileşmesinin cinsel aktivite ile ilişkisi yok. Cinsel aktive düzeyi sorunu pek etkilemiyor. Öyle görülüyor ki yaşlanmak en etkili faktör. Prostat irileşmesinin pek çok işareti var. İşte o işaretlerden en sık görülenleri:

l Kesik kesik idrar işeme.

l Sık idrara çıkma.

l Acil işeme ihtiyacı duyma.

l Geceleri idrara sık çıkma.

l İdrar yapmada zorlanma.

l İdrar akım hızında yavaşlama.

l İdrar yaptıktan sonra damlama.

l İdrardan sonra da mesaneyi boşaltamama hissi duyma.

NE YAPMALI

Bu belirtilerin sayısı arttıkça daha yüksek miktarda prostat büyümesine işaret edebileceği aklınızda olsun. Eğer bu şikayetler sık sık tekrarlamaya başlamış veya sürekli hale gelmişse bir üroloji uzmanından yardım almanın zamanı gelmiş demektir. Şikayetlerinizi fazla önemli bulmuyorsanız bile bir ürologa görünmenin faydalı olabileceğinin altını çizelim. Benzer belirtilerin prostat bezi iltihabından (prostat, şeker hastalığı, kalp yetmezliği gibi durumlarda) ve bazı nörolojik hastalıklarda ama en önemlisi prostat kanserinde de görülebileceğini hatırlatalım. Orta yaşlardan itibaren her erkeğin başına gelmesi muhtemel olan prostat bezi büyümesi ve prostat kanserinin erken teşhisi için yıllık muayeneden geçilmesinde fayda var. Bu muayene yöntemlerinin en etkili ve güvenilir olanı ürologlar tarafından yapılan değerlendirmelerdir, gerektiğinde bu değerlendirmelere diğer yardımcı laboratuar testleri de eklenebilmektedir.

Şişelenmiş meyve sularında yeterli antioksidan var mı

Marketlerde satılan meyve suları, özellikle bunların yüzde 100 meyve suyu ihtiva eden ve katkısız olanları antosiyaninin ve diğer antioksidanlardan bol miktarda içermektedir. Örneğin şişelenerek satılan saf nar suyunun, üzüm suyunun ya da vişne suyunun mükemmel birer antioksidan kaynağı olabilecekleri aklınızda olsun.

Üzüm çekirdeği özütleri zayıflatır mı

Üzüm çekirdeği özütlerinin damar sertliğine karşı koruma sağladığı, cilt yaşlanmasını yavaşlattığı, saç dökülmesi ve zayıflamasına engel olduğunu gösteren güvenilir çalışmalar var ama kilo verdirip verdirmediği kuşkulu. Bununla birlikte 2004 yılında Hollanda’nın Maastricht Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada üzüm çekirdeği özütlerinin besin desteği olarak alınmaları halinde kalori ihtiyacını azalttıkları gösterilmiş. Bunun için günde 300 mg üzüm çekirdeği özütü alınması önerilmiş. Üzüm çekirdeği özütlerinin açlık duygusunu azalttıkları ve daha az gıda tüketimine yol açtığını gösteren güvenilir başka bir çalışma yok. Bizim önerimiz üzüm çekirdeği özütleri veya üzümün kendisinden fırsat buldukça faydalanılması.

Tiroid ameliyatının riski var mı

Her ameliyatın riski vardır ama bazılarında daha az, bazılarında daha fazladır. Tiroid ameliyatları sonrasında görülebilen en olumsuz sonuçlar tiroid bezi ile birlikte kalsiyum dengesini sağlayan paratiroid bezlerinin de yanlışlıkla çıkarılması ya da zarar görmesidir. Bu durum bazen ömür boyu kalsiyum desteği kullanma ihtiyacına yol açabiliyor. Seyrek görülmekte beraber tiroid bezi ameliyatları esnasında ses tellerinin fonksiyonlarını kontrol eden sinirler zedelenebiliyor, kopabiliyor. Bu durumda geçici veya kalıcı ses kısıklığı veya ses kaybı ortaya çıkıyor. Her ameliyatta olduğu gibi ameliyat bölgesinde kanama, iltihaplanma, anesteziye bağlı genel riskler tiroid ameliyatlarında da mevcuttur. Eğer daha başarılı bir ameliyat için kararlıysanız uzmanlaşmış cerrahlarla işbirliği yapın.

DİYET GÜNLÜĞÜ

Sorularınız için: Tel: (0212) 236 73 00

Yemek yeme alışkanlıkları nasıl değişir? Bunların değişmesi gerektiğine nasıl karar verebilirim?

Yeni yıla sağlıklı bir başlangıç

Yemek yeme alışkanlıklarının kilo alıp-verme döngüsündeki en önemli kavram olduğunu biliyor musunuz? Hızlı yemek yeme, büyük porsiyonlar, öğün atlama, sürekli atıştırma ve benzeri alışkanlıklar kilo vermeye kararlı olduğunuz süreçlerde kolayca terk edilirken verilen kiloların rahatlığıyla tekrar sofralarınızdaki yerini alabilir. Kilonuzu tam koruma noktasına getirmişken girilen bu kısır döngü değiştirilmesi gereken alışkanlıklarınızın olduğunun önemli bir göstergesidir.

Eski alışkanlığınız; hızlı yemek yeme, yeni alışkanlığınız; yavaş ve iyi çiğneyerek yemek yeme olmalıdır. Yediğiniz yemeğin başlangıç görüntüsünü ve kokusunu yemek yedikten sonra hatırlayamıyorsanız sadece tat alma duyunuz çalışmış, koku ve görme duyularınızı hiç kullanmamışsınız. İşte bu noktada doygunluk hissinizin oluşma zamanı uzun vakit alabilirken, devamlılığı oldukça kısa sürecektir. Değiştirmediğiniz bu alışkanlığınız zamansızlıktan kaynaklanıyor olabilir. Öncellikle zaman ayırarak yediğiniz bir öğünün (akşam olabilir) tadının, kokusunun ve görüntüsünün farkına varmayı deneyin.



arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
Yazarlar Arşivi
Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Tüm yazıları
Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH