Metabolizma nasıl hızlanır?

Kıştan kalan fazla kiloları azaltmanın yolu sadece diyet yapmaktan değil, biraz da metabolizmamızı hızlandırmaktan geçiyor.

Metabolizma hızlanması vücudun daha çok enerji tüketmesi, dolayısıyla depo yağları enerji olarak yakması yani kiloların azalması ile aynı şeyi ifade ediyor.
Herkesin farklı metabolizma hızı var. Hatta aynı kişide güç, gücün seviyesi, yaşa, mevsime, yiyip içtiklerinize, aktivite düzeyinize göre değişebiliyor.
Metabolizmanız yaşlandıkça yavaşlıyor. Özellikle kadınlarda premenopoz ve onu takip eden menopoz dönemi metabolizma hızını ciddi ölçüde düşürebiliyor. Genelde kadınların erkeklerden, yaşlıların gençlerden daha düşük metabolizma hızı olduğu da biliniyor.

KASLARINIZI ARTIRIN!

Vücudunuzda kas kütleniz ne kadar çoksa, metabolik gücünüz o oranda yükseliyor. Diyelim ki 60 kiloda bir kadınsınız ve toplam ağırlığınızın yüzde 15’i kaslardan oluşuyor. Yaklaşık 10 kilo civarındaki kas kütlenizi yüzde 10 artırabildiğiniz takdirde, yani 20 kiloya çıkardığınızda, metabolizma hızınız yüzde 100’e yakın oranda artabiliyor ve siz hiç hareket etmediğinizde bile, hatta siz uyurken dahi daha önceki durumunuza oranla neredeyse iki kat enerji tüketen bir bedene sahip oluyorsunuz. Bu durum da hem kilo vermenizi kolaylaştırıyor hem de kilo almanızı zorlaştırıyor.
Her türlü egzersiz (mesela yürümek, koşmak, merdiven çıkmak, yüzmek, dans etmek, futbol, voleybol, tenis oynamak), metabolizmayı inanılmaz ölçülerde hızlandırabiliyor. Hele bir de kas kütlesi yoğun biriyseniz, bu hızlanma kilo verme çabanızı da destekliyor. Dahası verdiğiniz kiloları geri almamanın garantisi haline gelebiliyor. Özetle metabolizmayı hızlandırmanın iki temel garantisinin kas yapısını artırmak ve kasları kullanmak yani egzersiz yapmak, aktif bir hayat sürmek olduğunu asla unutmamak gerekiyor.

VE DİĞERLERİ...

Sık ve az yemenin, öğün atlamamanın, proteinden zengin beslenmenin, yeşil çay içmenin, baharatlı ve acı şeyler yemenin, sık ve bol su içmenin de metabolizmayı hızlandırdığı biliniyor. Ama bunların etkileri hiçbir zaman fiziksel aktivite kadar fazla olamıyor.
İşte bu nedenle kilo kontrolünün sadece diyet listeleri peşinde koşmakla ilgili bir süreç olmadığını, aktiviteyi artırmadan başarılı bir kilo verme programının ve de kilo yönetiminin olamayacağını aklınızdan çıkarmasanız iyi olur...

Gaz, şişkinlik, kramp

Kalın barsak, solucansı hareketlerle, içeriğini makata doğru yönelten düz kaslardan oluşmuş bir tüp geçittir. Sahibine yaşattığı sorunların çoğu da bu hareketlerin kısıtlanması ya da ritminin bozulması yüzünden ortaya çıkar. Barsakta biriken a(r)tıklar, ortamdaki bakterilerin aşırı derecede çoğalmasına yol açar. Fazla miktarda oluşan gaz, barsak cidarına basınç yaparak kramp tarzı ağrılara neden olur.
Stres ve kaygı yalnız beyni değil onun izdüşümü olan barsakları da hırpalar. Tıpkı kötü bir beslenme örneğinde ya da barsakları etkileyen bakteri veya virüslerin yarattığı enfeksiyonlarda olduğu gibi barsak cidarının uyarılması salgıyı (müküs) artırır, hareketi azaltır. Gaz, şişkinlik, hazımsızlık, iştah değişikliği, ağız kokusu gibi birçok sindirim yakınması ortaya çıkar.

Hava değişimlerine dikkat

Bu tür sorunlar, soğuk-sıcak farklarının fazla olduğu dönemlerde sık görülür. Baharda, gündüz-gece sıcaklıklarındaki aşırı oynamalar barsak hareketlerini olumsuz etkiler ve koliklere (batında sancı tarzı ağrılar) daha sık rastlanır. “Ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut düşünme derin” diyen eskiler belki de günümüz modern tıbbının araştırıp tedavi etmekte olduğu patolojilere pratik çözümler önermekteydi!

Dr. Evren ALTINEL

Osman MÜFTÜOĞLU yazılarını takip edin!

YAZARLAR

© Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding