Güneşten faydalanmanın tam zamanıdır!

Soğuk ve karanlık kış günlerini geride bıraktık gibi görünüyor.

Haberin Devamı

Güneşli günler bedenimizi, elimizi, yüzümüzü, ayaklarımızı güneşe göstermenin, kısacası “güneşi görmenin” en uygun zamanıdır. Güneş ondan akıllıca faydalanabildiğimizde bedenimize dünyanın en değerli ve en ucuz vitaminini neredeyse bedavaya hediye ediyor.
Tam teşekküllü bir hastane, mükemmel bir uzman doktor gibi çalışan D vitamininin yaklaşık yüzde 80’i güneşin deriyle teması sonucu sağlanıyor. Bedeninizi 15-20 dakika güneşe bırakmanız size 4-5 bin ünite D vitamini sağlıyor.
D vitamini kolesterol kökenli bir madde. Cildiniz güneş ışığıyla temasa geçtiğinde bu ışıktaki UVB ışınları, bu kolesterol kökenli maddeyi -7dehidrokolesterol- D vitaminine çeviriyor.
D vitamini ciltteki üretimin hemen ardından önce karaciğere gidip orada şekillendiriliyor daha sonra, son biçiminiyse bir heykeltıraş titizliğiyle çalışan böbreklerde kazanıyor. Yani aktif D vitamininin en önemli düzenleyicileri karaciğer ve böbreklerimizdir.
D vitamini süt ve süt ürünlerinde, balıkta, balık yağında, tereyağ ve yumurta sarısında da var ama besinlerdeki miktarı oldukça az. Kısacası sadece iyi beslenerek D vitamini ihtiyacımızın giderilmesi imkânsız gibi bir şey. Ne yapıp edecek, ya bir şekilde düzenli olarak güneşlenme fırsatı yaratacağız
veya ek olarak D vitamini desteği bir üründen faydalanacağız.
D vitamininin işlevleri sadece kemik ve diş gelişimiyle sınırlı değil. O kalp krizini önlemeden felçleri durdurmaya, şeker hastalığını geciktirmeden, bağışıklığı güçlendirmeye, belleği desteklemekten kanserle mücadeleye kadar çok farklı alanlarda inanılmaz işler başarıyor.
Zaten bunun için de ona ben, “doktor vitamin” diyorum. Vücudunuzu güneşe göstermeye, güneş görmeye ve daha çok D vitamini üretmeye
hazır olun.

BİR BİLGİ

Haberin Devamı

Greyfurt suyu ilaçlarımı etkiler mi?

İlkbaharda yaşanan gündüz-gece sıcaklık farkları ve hava değişimi soğuk algınlığı, nezle ve grip riskini artırıyor. Meşhur bahar yorgunluğu da cabası! Hastalanmamak, hastalanınca da çabuk toparlanmak için bol bol greyfurt, portakal yiyip sularını içiyoruz. Özellikle kalorisi az, vitamini çok diyerek greyfurtu yeğliyoruz.
Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var: Greyfurt ve bazı narenciye türleri çeşitli ilaçlarla etkileşime girer. İçerdikleri furanokumarin adlı madde, ince barsak duvarında bulunan ve ilaçların parçalanmasını ve dolayısıyla daha az miktarda emilmesini sağlayan enzimleri bloke eder. İlacın emilimine engel olan enzim görev dışı kalınca ilaçların kan düzeyleri artıp toksik etkileri ortaya çıkabilir. Bir bardak greyfurt suyu bile bu etkiyi yaratmaya yetebilir. Üstelik bu etkileşim 24 saate kadar uzayabilir. Aşağıdaki ilaçları kullanıyorsanız tedavinizi düzenleyen hekimle bu bilgiyi paylaşın.

Haberin Devamı

- Kolesterol düşürücü, statin grubu ilaçlar: Lovastatin, atorvastatin, simvastatin
- Alerji tedavisinde kullanılan antihistaminler: Feksofenadin, terfenadin
- Yüksek tansiyonda kullanılan kalsiyum kanal blokerleri: Felodipin, nifedipin, nikardipin
- Bazı psikiyatrik ilaçlar: Buspiron, triazolam, karbamazepin, diazepam, sertralin
- Ağrı tedavisinde kullanılan: Metadon
- Bazı bağışıklık sistemi baskılayıcıları: Siklosporin, takrolimus, sirolimus
- Ereksiyon tedavisinde kullanılan: Sildenafil

DR. EVREN ALTINEL

Yazarın Tüm Yazıları