Whitney, Fedai’yi izlemiş olmasın!

Pazar sabahı 06.30’da Whitney Houston’ın ölüm haberiyle uyandım, baktım bizim haber kanalları vermiş mi haberi diye...

Ne gezer, hepsi uykuda.
Twitter’ı takip etseler en azından bir altyazı geçecekler. 07.30-08.00’e doğru bir tek NTV geçmeye başladı altyazı, diğerleri hâlâ uyanmamıştı.
Geçtim BBC’ye, CNN’e flaş haber olarak veriyorlardı... Diyeceksiniz ki “Çok mu önemli Whitney Houston’ın ölümü?”
Önemli tabii çünkü kendisi Türkiye’de orta sınıfın bildiği ender yabancı şarkıcılardandır.
Michael Jackson ve Madonna’yı ilk iki sıraya koy, herhalde Whitney Houston da ilk 5’e girer. Türkiye’de bu kadar bilinmesine neden olan elbette “Bodyguard” filmiydi...
1- Bu filmde Türkiye’de çok bilinen bir başka Hollywood oyuncusu Kevin Costner’le oynaması...
2- Filmdeki “I’ll always love you” şarkısının etkisi...
3- Filmin acıklı Yeşilçam aşk hikayesi tadında olması Bodyguard’ı 90’lı yılların ikinci yarısında Türk izleyicisinin en çok izlediği aşk filmi yapmıştı.
Televizyonlar yıllarca reyting aldıkça tekrar tekrar filmi gösterdi.
Madem bu kadar ilgi gördü bu film deyip 2007-2008 sezonunda yapımcılar yerli Bodyguard’ı bile çekti, Fedai adıyla..
Hatırlayın, Whitney Houston yerine Seda Sayan, Kevin Costner yerine Tamer Karadağlı...
Ya da hiç hatırlamayın çünkü Türk televizyonlarının en kötü yapımlarından biriydi.
O kadar gürültü, tantanaya rağmen Star’da tutmadı, 7 bölüm sonra yayından kaldırıldı.
Whitney Houston 80’lerine kadar yaşasa daha 40 yıl hatırlamazdık ya Fedai’yi, bu acı olay vesile oldu işte...
CNN’de polis yetkilileri Whitney Houston’un ölümünde herhangi bir cinayet şüphesi olmadığını söyledi.
Pazar sabahı içime kurt düştü, “Bu kadın Fedai’yi internetten bulup izlemiş olmasın” diye şüphelenmeye başlamıştım ki, AP’nin life style editörleri Whitney Houston’ın ölüm nedeninin uyuşturucuyla ilgili olabileceğini açıkladı.

İkisi arasında 5 fark

2007 sonunda çakma Bodyguard olarak çekilen Fedai gerçekten berbat bir diziydi.
Eminim Seda Sayan ve Tamer Karadağlı da bugün hatırlamak dahi istemiyorlardır. Ama madem Whitney Houston’un ölümü bizi nostaljik bir yolculuğa çıkardı, Fedai’nin yayınlandığı dönemde internette dolanan, benim biraz güncellediğim şu kıyaslamayı paylaşmamak olmaz...
İşte “I’ll always love you” eşliğinde Seda Sayan’la Whitney Houston arasındaki 5 fark...
1- Seda Sayan’ın Fedai’si fantastik türde çekilmiştir. Whitney Houston’ın filmi bildik aşk filmidir.
2- Seda Sayan, Kadırgalı-dır bodyguard’a ihtiyacı yoktur. Whitney Houston, New Jersey’lidir bodyguardsız bir yere gidemez.
3- Seda Sayan sabah erken kalkar arı gibi çalışır, sabahların sultanıdır. Whitney ise şöhret ile kendini kaybetmiştir.
4- Seda Sayan kadın budu köftedir, Whitney’den en fazla çöp şiş olur.
5- Seda Sayan bornozla Ece Erken’in stüdyosunu basacak kadar, ‘oraya gelir saçını başını yolarım’ tarzındadır, Whitney Houston “we have a problem”dir...

Hepimiz Kazım’ız!

Ne yalan söyleyeyim Colin Kazım’a hiç kanım ısınmadı.
Fenerbahçe’de oynarken de, Milli Takım’da da, en son da Galatasaray’da ne tarzını, ne oyununu sevdim...
Bu yüzden Galatasaray’dan Yunanistan’ın Olympiakos takımına kiralık gitmesine sevinenlerdenim.
Ama ilk maçında milliyetçi PAOK taraftarları muz attılar Kazım’a...
Avrupa statlarında siyah oyunculara karşı son yıllarda sık görülen ırkçı bir saldırı bu.
Hem Türk hem siyah olduğu için bu çirkin saldırıya maruz kaldı Kazım.
Ama o çıktı her zamanki umursamazlığıyla, “Muz siyah renkteydi ve çürümüştü. Bir maymun bile o muzu asla yemezdi” dedi.
Güldü geçti...
Birden gönlümü kazandı.
O vurdumduymazlığına ilk kez kanım ısındı...
Bu yüzden “Hepimiz Kazım’ız” diyorum.
Galatasaray taraftarı da Kayseri maçında bu ırkçı saldırıyı kınayıp “Hepimiz Kazım’ız” demeliydi.
Çarşı olsa kesin yapardı.
Zamanında muz atılan Barcelona’nın siyah oyuncusu için bile “Hepimiz Eto’yuz” demişlerdi.

YAZARLAR

© Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding