Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
26 Kasım 2014 Çarşamba 15:43
 Yazarlar
13 Ekim 2010
Cengiz SEMERCİOĞLU  csemercioglu@hurriyet.com.tr

Kedi öldüren insan da öldürür


İzmir Bornova’da üç gencin bir kediyi öldürme görüntüleri hem televizyonlarda hem internette yayınlandı.

Muhtemelen ellerindeki pitbull’a kedi boğdurmak gibi sapıkça bir eğlence için yola çıkmışlar.

Kedi yuvasından çıkmayınca tekmelemeye çalışan gençlerden biri yere düştü, sinirlenince de kediyi kafasına basarak öldürdü.

Bu nasıl bir caniliktir, bu nasıl bir vahşiliktir inanılır gibi değil.

Daha da korkuncu, bu vahşetin cezası Türkiye’de hâlâ yok...

Dün öğlen saatlerine kadar İzmir’de üniversitede okuduğu söylenen gençler bulunamamıştı.

Bulunsa ne olacak ki?..

Kabahatler kanuna girdiği için 100-150 lira para cezası kesilecek kediyi öldüren gence, onun tahsil edilip edilmeyeceği bile muamma.

Sonra pitbull’una boğdurmak için sokakta yeni kediler arayacak.

Onun pitbull sahibi olması da hayvan sevgisinden kaynaklanmaz, şiddet sevgisinden kaynaklanır.

Gelişmiş toplumlar bu olaya şöyle bakar; normal bir insan kediyi üzerine basarak öldürür mü?

Hayır...

Bunu yapıyorsa şiddete eğilimli biridir.

Hiçbir suçu olmayan bir canlıyı öldüren, günün birinde insan da öldürebilir.

Bu yüzden hayvanı öldürene en ağır cezayı verirler, tedavi için kliniklere gönderirler.

Hayvanları Koruma Kanunu, TCK’ya göre suç kapsamına alınmadığı sürece ise Türkiye’de bu işin önüne geçilmez.

Bu olay, ‘ne var işte bir kedi öldürülmüş’ diye bakılmayacak kadar önemli.

Bugün toplumda sürekli artan şiddeti anlamak için o toplumun geçmişine bakmak gerekiyor...

Orada çocukluğunda kedinin kuyruğuna teneke bağlayan, köpeği taşlayan, ilk gençliğinde keçiye-eşeğe tecavüz eden, kedilerin başını ezen bir kuşak göreceksiniz.

Bunu değiştirmek için hayvan hakları hemen şimdi!

Radikal yazarları gazeteye gidecek

Geçenlerde Eyüp Can, yeni Radikal’i anlatmak için öğle yemeğine davet etti bir grup yazarı...

Gazetenin prova baskılarını gösterdi, neler yapacaklarını anlattı.

Şu kadarını söyleyeyim, bugüne kadar alıştığımızın dışında bambaşka bir Radikal geliyor.

Bir defa boyu küçüldü, tabloid oldu (bu gazetecilik terimini bilmeyen okurlar için dergi boyutlarına yakın diyeyim).

Tabloid boyla ilgili “Türkiye’de tutmaz, okur alışık değil, reklam veren istemez” yargısını yıkmaya kararlı Radikal’ciler.

Tam batı işi, İngiliz gazetelerini andıran tarzda bir görüntüye sahip olmuş gazete.

Yayının içeriğiyle ilgili sorumuza da şu yanıtı verdi Eyüp Can:

“Türkiye’de kutuplaşmadan, kavgadan, çekişmeden bıkmış ciddi sayıda bir okur kitlesi var, biz onu hedefleyeceğiz” dedi. Özel dosyalar, gündemdeki konularla
ilgili derinlemesine araştırmalar yer alacak Radikal’de.

Uzman gazeteciliği öne çıkaracak.

Eyüp’ün verdiği bilgiler içinde en ilginç olanlardan biri de gazetenin yazarlarıyla ilgiliydi...

“Ahkam kesen yazarlar değil, olayın içinde, sahada olan yazarlar olacak bizde” dedi.

Radikal’de yazarlara haftanın en az iki günü gazeteye gelme koşulu konmuş.

“Gazetelerde bir yıl boyunca binaya uğramayan yazarlar var. Biz de haftanın en az iki günü gazeteye gelecekler, toplantılara katılacaklar” dedi Eyüp Can...
İnternet ve gelişen teknolojiyle bugün gazetelere giden yazar sayısı yok denecek kadar az.

Ben de Eyüp gibi yazarların gazete havasını soluması gerektiğini düşünenlerdenim.

Hele Radikal gibi yazarları sahada olacak bir gazete için kaçınılmaz.

Bu pazar yayın hayatına başlıyor yeni Radikal... Hem okurun hem de gazetecilerin alışkanlıklarını değiştirecek gözüküyor.

Aysun’a bir uyarı

Aysun Kayacı çobanın oyu argümanıyla sürekli kendi ismi üzerinden siyaset yapılmasına sonunda haklı olarak isyan etti.

Çok da güzel bir açıklama yaptı.

Tek bir cümleye takıldım açıklamasında, diyor ki:

“Dizilerde başrol oynamış, canlı yayınları yapmış, çalışkan, özverili, disiplinli, yardımsever, özgürlükçü, tartışmalardan uzak kalmayı tercih eden, barışçı ve başarılı bir genç kadınım”...

Aysun’u tanırım, bu cümlede kişiliğiyle ilgili geçen her sözün altına imzamı atarım.

Bunları, hatta daha fazlasını Aysun için çekinmeden söylerim...

Ama bırak da bunu biz söyleyelim, seyirci söylesin Aysun...

Kişi kendini övmeye başlayınca, peş peşe eklenen bu kelimelerin hepsinin altı boşalıyor.



Arşive Ekle Yazdır Benimsayfam'da Paylaş Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Arkadaşına Gönder
Yazarlar Arşivi
Cengiz SEMERCİOĞLU
Tüm yazıları
Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH