Magazin Yazarlar
Konsere marş marş!



Biliyorsunuz bu sene 8 Mart Kadınlar Günü’nün en bomba organizasyonu Güldünya konseri. Geçen sene Türkiye’mizin “bülbül” kadınları, şiddet mağduru kadınlar için söylemişti.

Bu sene taşın altına elini koyanlar, Türkiye’nin önemli erkek sesleri. Konserde Cihan Okan, Ferhat Göçer, Kenan Doğulu, Mirkelam, Mustafa Ceceli, Teoman, Yalın ve Yüksek Sadakat, hem kendi şarkılarını söyleyecek hem de programda olmayan bazı sürprizler yapacak.

Geçen sene Güldünya, aynı zamanda bir albüm projesi olarak da karşımıza çıkmıştı. Bu defa bu konuda güzel bir değişiklik var, Güldünya konseri büyük bir prodüksiyonla kameraya çekiliyor. Dolayısıyla konserin tamamı, bir albüm değil, konser DVD’si olarak nisan başında müzik marketlerde satılacak.

***

Eveeet, bu işin eğlence kısmı.
Ben size bugün bu konserin tam olarak ne işe yaradığını anlatacağım.

***

Efendim, bunu da çok iyi biliyor olmalısınız ki, “Güldünya”, Hürriyet’imizin “Aile ıçi şiddete Son” kampanyasına destek olmak için yapılan bir organizasyon.

Alınan her biletten elde edilen gelir, Aile ıçi şiddet Acil Yardım Hattı’na gidiyor.

Peki bu Acil Yardım Hattı ne işe yarıyor?

Şu anda 0212 656 96 96’yı arayan şiddet mağduru kadınlar, telefonun ucundaki profesyoneller sayesinde dertlerine çare buluyorlar.

Bu bir İstanbul numarası ancak bugüne kadar Türkiye’nin her yerinden ve 35 ülkeden “bana yardım edin” çağrısı aldı. Şimdi gerekli altyapı çalışması yapılıyor, yakında her yerden şehir içi tarifenin geçerli olacağı 444’lü numaraya geçiş yapılacak.

***

Neler oldu bugüne kadar, biraz ondan bahsedeyim size.

Bugüne dek, Acil Yardım Hattı’nı arayan tam 490 vaka “acil” sınıflandırmasına giriyordu. Örnek mi?

Ağrı’da kocası tarafından doğranılmak üzere olan bir kadın kurtarıldı ve tedavi edildi.

Taa Fransa’lardan, Lyon’dan arayan bir kadın öldürülmekten kurtarıldı.

Örnek bol.

İşte, siz bu biletleri almakla, Acil Yardım Hattı’nda çalışan 6 psikolog, bir proje koordinatörü ve bir proje asistanının maaşını ödüyorsunuz. Onlar da kadınları kurtarıyor. Yani aslında, siz kurtarıyorsunuz.

Bu konser ve nisan başında çıkacak olan DVD ile tam 8 aylık gelir sağlayacaksınız.

***

Kadına karşı şiddetin Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri olduğu bir gerçek.

Hürriyet bu konuyla ilgili büyük bir proje yürütüyor ancak şiddetin kökünü kazımak o kadar da kolay değil.

Eğitimli adam da dövüyor, hayatında okul yüzü görmemiş adam da... Bu işler şehrin göbeğinde, hemen yan komşunun evinde de oluyor, 25 hanelik köyde de...
Ne kadar zor işimiz düşünsenize... “Arkadaşım” dediğiniz adam gece evine gidince karısını dövüyor, işin boyutları tahmin ettiğimizin de ötesinde.

Gururla söyleyeceğim, Hürriyet’in çabası önemli bir dönüşüm başlattı.

En önemlisi, kampanyamız, kadına şiddet ile ilgili hukuki anlamda önemli bir değişime önayak oldu. Kanunun değişmesinden önce, karakola “kocam dövdü” diye sığınan kadını “kocandır, döver de, sever de” diye evine geri gönderebilen polis, şimdi kadının başına bir haller gelmesi söz konusu olursa “cinayete ortaklık” ile yargılanıyor.

Ayrıca yeni kanunun nasıl uygulanacağı konusunda “eğitici kurum” olarak da görev yaptı Hürriyet...

İşte diyorum ki sevgili şiddet karşıtı Habitus okuru, gel sen de bize katıl, bir bilet al ve konserimize gel.

On numara bir katkın olur bu güzel kampanyaya.

Ben, anlamamak?!

Şu hayatta iki insanlık hali var ki kızılmasını bir türlü anlamam: Uyumak ve unutmak!

Hani Pelin Batu’yu canlı yayında uyuduğu için ayıplayanlar filan var ya...

Arkadaşım uyku bu UY-KU, bak iki hece, kontrol edebildiğin bir durum değil.

Bazen öyle zamanlar oluyor ki gelince geri gönderemiyorsun, kafein ya da herhangi bir şok işe yaramıyor, o anda tek yapabileceğin gözlerini kapatmak!

Uyu Pelin’ciğim, sen uyu, hiçbir anormallik yok bunda.

İkinci anlaşılmaz durum ise unutana kızmak...

Anahtarını unutana kızılır, cep telefonunu unutana kızılır...

Unutmak istemli olarak yapılmadığına göre kızmak niye?

“Niye unuttun?” kadar saçma bir soru var mı?

Madem var, “Niye unuttun?”a da tek cevap var:

“Bilmem, bu konuyla ilgili şu bilinç düzeyinde sana verilebilecek bir cevabım yok. Beyin hücrelerime sor istersen?!?!?”



4 Mart 2010