Hürriyet'i Takip Et

Hürriyet'i Takip Et!
Hürriyet Facebook
Hürriyet Twitter

Keşanlı Ali’nin hırçın ikilisi

Röportaj: Ebru Esen TURGUD
28 Şubat 2012
Keşanlı Ali’nin hırçın ikilisi

Rukiye ile Fadime... Kanal D ekranlarında yayınlanan “Keşanlı Ali Destanı”nın birbiriyle anlaşamayan ama birbirleri olmadan da yapamayan iki sivri karakteri onlar... Rukiye’yi canlandıran Devrim Yakut ve Fadime’yi oynayan Burcu Salihoğlu, bu iki ilginç tipleme için “Ne seninle ne de sensiz durumları var. Birbirini besleyen bir çift onlar” yorumunu yapıyor.

Hayat verdiğiniz Rukiye ve Fadime karakterleri, sürekli didişseler bile birbirleri olmadan da yapamıyorlar.           

- Devrim Yakut: Ne seninle ne de sensiz gibi bir durumları var onların. Birbirini besleyen bir çift aslında. Fadime eşi ile problem yaşayıp şehri terk ettiğinde, ona en çok destek olan, onun için üzülen ve “gel” diyen yine Rukiye’ydi. Çünkü onun gidişiyle bir yarısı yok oldu. Neredeyse Rukiye’nin var oluş sebebi Fadime’nin varlığı diyebilirim.       

- Burcu Salihoğlu: Eğlence için kavga ediyorlar biraz da... Birbirleri olmadan, biri diğerine takılmadan yapamıyor. Aslında ikisi de birbirini seviyor ama sevgilerini ifade ediş biçimleri bizimkinden çok farklı.

Sizde de canlandırdığınız karakter gibi biraz Karadenizli havası var Özlem Hanım... Gerçekte Karadenizli misiniz?
    
- Burcu Salihoğlu: Evet. Burnumdan da anlaşılıyor sanırım (gülüyor).

- Devrim Yakut: Benim canlandırdığım karakter ise Antepli ama şehir hayatına entegre olma durumu var. Bu biraz da rejinin isteği üzerine böyle oldu. Rukiye Antepli, Fadime Karadenizli. Rukiye’nin kocası Karadenizli, Fadime’nin de kocası Antepli. Böyle çapraz bir dörtlü bunlar.

SETTE ÇOK EĞLENİYORUZ

“Keşanlı Ali Destanı”nın diziye uyarlanması aşamasında herkes farklı görüş belirtti. Kimi “olmaz” dedi, kimi “ne güzel olur”... Siz teklif geldiğinde ilk ne düşündünüz?

- Devrim Yakut: Beni hiç endişelendirmedi. Her oyuncunun gönlünden, bir gün “Keşanlı Ali Destanı”nın tiyatro versiyonunda yer almak geçer. Çünkü bu eser bizim Türk Tiyatro tarihimizin baş yapıtlarından. Yaklaşık 20 yıldır bu işi yapıyorum ama bana tiyatro sahnesinde bu oyunda oynamak kısmet olmadı. Dolayısıyla teklif gelince çok heyecanlandım. Ama bu heyecanda Çağan Irmak adının da büyük rolü var. Çağan tiyatroyu ve oyuncuyu çok seven bir yönetmen. ıyi bir şey ortaya çıkacağından emindim. Seyirci ne düşünüyor bilemiyorum ama biz bu işin içinde olmaktan çok mutluyuz...

- Burcu Salihoğlu: Aynen öyle. Çok fazla kadın karakterin yer almadığı bir oyun aslında, buna rağmen heyecanlıydım. Bana teklif geldiğinde çizgi film kahramanı Temel Reis’in karısı Safinaz’a benzeyen bir karakter arıyorlardı. Çok gülmüştüm. Çünkü okul hayatım boyunca bana hep “Safinaz” derlerdi.

Sette çok eğlendiğinize dair duyumlar geliyor...

- Devrim Yakut: Kesinlikle... Çok eğleniyoruz. Setten hiçbir zaman kafa yorgunluğu ile dönmüyorum. Vücut yoruluyor ama kafa dinç. Kar, kış, soğuk gibi zorluklara zevkle katlanıyoruz. Mesela ev çekimlerinde soba yakıyor, demliği üzerine koyup çay demliyoruz. ıyi bir proje ve iyi dostlar olunca, ne oynadığınızla çok fazla ilgilenmiyorsunuz da... Bir de Çağan Irmak’la çalışmak çok lezzetli. Fantezisi çok geniş bir yönetmen. Oyuncudan gelen her öneriye açık.

İŞTEN İBARET YAŞAMLAR

Devrim Hanım, aynı zamanda Ankara Devlet Tiyatrosu kadrosundasınız. İstanbul’da dizi, Ankara’da tiyatro... Bu tempo sizi zorluyor olsa gerek...

- Devrim Yakut: Evet, beş sezondur “Tek Kişilik şehir” adlı oyunu sahneye koyuyoruz. Arada bir turneye gidiyor, oyunumu oynuyor ve geri dönüyorum. Bu ay sonu üçüncü turneme çıkacağım. En son Zonguldak’taydım, bu ay sonu Denizli’ye gideceğim. Tepkiler gerçekten olağanüstü. Zor olsa da tiyatro benim için vazgeçilmez bir şey...

Normalde Ankara’da yaşıyordunuz. Dizi gündeme gelince İstanbul’a yerleştiniz mi yoksa çekim günleri gelip sonra geri mi dönüyorsunuz?

- Devrim Yakut: İstanbul’a yerleşmedim. Sürekli gidip geliyorum. Ama önümüzdeki iki yıl içinde emekli olacağım. Emekli olduktan sonra İstanbul’a yerleşmek, burada yaşamak, yaşlanmak ve burada ölmek istiyorum. Çocukluğum İstanbul’da geçti, daire tamamlansın istiyorum.

Evli misiniz? Çocuğunuz var mı?

- Devrim Yakut: Çocuğum yok ama yakında eşim olacak. Evlilik arifesindeyiz.

Burcu Hanım sizin temponuzun da pek farkı yok. Hem dizi var, hem bir üniversitede öğretim görevlisisiniz hem de tiyatro çalışmalarınız devam ediyor bildiğim kadarıyla...

- Burcu Salihoğlu: Evet. Mart ayında geçen sezon oynadığımız “Ölüleri Gömün” oyununa başlayacağız. Haftanın iki günü okul, geri kalan günler set ve tiyatro arasında mekik dokuyorum. Sosyal yaşantım çok az. Oyun izlemek, sinemaya gitmek... Sosyal yaşantımı bunlar oluşturuyor.

ŞU BİR GERÇEK Kİ BİZ BOYA GÜZELİYİZ!

Karakterinizi yansıtan kostümleri giymek, o karaktere bürünmenize yardımcı oluyor mu?

- Devrim Yakut: Tabii ki... Kostümler, kat kat giyinmek, başınıza örttüğünüz örtü, hiç makyaj yapmıyor olmak... ılk zamanlarda ne kadar üzülüyorduk “Ne kadar çirkin görünüyoruz, iyi ki makyaj malzemelerimiz var” diye. Ama bununla da barıştık. O da biziz. Ve normal hayatta sokakta kimse bizi tanımıyor, bu da benim çok hoşuma gidiyor. Demek ki o kadın olmak yolunda iyi yol almışız diyorum. Ama şu bir gerçek, boya güzeliyiz. Boyalar iyi ki var (gülüyor)...

Sizi de mi sokakta tanımıyorlar Burcu Hanım?   

- Burcu Salihoğlu: Yok, beni de tanımıyorlar. “Bir yerden hatırlıyoruz, gözümüz bir yerden ısırıyor” diyorlar ama genelde çıkaramıyorlar..

                                                                                                                                                                                                                                                                                 

Hürriyet Haber Yorumları - Yorum Yaz
26/02/2012 - 18:25
dizinin en ilginc karakterleri bence.
 ADnet  
Reklam için
© Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding