Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
31 Ekim 2014 Cuma 20:33

 ADnet  
Reklam için
Hürriyet Anasayfa > Tüm Magazin Hattı Haberleri

Hemşire olmasaydım şarkıcı da olamazdım

Paylaş Benimsayfam'da Paylaş
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş
Röportaj: Ebru Esen TURGUD 17 Mayıs 2010
Hemşire olmasaydım şarkıcı da olamazdım
Dört yıldır Zorba adlı mekanda sahne alan Göknur, “Göknur Zorba Geceleri Live” adlı albüm ve DVD’si ile eğlenceyi ev ortamına taşıdı. Asıl mesleği hemşirelik olan şarkıcı, sürpriz meslek değişiminin sebeplerini ve hikayesini Kelebek’e anlattı.

FOTOĞRAFLARLA GÖKNUR  

“Göknur Zorba Geceleri Live” adında bir albüm, bir de DVD çıkardınız. Öncelikle o çalışmadan söz edebilir misiniz?  

- 22 yıldır kalitesinden ödün vermeyen bir mekanın bir sanatçıyla yaptığı ilk albüm çalışması bu... O açıdan kısmetli olduğumu söyleyebilirim. Albümde 33 şarkı var. Altısı Türkçe-Yunanca, geri kalanları Yunanca... Repertuvarı Zorba’da birlikte çalıştığımız Buzuki Hakan ile hazırladık. Geçen yıl planlamıştık aslında bu albümü, ama çıkarmak bu yıla kısmet oldu.

Ya DVD?       
 
- Biz sadece CD çıkarmayı düşünüyorduk, ama sonra bizi izlemeye gelen ve tadı damağında kalanlara ya da hiç izlememiş olanlara da ulaşalım diye düşündük. Zorba’daki eğlencenin birebir çekimini yaptık. İnsanların evde, düğünde, bayramda, nişanda, doğum günlerinde izleyebilecekleri, danslarıyla eşlik edebilecekleri bir çalışma çıktı ortaya.

Siz sahnedeyken sadece başkalarını eğlendirmiyor, kendiniz de eğleniyorsunuz. En azından öyle görünüyor...

- Ben eğlendirirken ayna görevi yapıyorum. Karşımda ne varsa onu yansıtıyorum. Bazen enerjisi düşük insanlar da çıkıyor. Önce yarım saat kadar bakışıyoruz, sonunda birbirimizden elektrik almaya başlıyoruz. Gecenin sonundaysa herkesle arkadaş oluyoruz. Ben samimi biriyim, sıcak bir elektriğim var. Bunu sahneye de yansıtabildiğim için şanslıyım. Aynı ekiple haftanın dört günü sahne alıyoruz ve ben her seferinde aynı heyecanla sahneye çıkıyorum. Benim için üç masa da bir, 100 masa da...

İnsanları eğlendirmek konusunda zaman zaman zorluk yaşadığınız oluyor mu?

- Bazen genç yaştaki insanları zaptetmek zor oluyor. Bazen otur diyorsunuz oturmuyorlar ve repartuvarımı okumamda sıkıntı yaratabiliyorlar. O açıdan orta yaşlı insanlar daha anlayışlı...

TABAK KESİĞİNİN ACISINA BAĞIŞIKLIK  KAZANDIM

Yunanca bilmeden Yunanca şarkıları bu kadar güzel okumayı nasıl başarıyorsunuz?


- Hiç bilmiyor sayılmam ama tam olarak hakim değilim tabii. Kursa başlamıştım, yoğun tempom yüzünden ona da devam edemedim. Yunanistan’a gidersem kaybolmayacak kadar biliyorum işte... Yazın Atina’ya gidip orada öğrenmeyi düşünüyorum.

Peki Yunanca bilmeden bu işe nasıl başladınız?

- “Senin dilin Yunanca’ya yatkın” diyerek Zorba’dan böyle bir teklifte bulundular. Ben de boğulursam büyük denizde boğulayım diye düşünüp kabul ettim. ışin içine girince çok da eğlendim. ıyi ki “evet” demişim.

Bir gece kırılan tabaklardan sıçrayan parçayla bacağınız kesilmiş, hastaneye gidip dikiş attırdıktan sonra yine sahneye dönmüşsünüz, doğru mu?

- Evet, böyle bir olay yaşadım. Benim bacaklarım sahnede kırılan tabakların yaptığı kesiklerle doludur zaten. O gece normalden daha fazla acı hissettim, peçete koydum ve peçetenin bir anda kıpkırmızı olduğunu gördüm. Hemen hastaneye gittik, iki dikiş atıldı. Hatta bir an önce sahneme dönebileyim diye uyuşturmadan dikiş attırdım. Doktor da şaşırmıştı.

Bu nasıl bir sahne aşkıdır...

- Çünkü oraya gelenler artık benim müşterilerim değil dostlarım, ben öyle görüyorum. Kaldı ki işimde çok mükemmeliyetçiyim. Beni dinlemeye gelenleri orada öylece bırakamazdım. Hiçbir şey olmamış gibi sahneye çıkıp eğlenmeye, eğlendirmeye devam ettim. Dediğim gibi bacaklarımın kesilmesi artık bana sıradan geliyor. Tabak kesiğinin acısına bağışıklık kazandım!

İĞNE YAPMAYI BİLİYOR MUSUN SORUSUNDAN NEFRET EDİYORUM

Siz aslında hemşireymişsiniz. O günlerden biraz bahsedelim mi? 

- Evet, asıl mesleğim hemşirelik. Hemşire olmamı ailem istedi. Ben de onları kırmayarak sınavlara girdim, kazandım. Okulu bitirip hemşire oldum. Sonra Amasya’dan İstanbul’a geldim. Hemşire olmasaydım İstanbul’a gelemeyecek, konservatuvara giremeyecektim. Gece hemşirelik yapıp, sabah birkaç saat uyuyup sonra okula gidiyordum. Dört yıl böyle geçti. Üstelik acil servis hemşireliği yapıyordum, sürekli sirkülasyon vardı.

Bir gün eğlence sektörünü bırakırsanız hemşireliğe dönmeyi düşünür müsünüz?

- Yeterince para kazanabilirsem bir klinik açmak istiyorum. Fiilen orada bulunurum ama aktif olarak hemşirelik yapamam herhalde. Sadecea zaman zaman müdahale edebilirim belki...

İnsanlar bir doktor gördüklerinde direkt şikayetlerini anlatmaya başlarlar ya, size de bu şekilde yaklaşanlar olur mu?

- Hemşire olduğumu söylediğimde “Sen iğne yapmayı biliyor musun, tansiyon da ölçebiliyor musun?” diye soruyorlar bana... Bu sorulardan nefret ediyorum. Birtakım derin bilgiler belki unutulabilir ama kaba bilgileri unutmayız. Hemşireliğin en temel bilgisi iğne yapmaktır. Bu bir şarkıcıya şarkı söylemeyi biliyor musun demek gibi bir şey!

BİZİM EVDE VUR PATLASIN ÇAL OYNASIN DURUMU VAR 

Beş kız kardeşin en küçüğü sizmişsiniz. En küçük kız kardeş olmanın avantajları neler? 

- Diğer dördü bana hep annelik yapıyor, o yüzden çok şanslıyım. Bayramlarda mutlaka bir araya geliriz. Memlekete gittiğimde büyük sevgiyle karşılanırım. Küçük olmak bence çok keyifli. Ablalarım da müzikle uğraşıyorlar zaten, bir araya geldiğimizde vur patlasın çal oynasın durumu yaşanıyor.

Ne kadar şanslısınız, işinizde de eğleniyorsunuz evinizde de...  

- Gerçekten öyle...

BENİM AİLEM DEJENERE İLİŞKİLERİ KALDIRMAZ

Yıllardır İstanbul gece hayatındasınız ama magazinel bir isim değilsiniz. Bu bir tercih herhalde...

- Tabii ki... Zaten haftanın dört günü sahnedeyim, bana kalan zamanımı ailemle mi geçiririm yoksa erkek arkadaşımla mı, o da bana kalsın istiyorum. Ben ataerkil bir aileya sahibim. Çok fazla göz önünde olmayı ve dejenere ilişkileri kaldıramazlar. Kaldı ki bu benim de tarzım değil. Düzgün bir yaşam tarzını benimsedim.

ÖNÜMÜZDEKİ SEZON TELEVİZYONDA OLABİLİRİM

Sizin albümünüz ekimde çıkıyor... ıçeriği nasıl, pop şarkılardan mı oluşuyor?

- Genelde pop ağırlıklı olacak ama belki birkaç tane de Yunanca eser okuyabilirim.

Peki televizyon ekranlarında olmak gibi bir düşünceniz var mı?

- Gelen birkaç teklif var. Belki önümüzdeki sezon bir televizyon programı yapabiliriz. Birkaç tane de dizi teklifi geldi, ama eğitimini almadan bir işe kalkışmanın mantıklı olmadığını düşünüyorum. Belki misafir oyuncu olarak yer alabilirim, o kadar.



 
Yorumlarınızı Yazınız
Bu haber hakkında henüz yorum yok
Diğer Haberler
Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH