Yakında herkes onu tanıyacak

Güncelleme Tarihi:

Yakında herkes onu tanıyacak
OluÅŸturulma Tarihi: AÄŸustos 19, 2008 00:00

"Üç Maymun"da başrol oynayan Ahmet Rıfat Şungar, Cannes macerasını anlattı.

Haberin Devamı

 "Üç Maymun"da başrol oynayan Ahmet Rıfat Şungar, Cannes macerasını anlattı: "Hatırla Sevgili" dizisi için saçlarımı kazıtıp, bıyıklarımı kesmiştim. Natalie Portman'ın beni böyle de tanıması ilginçti." Arkadaşlarım bile tanımadı
Cannes'da ödül alan "Üç Maymun"daki performansı Fransız sinema eleştirmenleri tarafından övgü alan Ahmet Rıfat Şungar, "Hatırla Sevgili" dizisindeki cezaevi çekimleri için saçını kazıtıp, bıyıklarını kestirdikten sonra Cannes'daki ödül törenine katıldı. Türk stadındaki arkadaşlarının bile tanımakta zorlandığı Şungar'ı Natalie Portman'ın tanıması genç oyuncuyu çok şaşırtmış.
O da Ceylan'ı merak ediyor
Şungar, Portman'la arasında geçen sohbeti şöyle anlattı: "Natalie gülerek yanıma geldi ve 'Ahmet sen misin' dedi. Filmi ve performansımı övgülere boğdu. O da Nuri Bilge Ceylan'ı merak ediyor olsa gerek sürekli set ortamımızı ve nasıl böyle inandırıcı oynadığımı sordu durdu. Filmde saçlarım uzundu beni nasıl tanıdı hayret ediyorum. Türkiye'den imrenerek takip ettiğim Portman'ın böylesine mütevazı olacağını doğrusu tahmin etmezdim."

Hürriyet

Cannes'da jüri üyesi olan Natalie Portman ile Ahmet Rıfat Şungar, ödül töreni sonrası düzenlenen partide tanıştı.

Yakında herkes onu konuşacak

Ahmet Rıfat Åžungar, ÅŸu an Türkiye’de çok tanınmıyor ama Fransa’daki eleÅŸtirmenler arasında çok popüler. "Üç Maymun" ülkemizde vizyona girdiÄŸinde herkesin adından söz edeceÄŸine inandığımız Åžungar ile hayatını, oyunculuÄŸu ve tabii ki Cannes macerasını konuÅŸtuk. Genç oyuncuyu, Cannes’da en çok etkileyen olay ise Natalie Portman’ın kendisini tanıması olmuÅŸ. Portman, Åžungar’ın oyunculuÄŸunu iltifatlara boÄŸmuÅŸ.   Â

Haberin Devamı

Konservatuvardan mezun olduğun gün Nuri Bilge Ceylan’dan "Üç Maymun" filmi için teklif geldiği söylendi...

- Evet, öyle oldu. Bir ajansa kendimi tanıtan bir film vermiştim. O filmde görmüş Nuri Abi beni. Daha sonra deneme çekimi yapıldı. Bir sahneyi Nuri Abi ile birlikte oynadık. Bütünleme sınavından çıktığım gün Nuri Abi aradı "Senin işin tamamdır. Beraber çalışıyoruz" dedi.

Haberin Devamı

Birlikte oynadığınız sahnede meşhur tokat olayı gerçekleşti değil mi?

- Filmde anneme tokat attığım bir sahne vardı. Nuri Abi, o sahne üzerinden oyuncu seçimi yaptı. O sahneyi karşılıklı Nuri Abi ile birlikte oynadık. Tabii bu olay gazetelere "Ahmet, Nuri Bilge Ceylan’a tokat attığını açıkladı" gibi çıktı. O sadece bir tokat sahnesiydi. Sahnenin doğalında ne gelişiyorsa biz bunu Nuri Abi ile birlikte canlandırdık. Nuri Abi’ye tokat attım durumu yok yani.

"Jan Jan" filmindeki küçük rolünden sonra Nuri Bilge Ceylan gibi bir büyük ustayla çalışmak sende sıkıntı yarattı mı?

- Açıkçası ilk günlerde biraz sıkıntı çektim. Tabii bu tamamen benle alakalı bir durumdu. Sete alışmakta biraz sorun yaşadım ama bu da en fazla üç-dört gün sürdü. Nuri Abi ile konuştuktan sonra kendime geldim. Ondan sonra çok rahattı her şey. Nuri Abi’nin setinde olmak bir oyuncu için büyük keyif.

Haberin Devamı

Cannes’da kırmızı halıda yürümek nasıl bir duyguydu?

- "Üç Maymun" orada çok büyük yankı uyandırdı. Uluslararası ünlü oyunculardan davetlerde duyduğumuz övgü dolu sözler oldu. Güzel bir deneyim oldu benim için.

Hangi ünlü oyuncularla tanışma fırsatı buldun?

- Birçoğuyla sohbet etmek imkanımız oldu ama asıl koyu sohbetleri jüri üyeleriyle yaptık. Onlar bizim filmi çok beğenmişti. Benim için en ilginç olay ise Natalie Portman’la tanışmam oldu. Biliyorsunuz ben filmde uzun saçlıydım Hürriyetama Cannes’daki açılıştan sonra "Hatırla Sevgili" dizindeki cezaevi sahnem için İstanbul’a döndüm. Bu sahne içinde saçım kazındı, bıyık kesildi. Çekim bittikten sonra Cannes’a tekrar döndüğümde "Üç Maymun" filmindekinden çok farklı bir görünüme sahiptim. Yani filmi izleyen biri, beni ödül töreninde tanıyamazdı. Zaten öyle de oldu. Cannes’da Türkiye standındaki arkadaşlarım bile beni zor tanıdı. Arkadaşlarım bile tanımakta zorluk çekti. Ödül töreninden sonra ödül alan filmlerin ekipleriyle bir yemekte buluştuk. Orada saçım hiç olmamasına rağmen Natalie Portman, yanıma gelip, gülerek "Ahmet sen misin" dedi. Beni tanımasına çok şaşırdım.

Haberin Devamı

Neler konuÅŸtunuz...

- Oyunculuğumu çok beğendiğini söyledi. Zaten jüri üyesiydi kendisi. Çok samimi bir insandı aynı zamanda çok da alçakgönüllü. Bizim filmden çok etkilendiği ortadaydı. O da Nuri Bilge Ceylan’ı ve set ortamını merak ediyordu. Sürkeli film ve performansımdaki gerçeklik duygusuyla ilgili sorular sordu. Yani kel kafama rağmen beni tanıması bence Cannes’daki jüri üyelerinin kalitesini gösteriyor. Dedim ya Türkiye standında bile beni tanımamışlardı.

Belki "En İyi Aktör" dalında oyunu sana vermiştir?

- Vallahi oyunu bana verip vermediğini hiç bilmiyorum ama Portman’la uzun uzadıya rolümü, "Üç Maymun"u konuştuk. "Portman beni şöyle beğendi şunu söyledi" demek benim gibi bir adama göre işler değil ama performansımı gerçekten çok beğendiğini sürekli belirtti. Ödül almak ya da almamak gibi bir derdim yoktu ama Portman gibi bir büyük yetenekten övgü almak insanın hoşuna gidiyor. Türkiye’den imrenerek takip ettiğim Portman gerçekten mütevazı bir insanmış.

Haberin Devamı

Zaten "Üç Maymun" gösterildikten sonra Fransız eleştirmenler hem filmi hem de performansını göklere çıkardılar.

- Ne diyeyim.. Bana  fırsat verildiği için çok mutluyum. Ama asıl iş bundan sonra başlıyor.

Yeni dizin "Kül ve Ateş"i de konuşalım...

Hürriyet
- Çekimler eylülde başlıyor. Yapımcı Tomris Giritlioğlu. Dört başrolden biri benim. Konu hakkında ise kasaba hayatının huzurlu atmosferinden beslenen bir öykü var diyelim şimdilik.

Tomris GiritlioÄŸlu

"Üç Maymun"da oynadığımı bilmiyordu

 Tomris Giritlioğlu, senin "Üç Maymun"da oynadığını bilmeden "Hatırla Sevgili" için teklifte bulunmuş galiba.

- Evet, Tomris Hanım görüşme anında öğrendi "Üç Maymun"da rol aldığımı.

 "Hatırla Sevgili"de Dev Genç’e üye bir militanı canlandırıyordun. Halktan aldığın tepkiler nasıldı?

- Gayet güzeldi. Sokakta o dönemi yaşamış babam yaşında insanlardan iltifatlar alıyorum bu beni çok sevindiriyor. Babam da öyle...

 "Babam da öyle" derken. Ailenin sol bir geçmişi var mı?

- Herkes gibi onlar da bir şeyler yaşamışlar.

 Peki, senin hayat görüşün nedir?

- Ben hiçbir şeyin altında adımın yazılmasından yana değilim. Benim dileğim herkesin özgürce yaşaması. Irk, dil, din ayrımının yapılmaması.

 Biraz çekingensin galiba. İlla sen solcusun sağcısın demek de değil derdim. Ne bileyim o döneme dair düşüncelerin vardır onları öğrenmek istedim.

- Öyle politik sağım, solum yoktur. Benim siyasi anlamda hayata dair düşüncem fazlasıyla ütopik. Tek bir dünya olsun, hiçbir bayrak olmasın, kardeşçe huzurlu yaşayalım derim. Şu toprak sizin bu bayrak bizim tartışmaları son bulsun isterim. Tabii bu da zor. Politika var, para var, savaşlar var. Bu dünyada cenneti istemek gibi bir şey bu. Ama burada yaşamaktan çok mutluyum. Dışarı çıktıktan sonra buranın değeri daha da iyi anlaşılıyor.

İşçi ailesi çocuğuyum

Biraz kendinden ve ailenden bahsetsene...

- Ne anlatayım ki... 26 yaşındayım. Üç göbekten İstanbul’luyuz. Doğuma büyüme Kartal’lıyım. Babam işçi, annem ev hanımı. Bir erkek kardeşim var ODTÜ’de iktisat okuyor. O da oyuncu olmak istiyor. Bölümünü dondurdu, konservatuvar sınavına girecek. Vazgeçemediklerim; Beşiktaş, ailem ve oyunculuk...

Oyuncu olmanda ailenin desteÄŸi oldu mu?

- Çok fazla olmadı... İlk ve orta okulu hep taktirle geçmişti. Lisede ise deyim yerindeyse biraz fazla dağıttık. Daha hayta, hır gür, kavga dövüş geçti. Tabii bu da üniversite sınavlarında beni etkiledi. Üç sene işletme ve iktisat kazanmak için uğraştım ama olmadı. Lisede tiyatro oynamıştım ama hiç oyuncu olmak gibi bir düşüncem yoktu. Ancak ilginçtir çocukluğuma dair bütün fotoğraflarda da hep sahnedeyim. Beraber lisede tiyatroda oynadığım Erkan ve Cemal adlı iki arkadaşım da konservatuvara girmişti. Onlar zaten benim hep oyuncu olmamı istiyorlardı. Onlarım  yardımlarıyla sınavlara hazırlandım. Sınavda Shakespeare’in "Venedik Taciri"ndeki soytarıyı ve "Kral Lear"dan da HürriyetEdmund’u oynadım ve kazandım.

Boynuz kulağa geçti galiba...

- Öyle demeyelim... Şans yüzüme güldü. Erkan ve Cemal ile çok sağlam bir dostluğumuz var. Başarılarımızda beraber seviniriz, üzüntülerimizde de beraber acı çekeriz.

Nuri abi  konuşmaz

Nuri B. Ceylan hiç röportaj vermiyor. Kendisi nasıl bir yönetmen?

- Yönetmenliği hakkında yorum yapamam. Çünkü daha çok gencim. Ama Nuri Abi’nin yönetmenliği tartışmak bile saçma olur. Cannes gibi dünyanın en önemli festivalinde "En İyi Yönetmen" ödülünü kazandı. Sette çok fazla konuşmadık açıkçası. Zaten Nuri Abi pek konuşmaz ama ağzından bir söz çıkarsa da gerçekten harbi bir söz çıkar.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!