![]() |
| Magazin |
Ölümün soğukluğunu yakından hissettim 19 Şubat’ta TRT 1’de başlayacak “M.A.T”ın başrol oyuncusu Nefise Karatay, girdiği otopsiden sonra hayata bakışının değiştiğini açıkladı:
“Otopsiye girdikten sonra şunu anladım; yaşarken ne kadar basit şeyleri dert ediyormuşuz. Hayat bir anda bitebiliyor ama bizler hiç bitmeyecekmiş gibi yaşıyoruz. Bu dizi bana ölümün soğukluğunu yakından hissetmemi sağladı. Artık hayata daha farklı bakıyorum.” “M.A.T” dizisinde nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz? - Ben dizide emniyet müdürü Hakan’ı canlandırıyorum. Bu özel ekipteki tek silahlı adam benim. Ekibin en büyük özelliği, cinayetleri bilimsel yollarla açığa kavuşturması. Tabii işin polisiye tarafı da var ve işin o tarafındaki insan da benim. Suçların takibini, sorgulamasını yapıyorum. Nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz? - Bir polisi canlandırdığım için polis arkadaşlarımla, komiser arkadaşlarımla oturup konuştum. Silah nasıl tutulur, öğrendim. Silah kullanılmadan bir suçlunun nasıl etkisiz hale getirileceğine çalıştım. Suçunu itiraf ettirmek için suçluya nasıl yaklaşılır, hangi psikoloji ile hareket edilir gibi birçok detay üzerine incelemelerde bulundum. Bunun dışında, bir de işin Adli Tıp tarafı var. Biz, tüm oyuncu ekibi olarak ciddi ciddi otopsiye girdik. Hepimiz için ciddi bir travmaydı bu. Çok etkilendik. ınanılmazdı bir andı. Ben hayatımda hiç ceset görmemiş biriyim. Gözlem için Adli Tıp’a gittiğimizde iki tane ceset vardı ve işlemler başlamıştı. Çok acayip bir görüntüydü. Sizin için “ekibin ciddiyetini bozan tek kişi” diyorlar... İBRAHıM ÇELİKKOL OTOPSİYE GİDEMEDİM Dizideki rolünüzden başlayalım. - Yurtdışında, FBI’da kriminal üzerine eğitim almış bir doçent doktoru canlandırıyorum. Sinan Atalay, şiddete ve silaha karşı olan birisi. Bütün olayları bilimin ışığında çözmeye, aydınlatmaya çalışıyor. Çünkü düşünce ve bilimin silahtan ve şiddetten çok daha etkili olduğunu düşünüyor. Algıları çok güçlü. Uzakdoğu sporlarını çok iyi biliyor. Karşısına silahlı biri geldiği zaman şiddet kullanmadan onu etkisiz hale getirebilme gibi bir özelliği var. Aikido dersleri falan aldınız mı? - Evet. Geçmişimde çok sporla uğraştım. NEFİSE KARATAY HAYAT BİTiYOR Siz dizide adli psikoloğu canlandırıyorsunuz. Ne iş yapıyor adli psikolog? Hazırlanma sürecinde bir de otopsi izlediniz... - Her olayın perde arkasında yürütülen zor bir iş var. Zor ve sert... Biz bu sertliği, zorluğu görebilmek adına Adli Tıp’a gidip incelemede bulunmak istedik. O havayı, atmosferi yakından görebilmekti amacımız. ılk olarak morg gördük. Sonra bir otopsiye girdik. Bu otopsiden sonra benim hayat görüşüm tamamen değişti. Ne gibi? - Ben, otopsiye Demir Karahan’la beraber gittim. Benim için hiç kolay bir iş değildi. Ama şunu anladım; yaşarken ne kadar basit şeyleri dert ediyormuşuz. Hayat bir anda bitebiliyor, ama bizler hiç bitmeyecekmiş gibi yaşıyoruz. O otopsiden sonra sokağa çıktım ve çevremdeki insanlara “Siz hiçbir şeyin farkında değilsiniz, hayat bitiyor” dedim. Duymak başka bir şey, içinde olup, görüp, hissederek yaşamak bambaşka... Ölümün soğukluğunu görmek, bu dizinin bana öğretisidir. ızleyenler de çok şey öğrenecek. Mesela bir kurşun vücuda ne şekilde girerse öldürür, zarar verir... Ya da bu kurum nasıl işliyor, bilim nasıl işliyor, nasıl sonuca ulaşıyor... ızleyici bunları sahne sahne izleyecek. DEMıR KARAHAN SEYiRCi şOKE OLACAK Adli Tıp Kurumu Eski Başkanı’nı canlandırıyorsunuz... - Evet, öyle... şu sıralar Adli Tıp’ın çok tartışıldığı bir dönem. Yani hata yapmamamız gerek... Oğuz Bey tarafından çok destekleniyoruz. Fakat yine de bıçak sırtı bir karakteri canlandırıyorum. - Doğru... Canlandırdığım Yavuz Soysal, bilge ve çözümleyici bir karakter. O yüzden bu işe çok severek ve isteyerek asılıyorum. Gerçekten ciddi bir iş. Bildiğimiz aksiyon dizilerinden çok farklı bir proje. Diğer dizilerde hep sanal hikayeler üretiyorlar. Gündeme teğet geçen hikayeleri konu alıyorlar. Ama “M.A.T” dizisi, tam gündemin içindeki olayları anlatıyor. Bu bakımdan, seyirci belki ilk bakışta biraz şoke olacak ama umuyorum beğenecekler. - Bu olaylar toplum içinde hep yaşanıyor. Bilinen olaylar... Elbette tek tek isim verilmeyecek ama izleyici seyrederken, ekrana gelen olayın hangi olay olduğunu hemen anlayacak. Bu bakımdan işimiz zor. Hiç hataya tahammülü olmayan bir iş yapıyoruz. Bu diziyle beraber seyirci, bilimin ve sistemin nasıl işlediğini görecek. Seyirci için bir ilk bu... Mesela hepimiz baş karakterler olarak Adli Tıp’a giderek otopsiyi inceledik. Kimimiz buna zor tahammül etti. Yani biz işimizi bu kadar ciddiye alıyoruz. Seyirci de bunu fark edecek. Hayali bir kahraman değil, gerçek kahramanların hikayelerini görecekler. ECE ÖZDİKİCİ GERÇEK HİKAYELER Yedi kişilik bu ekibin en önemli elemanlarından biri de sizsiniz. Rolünüzü anlatır mısınız? Polisiye olarak aslında daha önce de güzel işler yapıldı, yapılıyor. Ama sizinkisi, işin halka yansımayan kısmını gösteriyor. - Kesinlikle. Ben artık biraz da böyle işlerin yapılması gerektiğine inanıyorum. Tamam aile, aşk dizileri çok ilgi çekiyor. Herkes bu dizilerde kendinden bir parça bulabiliyor. Ama bu dizide de kendinden çok fazla şey bulacak insanlar. Ben Adli Tıp’a gidip oradaki profesörle konuştuğum zaman şunu gördüm; bizim için aslında ne kadar çok şey yapılıyormuş, üçüncü sayfa haberleri aslında ne kadar bizdenmiş. Hepimiz o haberlere “Benim başıma gelmez” diye bakıp, geçiyoruz. Değil işte! Her an, her şey başımıza gelebilir. Bu arada benim bir şey daha dikkatimi çekti; Adli Tıp’çılar olaylardan çok etkileniyormuş. Nasıl yani? - Yalnızlaşıyorlarmış. Mesela toplum içinde birçok insan Adli Tıp’çılar ile görüşmek istemiyormuş. Çünkü yaptıkları işi naif bulmuyorlarmış. şimdi birçok insan Adli Tıp’ın nasıl bir yer olduğunu, orada neler yapıldığını bilmiyor. Adli Tıp denilince direkt akla otopsi geliyor. Dolayısıyla insanların o kişilere bakış açısı değişiyor. Bu yüzden de özel hayatlarında çok sağlıklı ilişkiler kuramıyorlarmış. Kurum çalışanları çok fazla şeyle karşı karşıya kaldıkları için kendi hayatlarında da inanılmaz titiz ve hassas oluyorlarmış. Bu durum, sosyal hayatlarını çok etkiliyormuş... Gerçekten çok zor hayatları var. EMıN AND ÇOK DUYGUSALLAR Bir otopsi doktorunu canlandırmak çok acayip bir duygu olsa gerek... Nefise Karatay da aynı şeyi söyledi... - Nasıl değişmesin? Dünyadaki en zor doktorluk, Adli Tıp doktorluğu. Üstelik bunun karşılığında çok az bir para alıyorlar. Ben yetkili biri olsam, onları bir ay çalıştırıp, bir ay Rio Karnavalı’na falan gönderirdim ki kendilerine gelsinler... HERKES EKRANA ÇiViLENECEK “M.A.T” deneysel, yeni ve daha önce yapılmamış bir iş. Bu yüzden de heyecan veriyor bana... Ayrıca gerçekten çok şahane bir iş. Böyle polisiye ne gördüm ne de işittim. Herkes ekrana çivilenecek. Ben de herkes gibi heyecanla bekliyorum yayına girmesini. Kendi sahnelerimde çok e?lendim. Ayrıca yapımcılarımız çok iyi, şefkatli insanlar. Dizide aşk var, intikam var, serüven var, korku var, ölüm var, yaşam var, sorular ve cevaplar var. Ama nasıl ve ne kadar var, hepimiz izledi?imiz o ilk yayın günü görece?iz bunu. Umut doluyum. Bir de ben çok güzel oynuyorum; onu bilir, onu söylerim!
|
| 16 Şubat 2009 |