Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Magazin üzerine

Serdar TURGUT

Rekabet nedeniyle gazetelerin magazin eki vermeleri yeni bir olay değil.

Türk ve dünya basınında her zaman yaşanan bir olay bu.

New York Times’ın dedikodu köşesi açmak zorunda kaldığı bir dönemde temelde tabloid ile ciddi gazeteciliği bünyesinde barındırmak zorunda olan Türk gazetelerinin magazin ağırlığı dışında kalabilmeleri zaten mümkün değildi.

* * *

Türkiye’de gerçek anlamda tabloid gazete yok.

Modern toplu ulaşım araçları şehirlerde bulunmadığından insanlar işe gidip gelirken rahat biçimde gazete okuyamıyorlar.

Tabloid’ler ise temelde trenlerde ve metrolarda insanların rahat biçimde gazete okumaları için düşünülmüşlerdir.

Öyle ki tabloid gazetelerin bizim gazetelerin ortadan ikiye katlanmış boyutta olmaları da bunu okuyanların sayfaları çevirirken trende veya metroda yanında oturan insana rahatsızlık vermemesi içindir.

Türkiye’de ne ulaşım modernleşebildiği ne de insanlarda okuma talebi arttığı için bu alışkanlık da yerleşemiyor.

Dolayısıyla Türk gazeteleri hem ciddi haber hem de tabloid ve magazin haber ihtiyacını aynı anda karşılamak gibi zor bir işe girişmek zorunda kalıyorlar.

* * *

Son dönemde magazin eklerinde olağanüstü bir artış oldu.

Bunun dışında parayla satılan magazin dergileri de artık hemen sayılamayacak kadar fazlalaştı.

Basında birçok insan bu gelişmeye karşı tavır aldı.

‘‘Ne gerek var bu magazin eklerine, bu kadar çok çıplak kadın fotoğrafına’’ deniliyor.

Teorik olarak haklılar.

Bunlar olmasa belki hiçbir şey değişmeyecek ve belki de yapılan büyük masraflar çok daha yararlı medyatik işlere ayrılacak.

Ancak olayın tamamen reddedilmesi dışında bir tavır var ki bunu katiyen anlamıyorum.

Bu tavrı alanlar magazin haberlerinin veriliş biçiminden rahatsızlar.

Kim kimle yatmış, kim kimden ayrılmış, kimin göğsünde ne olmuş gibi şeylerin önemi olmadığını düşünüyorlar.

Ayrıca bu kadar çok çıplak kadın fotoğrafının da estetik olmadığı kanaatindeler.

Haklılar da bu tavırlarında.

Ancak gözden kaçırılmaması gereken bir nokta var.

Her haber türünün bir söylemi vardır. Ekonomi haberleri bir şekilde yazılır. Şablonlar hemen hemen aynıdır. Siyasi haberlerin söylemi de farklıdır. Magazin haberlerinin söylemiyse tamamen kendisine özgüdür. Bu dili, ideolojisi ayrı bir dünyadır.

Ve tabii ki magazinciliğin yapılmasında da evrensel kurallar vardır.

Bugün dünyada magazinciler konularına nasıl yaklaşıyorlarsa, haber kaynaklarıyla nasıl konuşuyorlarsa, haberi nasıl bir dille oluşturuyorlarsa Türkiye’de de aynen bu yapılmaktadır.

Türkiye’deki arkadaşların dünyadaki diğer magazincilerden büyük bir farkı yoktur.

Tek farkları onlardan çok daha fazla çalıştıkları halde çok daha az para kazanmalarıdır.

Bu nedenle magazine tümden karşı olmak teorik düzeyde belki anlaşılabilir.

Ancak bunun gerçekçi olmadığını kabul edip bir kere magazine başlanıldığında bu işin Türkiye’de kurallarına göre yapılmakta olduğunu kabul edip, çıkan ürünlere reddedici eleştiri getirmekten vazgeçmek gerekiyor.

Bu yapılmadığı takdirde magazin haberi kavramını daha iyiye doğru değiştirebilecek tartışma ortamından yoksun kalırız.






 








X