Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Magandalık raconunda devlete çağrı

<B>SİLAH </B>sahibi olmak bu ülkede çok kolay. Silah almak isteyen, hele de <B>avcılık yapmayacaksa, </B>daha da kolay.

Örneğin, tabanca, pompalı tüfek, yarı otomatik tüfek, çifte gibi yivsiz tüfekler. Bir dilekçe, adli sicil kaydı, devlet hastanesinden dahiliye ve psikiyatri muayenesi yetiyor. Silahı kullanmayı biliyor mu, bilmiyor mu, buna kimsenin baktığı yok. Yani, en önemli nokta eksik, denetim dışı.

Buna karşılık, avcılık yapacaksa, o zaman eğitimden geçiyor. Bir haftalık kursta, kuşlar, çevre, avcılık hakkında teorik bilgiler veriliyor. Sınav yapılıyor. Sınavdan geçince, atıcılık sınavına hak kazanıyor. On atışta, en az ikisini vurursa, avcılık lisansı alınıyor, dolayısıyla silah sahibi olunabiliyor.

Silah ve avcılık arasındaki bağlantı ve denetim bu kadar sıkı iken, avcılık dışında silah taşımada bir başı boşluk var.

Oysa, adına maganda denilen adamların düğünlerde, derneklerde işledikleri cinayetler, hep bu eğitimden geçmemiş tabanca taşıyanların marifeti.

YÖNETMELİKLER RAHAT

Silah taşıma ve bulundurma ile ilgili yasal kurallar çok sıkı. Ama, aynı yasanın uygulanmasını öngören yönetmeliklerdeki boşluklar, neredeyse herkesi silah sahibi yapıyor. Kapsamı çok geniş.

Bu kadar kolay silah sahibi olmak, bir başka yasa maddesinden ve uygulamadan daha geçiyor. 6136 sayılı Ateşli Silahlar Yasası’nda bir madde var. Yabancı devlet adamlarının silah armağan etmesiyle ilgili madde.

Bizimkiler bu maddeyi, bizim cumhurbaşkanlarının armağan ettiği silahlar, diye yorumluyor. Geçmişte, bu madde kötüye kullanılıyor. Pek çok milletvekili bu maddeden yararlanarak, silah sahibi oluyor.

KART PARASI

Silah sahibi olmayı kolaylaştıran bir uygulama daha var.

Silah ruhsatı verilirken, Türk Polisini Güçlendirme Vakfı, yasada yeri olmadığı halde, kart parası denilen, bir tür bağış alıyor.

Ne kadar çok silah ruhsatı verilirse, o kadar çok kart parası, bu vakfa o kadar çok gelir sağlanıyor. Vakıf gelir elde etsin, ona itirazım yok, ama silah üzerinden kart parası, hoş olmayan bir yöntem.

Vakıf sadece silah ruhsatlarından yılda milyarlarca, belki trilyonlarca liralık gelir elde ediyor.

GEREKLİ ADIMLAR

Türkiye’nin dört bir yanında, terör yetmiyormuş gibi, buna şimdi de düğünlerde ve derneklerde tabanca terörü ekleniyor. Adam aşka geliyor, boşaltıyor silahı. Aynı zamanda erkeklik raconu.

Memleketin etkili ve yetkili insanları olaya el koyacaklarını belirten nutuklar atıyor. Güzel, ama nasıl?.. Sadece barış nutuklarının buna yeteceğini sanmıyorum. Bunu Türkiye’yi yönetenler de, elbette biliyor.

Ne yapmak gerek?.. Av ve Yaban Hayatı Koruma Vakfı’nın bu yöndeki önerileri dikkat çekici.

Önce, her üç, beş yılda bir yapılan silah affına son vermek gerek. Ruhsatsız silahlar için yapılan silah affı. Bu aflar, ruhsatsız silahı özendiriyor.

Sonra, kimlerin silah taşıma ve bulundurma yetkisine sahip olacağını, bir kez daha gözden geçirmek gerek. Kentte, dağda, bayırda önüne gelen silah sahibi. Gerekçe de, kendini korumak. Devletin görevi ne peki?..

Ve de elbette silah üretimine dönük önlemler. Tabanca, pompalı tüfek ve yarı otomotif yivsiz tüfeklerin üretimini ve yurt içi satışını denetlemek.

İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, silah magandalığıyla ilgili yorum yapıyor: ‘Çözüm insanların kafalarının içinde.’

Bakan Bey fena halde yanılıyor. İnsanların kafalarının içindeki çözüm, işte magandalık. Devletin görevi ne peki?.. İnsanların kafalarında çözüm bulmalarını beklemek mi?..

Yoksa, yukarda özetlenen, uzmanların önerdiği alanlarda önlem almak mı?..

Sen devlet olarak üstüne düşeni yap da, insanların kafalarında çözmeleri, daha sonraya kalsın.
X