Gündem Haberleri

    Maestro dört yaşında!

    Hürriyet Haber
    05.04.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Oyunlarla ders

    Bilkent, ‘‘erken müzik eğitimi’’ programı içinde 249 miniğe eğitim veriyor. Program oldukça ciddi ve kapsamlı. Öğretmenler dünyanın birçok yerinde konserler vermiş, fakültenin isim yapmış elemanları. Ama ders alanlar çocuk olunca işler karışıyor tabii. Örneğin, klasik müziğin gitar ustaları, her konserleri dolup taşan Bilkent Gitar Üçlüsü elemanları, o ciddi sanatçılar, çocuklara gitar dersi verebilmek için at rolü oynamak zorunda kalabiliyorlar. Yani eğitim başarılı ama öğretmenlerin durumu acıklı oluyor!

    TÜRKİYE'DE YAYGIN DEĞİL

    Müzik eğitiminde iyi bir altyapı oluşturma amacını taşıyan Bilkent, önce en iyi ekolleri biraraya getiren uluslararası bir eğitim kadrosu oluşturmuş. Ancak, çocukların müziğe erken yaşta başlaması gerekliliği fakülteyi zorlamaya başlamış. Çünkü, batıda çocuklar bir konservatuvara girmeden önce kendi mahallelerindeki kulüpte asıl eğitime hazırlanıyor, Türkiye'de ise erken yaş eğitimi pek yok ve fakülteler öğrenci bulmakta zorlanıyor. Oysa araştırmalar, erken yaşta alınan müzik eğitiminin zeka gelişiminde büyük katkısı olduğunu gösteriyor. Bilkent bu noktadan yola çıkarak, erken eğitim projesini gerçekleştirmiş.

    ÇOCUK ORKESTRASI GELİYOR

    Her hafta cumartesi günleri saat 10'dan 16'ya kadar verilen eğitime başlamak için çocuğun fiziksel gelişimine bakılıyor. Eğitim başladıktan sonra en geç altı ay içinde çocuk enstrüman ile buluşuyor. Oldukça makul bir ücret alınan bu eğitim için bütün fakülte kadrosu seferber oluyor. Çocuklar, solfej, enstrüman, müzik tarihi ve teorisi, drama ve koro eğitimi alıyor. Bilkent, Türkiye'nin ilk çocuk orkestrasını ve müzik ilköğretim okulunu kurmaya da hazırlanıyor.

    Yeni harika çocuklar geliyor

    Bilkent Sahne Sanatları ve Müzik Fakültesi'nin ‘‘Erken müzik eğitimi’’ programıyla, yetenekleri mümkün olduğu kadar küçük yaşlarda belirlemek ve en yetkin eğitim kadrolarıyla yetiştirerek ileri eğitim düzeyine hazırlamak amaçlanıyor.

    Müzik eğitiminde köklü hazırlıklar yapma kaygısı duyan Bilkent yönetimi, önce, en iyi ekolleri bir araya getiren uluslararası bir eğitim kadrosu oluşturmuş. Yine uluslararası bir sanat ortamına duyulan ihtiyaç sonucu fakültenin fiziki yapısı oturtulmuş. Özellikle Bilkent Senfoni Orkestrası'nın kurulmasıyla birlikte fakülte içi aktiviteler ile sanat ortamı da hazırlanmış.

    Ancak, çocukların müziğe erken yaşta başlaması gerekliliği fakülteyi zorlamaya başlamış. Çünkü batıda çocuklar, bir konservatuvara girmeden önce kendi mahallelerindeki bir kulüpte eğitiliyorlar. Bu da konservatuvarların alt yapısı için iyi bir çözüm oluşturuyor. Türkiye'de ise erken yaş eğitimi yaygın değil. Bu nedenle fakülte öğrenci bulmakta zorlanıyor.

    Bilkent Müzik Fakültesi yöneticileri, iyi bir öğretim kadrosu, iyi bir sanat ortamı ve doğru zamanda eğitim vermek için, erken eğitim formülünü geliştirdiklerini söylüyorlar. Erken yaşta müziği kavrayan çocuğun yetişmesinde yeni kazanımlar elde edildiğini anlatıyorlar. Zaten araştırmalar da dört yaşından itibaren bir enstrüman ile tanışan çocuğun, zeka gelişiminde yaşıtlarına göre önde olduğunu gösteriyor. Bu çocuklar hayatı daha kolay kavrıyor, daha kolay uyum sağlıyor, başka alanlarda da öğrenme yetenekleri artıyor. Çocuk başka bir mesleği de seçse aile, iş hayatı, çevresiyle olan ilişkilerde daha başarılı oluyor.

    Programda neler var

    Miniklere her hafta cumartesi günleri saat 10'dan 16'ya kadar eğitim veriliyor. 249 öğrencinin yüzde 90 ı enstrüman dersi alıyor. Bu eğitime başlamak için çocuğun fiziksel gelişimine bakılıyor. Eğitim başladıktan sonra en geç altı ay içinde çocuk enstrüman ile buluşuyor. Çocuklar fakülte düzeyinde ders veren hocalardan ders alıyorlar. Yani bütün fakülte kadrosu minikler için seferber oluyor. Hocaların gözetiminde oyunlar oynayarak müzikle tanışıyor. Hocaları at rolü bile oynayıp onları sırtlarında gezdiriyorlar.

    Programda minikler için, solfej, enstrüman, müzik tarihi ve teorisi, drama ve koro dersleri var. Daha sonra da çocuk orkestrasına hazırlık yapılıyor. Türkiye'nin ilk çocuk orkestrası önümüzdeki yıl kurulması planlanıyor. Çok düşük bir eğitim ücreti alınıyor. Her yıl, bir önceki yıl alınandan daha azı talep ediliyor. Eğer çocuğun bir başka kardeşi de programa girmek isterse o bedava okuyor. Ücret indirimi, bu eğitimi maddi etkilerden uzak tutmak ve bu yolla velide bir yılgınlık yaratmamak amacıyla yapılıyor.

    Ön eğitim tüm ilkokul boyunca sürüyor. Bu dönem bittikten sonra öğrenci başka bir eğitim alanını seçmişse ve yine de enstrüman eğitimini devam ettirmek istiyorsa yarı zamanlı eğitim programına girebiliyor. Eğer müzisyen olmak istiyorsa tam zamanlı eğitim programına tercihli olarak alınıyor.

    Türkiye'nin harika çocukları, 6660 sayılı ‘‘İdil Biret ve Suna Kan yasası’’ ile yetiştirilmişlerdi. Bu yasa 1956 yılında isme ait olmaktan çıktı ve genelleştirildi. Hâlâ yürürlükte olmasına rağmen artık kimse harika çocuk yetiştirmeyi düşünmüyor.

    Bilkent, harika çocukları tarlada yetişen patatesler gibi bulamayacağını görerek bu programı başlatmış. Çocuk ilk başta doğrudan yurtdışına gönderilmek yerine, yurtdışından gelen ve herbiri gerçekten sanatının doruğunda olan sanatçılara teslim ediliyor. Böylelikle kendi kültür ortamından ayrı kalmaması sağlanıyor.

    Bu programla 20'yi aşkın harika çocuk tespit edilmiş. Bu çocuklar özel olarak eğitiliyorlar. Bu arada çocukluklarını da yaşarken, fakülte orkestrasıyla solist olarak konserlere çıkıyorlar ve büyük hayranlık uyandırıyorlar.

    Üç öğrenciye bir hoca

    Öğrenciler iyi yalıtılmış odalarda çalışıyorlar. Üç öğrenciye bir hoca düşüyor. Okulun en önemli yeniliklerinden biri, bu çocuk nasıl olsa kemancı, piyanist olur düşüncesiyle genel eğitimi ikinci planda tutan eski anlayıştan sıyrılması. Anadolu liselerine denk bir eğitim yapılıyor. Böylece, ileride müzisyen olmak istemeyen ya da yeteneğini geliştiremeyen öğrencilerin üniversiteye girmeleri kolaylaştırılmış oluyor.

    Sekiz yıllık eğitime geçilmesiyle birlikte Bilkent de Türkiye'nin ilk müzik ilköğretim okulunu kurmak için başvuruda bulunmuş; bu okul önümüzdeki sene eğitime başlayacak.

    Bilkent yetkilileri, Türkiye'nin önümüzdeki 50 sene, varolan okullarda yetiştirerek mezun edeceği müzisyenlere ihtiyacı olduğunu söylüyorlar. Birçok kuruluşun özel orkestralar kurmaya çalıştığını ama eleman bulamadıklarını, bu okuldan mezun olanları işsizlik değil refah beklediğini belirtiyorlar.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı