Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Madencinin yazgısını ne güzel anlatmış Orhan Veli

GEPEGENÇ yaşında yitirdiğimiz ünlü şair Orhan Veli Kanık maden işçisinin her an ölümle burun buruna olan yazgısını ne kadar duygusal anlatmış.

Zonguldak’ı ve maden işçisini anlattığı şiirinin son üç bendinde bu dramatik yazgıyı şöyle dile getirmiş:
Siyah akar Zonguldak’ın deresi

Yüz karası değil, kömür karası

Böyle kazanılır ekmek parası.  


Bursa’nın Mustafakemalpaşa İlçesi’ndeki madende işte böyle kazanıldı ekmek parası.


19 maden işçisi değişmeyen yazgılarını ekmek parası için ölümle noktaladılar.


Bu insanların, gazetelere yansıyan dramlarını okurken hemen hepsinin ölümü hissettikleri anlaşılıyor.


Bile bile giriyorlar o mezara sanki...


Çoluk çocuklarının ekmek parasını kazanabilmek uğruna koyuyorlar yaşamlarını ortaya.

* * *


Enerji Bakanı önceki gün gitmiş madene...


Gazetelerin yazdığına göre olayı ve ölüm nedenlerini incemelemek istemiş.


“Madene inip bir bakayım” demiş.

“Olmaz” demişler.


“Olmaz Sayın Bakanım... Ocak güvensiz, inemezsiniz”
demişler.


İzin vermemişler.


Bakan 19 madenciye mezar olan kapkara ocağı inip görememiş.


Gazeteci arkadaşlar, “Madende çok eksik var. Kapatacak mısınız?” diye sormuşlar.


Güvensiz diye madene indirilmeyen Bakan, şöyle yanıt vermiş:


“Eksikler çalışarak giderilebilecek düzeyde. Kapatmayacağız.”


Meslektaşlarla bakanın arasında geçen bu kısa konuşma tam bir kara mizah.


Ölçüm yapılmadan dinamit patlatılan...


Kurtarma ekibi olmayan...


Hiçbir güvenlik önlemi alınmamış olduğu anlaşılan...


İşçilerin 600 liraya köle gibi çalıştırıldığı belirlenen...


19 maden işçisinin diri diri gömüldüğü...


Güvenlik olmadığı gerekçesiyle kendisinin sokulmadığı...


Ocağın kapanmasına gerek olmadığını söyleyebiliyor Bakan Bey.


Neyse sonra Bakan Bey’i birileri uyarmış olmalı ki, madenin 6 ay süreyle kapatıldığını açıklamış.


Peki ne değişecek? Hiç...


6 ay sonra o maden yine aynı düzende çalışmaya başlayacak.

 

Bu kadar acı niye çekildi?

 

Demokratik Toplum Partisi (DTP) gibi bir parti bırakın katı rejimlerin egemen olduğu ülkeleri, hangi demokratik ülkede siyasi yaşamını sürdürebilir?


Bu parti 25 yıldır bu ülkede terör uygulayan, binlerce masum insanın ölümüne neden olan bir örgütün savunucusu değil mi?


PKK’nın eylemlerini haklı göstermiyor mu?


İmralı’dan gelen emirlere harfiyen uymuyor mu?


Terör örgütü ile, teröristlerle bağlantıları yok mu?


Rejime karşı kentlerdeki kalkışmalara sürekli destek vermiyor mu?


Böyle bir partinin dosyası Anayasa Mahkemesi’nin önüne gelince hukuk dışı bir karar alınması mümkün mü?


Bütün bu soruların yanıtlarını hangi sağduyulu insan “Hayır” diye yanıtlayabilir?


PKK ve PKK kafasında olanlar yıllardır bu topluma, özellikle de Kürt kökenli insanlarımıza en büyük kötülüğü yaptılar.


Bunlar olmasaydı bugün o bölgenin yazgısı bambaşka olacaktı.

Bu ülkenin insanları bu acıları çekmeyeceklerdi. 

X