Ege Haberleri

EGE

    Madde bağımlısı tedavi merkezleri yetersiz

    Burcu TANER / HÜRRİYET
    29.09.2014 - 01:07 | Son Güncelleme: 28.09.2014 - 02:39

    SON dönemde sık sık gündeme gelen sentetik kimyasal madde bonzaiden ölümler üzerine Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) verilerini değerlendiren İzmir Tabip Odası Hekim Meclisi Üyesi Dr. Ergün Demir ve İstanbul Tabip Odası TTB Delegesi Dr. Güray Kılıç, çarpıcı noktalara dikkat çekti.


    Aylar sonra cevap
    Bağımlılığın işsiz ve yoksul kesimi daha çok etkilediğini belirten Dr. Demir, “Tedavi görenlerin yüzde 59’u işsiz, yüzde 2.5’i öğrenci” dedi. Mevcut tedavi merkezlerinin sayı, yatak ve uzman sayısı bakımından yetersiz olduğunu vurgulayan Kılıç, “2012 verilerine göre 25 tedavi merkezi ve toplam 678 hasta yatağı bulunuyor. 457’si bakanlığa bağlı hastanelerde olup tedavi görenlerin de yüzde 75’i buralara başvuruyor. Devlet Denetleme Kurulu’nun 2014’teki raporuna göre bazen başvuranlara aylar sonra cevap verilebiliyor” diye konuştu.

    Madde bağımlısı tedavi merkezleri yetersiz


    Suç değil sağlık sorunu

    Ayrıca yetersizlikler nedeniyle tedavi sonrası hizmetlerin de gerektiği gibi verilemediğini ve yeniden bağımlılık riskinin yükseldiğini aktaran Demir, “Ancak başarı için bu rehabilitasyon hizmetleri çok önemli. Çünkü madde bağımlılığı bir suç değil, tedavi edilebilen ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Rehabilitasyon hizmetlerini SGK karşılamalıdır. Çoğu sağlık kuruluşunda sentetik kannabinoidler (SK) tarama testleri yapılamıyor. Bu testler hızla yaygınlaştırılmalıdır” dedi.

    İlk deneme yaşı 10

    Bağımlılıkla mücadele için öncelikle toplumsal sahiplenme olması gerektiğini belirten Dr. Güray Kılıç ise, Türkiye’de yaşam boyu uyuşturucu kullanım oranının yüzde 2.7 olduğunu, Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2012’de 187 bin 329 kişinin polikliniklerde, 5 bin 845 kişinin de yatarak bağımlılık tedavisi gördüğünü aktardı. En çok yatarak tedavi görenlerin İstanbul’da olduğunu, onu Adana, Mersin, Antalya, Gaziantep, İzmir, Kayseri ve Konya’nın izlediğini anlatan Kılıç, “Madde kullanmaya başlama yaşı giderek düşüyor. Tedavi gören en küçük kişi 11, en büyükse 71 yaşında. Maddeyi ilk deneme yaşı ise 15-24 yaşları arasında yoğunlaşıyor. İlk deneme yaşının yüzde 10’u ise maalesef 15 yaşından önce” dedi.

    Ölümler giderek arttı

    Erken yaşta madde kullanan çocukların okulu bıraktığını, meslek edinemediğini ve suçla bağlantılı çevreyle tanıştığını kaydeden Kılıç, “Eğitim düzeyi düştükçe bağımlılık sorunu da artıyor. Tedavi gören hastaların yüzde 71’ini ilk ve ortaöğretim mezunları oluşturuyor” diye konuştu. Kılıç, uyuşturucuya bağlı ölümlerin de 2011 yılında 105 iken 2012’de 162’ye yükseldiğini kaydetti.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı