"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Madalyonun bir de tersinden bakmak

EY arkadaş...
Diyarbakır’dan Kürt sorununa bakıyorsun, bu meseleyi bölgesel zannediyorsun.
Diyarbakır’da kalarak Türkiye’yi yorumluyorsun, kafanı kaldırıp etrafına hiç bakmıyorsun.
Diyarbakır’dan İzmir’e bir gönül köprüsü kurmuyorsun, her konunun çok farklı bakış açısı olduğunu hesaba katmıyorsun.
Tabii bazı konularda tersi de geçerli...
İzmir’den bakıp Türkiye’yi İzmir gibi görüyorsun. Bazen de fena halde yanılıyorsun...
¡¡¡
Ertuğrul Özkök birkaç sene önce DTP konvoyunun İzmir’de taşlanmasının ardından çok hassas ama çok önemli bir yazı yazmıştı.
Ve şöyle demişti...
“İçişleri Bakanı Beşir Atalay’la yemek yerken İzmir konusunu açmıştım. Demiştim ki: ‘Siz hep Güneydoğu Anadolu’nun bölünmesi endişesinden söz ediyorsunuz. Ama bu iş iyi yönetilmezse bir gün bir bakarsınız ki, Ege’den bölünme sinyalleri gelmeye başlamış.’
Bugün azımsanmayacak sayıda İzmirli’de, Egeli’de şu düşünce yerleşiyor: ‘Güneydoğu olmasa biz çoktan Avrupa Birliği’ne girmiştik.’
Biliyorum çok katı, çok tehlikeli ve insafsız bir laf. Gerçek acıtıcıdır.
Yarın bir gün bu bölgelerde Kuzey İtalya tarzı ayrılıkçı fikirler yeşermeye başlarsa, kimse şaşırmasın.
O nedenle İzmir olayı üzerinde öyle ‘faşist’, ‘ulusalcı’ gibi basmakalıp klişelerle konuşmak yerine daha derin sosyolojik değerlendirmeler yapmalıyız. Orada bir sancı var ve bu sancıyı anlamazsak, yarın ülkenin başka bölgelerine de sirayet edebilir. Türkiye, güneydoğusunda bir ‘Kürdistan’ tehlikesini önlemek istiyorsa, batısında ‘İzmirya’ tehlikesine yol açacak duyguları da yönetmek zorundadır...”
¡¡¡
Ben de bire bir aynı düşünüyorum.
Toplumun önemli meselelerinde tarafların, akil insanların, fikir önderlerinin, özetle aydınların çok farklı bakış açılarına sahip olmaları gerekir.
Konuyu tam tersinden de değerlendirmeleri gerekir.
Bir yerin hassasiyeti varsa diğer başka bölgenin de hassasiyeti olduğunu unutmamak gerekir.
¡¡¡
Neden bu yazıyı tekrar hatırlattım.
Nedeni şu...
Şehit haberlerinin peş peşe geldiği bir dönemde...
Her cenaze töreninde gelen fotoğrafların, görüntülerin yürekleri parçaladığı bir dönemde...
Suriye gibi sınırımızda çok önemli gelişmelerin ve değişimlerin olduğu bir dönemde...
Eğer Kürt meselesi konuşulacaksa...
Bu İzmir’de olmalı...
Batı Anadolu Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu Başkanı Sıtkı Şükürer’in dediği gibi “makul aklın zemini olan” İzmir’de tartışılmalıdır.
Batı Anadolu Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu ile Doğu Güneydoğu Anadolu Sanayici ve İşadamları Dernekleri Federasyonu işbirliğinde 29 Ağustos’ta “İş Dünyası Gözüyle Kürt Sorunu Çalıştayı” gerçekleştirilecek.
¡¡¡
Şükürer, Konfederasyonlarımız böyle bir ortamda çabalara katkı anlamında böylesi bir girişimi ülke insanına borç olarak görmektedir. İzmir, ‘makul aklın zeminidir’ kabulünden yola çıkılarak ülkenin batısından yükselecek bir sesin çok daha anlamlı olacağı düşünülmektedir” diyor.
Çok da doğru söylüyor...
X