« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Maçta rahat küfredemiyorum

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Bizim bir aile anayasamız var. Herkes imza attı. MC Kinsey danışmanlık firması bu grupta çalışacakların niteliklerini belirledi. Eğer çocuğum lise mezunuysa, işle ilgisi yoksa Sabancı'da çalışamaz

Üçüncü kuşak Sabancılar'dan. Topluluğun en stratejik noktalarından birinde, gelecekteki yatırımlarını yönlendirecek grubun başında. Şevket Sabancı'nın oğlu olsa da herkes onu amcası Sakıp'a benzetiyor. Amerika'nın en iyi üniversitelerinden biri olan Columbia'dan dereceyle mezun oldu. Arkasından Morgan&Stanley yatırım bankasında finansal analist olarak çalıştı. Aile şirketindeki ilk görevi veznedarlık! Bir süre Akbank Sultanhamam Bahçekapı Şubesi'nin veznedarlığını yaptı. Ali Sabancı, belki de Türkiye'nin ilk masterlı veznedarıydı... ‘‘Bizim gibi büyük ailelerde hayatta farklı arayışları olan bir sürü insan var. Şimdiye kadar bu insanlar hep aile işlerine iteklenmişler. Bazıları seve seve girmiş, bazıları da usulen tercih etmiş.’’

İlk masterlı veznedar Ali Sabancı

Siz ne olmak isterdiniz?

- Hayatım boyunca hep finans ağırlıklı bir şey yapmak istedim. Aklımdan dişçi, ressam olmak geçmedi. İyi bir eğitimle Türkiye'ye döndüğüm halde en büyük sıkıntım Türk insanını, Türk piyasasını tanımamamdı. Hala da tanıma açısından 4 senelik bir geçmişim var. Kağıt üzerinde çok iyi bir formasyonum vardı bana göre. Her zaman aile şirketinde çalışmak istedim. Sorumluluk alacağımı düşünürken Sultanhamam'da işe başladım.

İlk göreviniz?

- Bir sene Akbank'ın Bahçekapı şubesi! Bir ay gişede veznedarlık yaptım. Herhalde Türkiye'nin ilk masterlı veznedarı bendim. 1997'de Sabancı grubunda yeniden yapılanma olunca strateji ve iş geliştirme departmanında, proje yapan bir ekibin başına geldim. Burada çalışan arkadaşların yaş ortalaması 31. Hepsi de likid insanlar. Buradan başka bir yere de gitseler çok iyi para kazanacak kalitedeler.

MAÇTA KÜFREDEMİYORUM

Üçüncü kuşakta şöyle bir sendromun varlığını öğrendim. Kendilerini patron olarak görmüyorlar. Kendi altlarında çalışanları korudukları için aileyle bazen çatışma yaşıyorlar. Siz de bunu yaşıyor musunuz?

- Ben böyle bir çatışma yaşamıyorum. Ama her Salı icra kurulu toplantımız olur. Bütün patronlar katılır. Biz proje üstlendiysek eğer, o projenin sunumunu ya ben ya da o işe emek vermiş kimse yapar. Arkadaşlarımın çoğunu bütün patronlar ismen tanırlar. Bence bu korumak değil, çalıştığınız insanlara o krediyi vermektir. Ben hem üst yönetime, hem de çalışanlara karşı sorumluyum. Kredisiyle, tokadıyla paylaşma hakkı taraftarıyım.

Hiç hakkınızın yendiğini düşündünüz mü?

- Muhtelif konularda insan bazen şu konu tam istediğim gibi gelişmedi diyebiliyor. Ama bugüne kadar şahsen biri benim hakkımı yemedi.

Sabancı soyadı hayatınızı kolaylaştırıyor mu?

- Kredi kartında soyadını gören kişinin sana servis yapma tarzı değişiyor. Mesela TÜSİAD'a üye olduğun zaman herkes sana sempatiyle bakıyor. Bu üçüncü kuşak Sabancı, suratı da benziyor diyor, bir beklenti içine giriyorlar. Akbank'da çalışırken soyadım Sabancı diye 72 kişilik şubede beni bulup elimi sıkıyorlardı.

Bu soyadını taşımak zor mu?

- Hep örnek olmanız isteniyor. Ben koyu Galatasaraylıyım mesela. Maça deşarj olmaya gidiyorum, küfretmek istiyorum ama kendimi tutuyorum. Çünkü sağda, solda beni tanıyan insanlar var. Rahat olamıyorum. Belki de bana öyle geliyor, bu bende kompleks yaratmış olabilir.

BİZE SORUMLULUK VERSİNLER

Doğacak çocuğunuzu Sabancı Holding'te çalışması için mi yönlendireceksiniz?

- O zamana kadar bu şirkette bir değer yarattıysam ve varlığım büyüdüyse, bu varlığı ona vererek hayatını kurma serbestisi tanımak istiyorum. İstediği mesleği seçsin. Kapısı buraya da açıktır, Doğan Grubu şirketlerine de. Bizim bir aile anayasamız vardır. Herkes imza attı. MC Kinsey danışmanlık firması bu grupta çalışacak kişilerin niteliklerini belirledi. Eğer benim çocuğum lise mezunuysa, işle ilgisi yoksa zaten Sabancı'da çalışamaz.

Birinci ve ikinci kuşağın takdir ettiğiniz yönleri?

- Çok garip bir girişimci ruhları varmış. İkinci kuşak öyle günler anlatır ki, gururlanırım. Müşteri yurtdışında bekliyor. Malı üretmişiz, Edirne'ye götürecek mazot yok. Bu mazot için askeriyeden yardım alırlarmış. Bir başka takdir ettiğim yönü ise parasını tekrar şirkete devretmiş olması.

Hataları nelerdi?

- Bana göre bugünlerde daha fazla yönlendirmeyi öğrenmeleri lazım. Üçüncü kuşağa daha fazla sorumluluk vermeliler bence.

Artık aile şirketi imajından sıyrılmaya çalışıyorsunuz. Aile bireylerinin yönetimde yer alması kurumsallaşma sürecini zorlaştırır mı?

- Mc Kinsey bize bir anayasa öğretti. ‘‘İşletme önce gelir’’ diyoruz. Şirketin bana verdiği arabanın daire başkanı makamıma uygun olmasından tut, yetki tablosundaki yerimin soyadımla değil yine daire başkanı sıfatıyla uyumlu olmasına kadar. Bu da bir özveri istiyor. Biz işletmeyi gelecek nesillere taşıyacaksak, profesyonel olmaktan başka çaremiz yok.

ARAMIZDA ÇİN DUVARI VAR

Eşinizin (Vuslat Doğan) ve sizin soyadlarınız Türkiye'nin en büyük gruplarına isim veriyor. Bu evliliğinize nasıl yansıyor?

- Şunu başarıyla yaptığımızı düşünüyorum. Ne eşim ne ben bir diğeri bir konuyu anlatmadığı takdirde o konu hakkında soru sormayız. Mesela biz Türk Net diye bir şirket aldık. Bu günlerde Doğan grubunun Doğan Online diye bir arayışı var. İster inanın ister inanmayın ben sıfır bilgi biliyorum Doğan Online hakkında. Çünkü sormam. İş konularında aramızda bir Çin duvarı vardır. Bu bize özel hayatımızda çok büyük rahatlık sağlıyor. Geçmiş dönemde aynı konulara teklif verdiğimiz bile olmuş. Sonradan farketmişiz. Eşimin yaşı 28, benimki 30. Ayın üç haftası cumartesileri de çalışır, evden 7.30'da çıkar akşam 7.00-7.30'da geliriz eve.

Müşterek hobileriniz var mı?

- Seyahat etmeyi çok severiz, çoğu zaman da dalış için seyahat ederiz. Birlikte Scuba Diving yapıyoruz. Eşim resimden anlıyor, ben biraz uzak kalmışım. Yeni yeni müzayedelere katılmaya, ressam ismi öğrenmeye başladık. İki yılda iki resim aldık. Şevket Dağ ve Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun eserleri. Eşim her pazar 1 saat seramik dersi almaya çalışıyor.

ÜÇ PORSCHE'M OLDU

Nerelerde yemek yemekten hoşlanırsınız?

- Biz sushi'yi çok severiz. İstanbul'da Hyatt Regency'de sushi yiyoruz. Kebabı da çok severiz ama bu günlerde kebaptan uzak durmaya çalışıyorum. Hafta sonları sinemaya gidiyoruz, Beyoğlu'na çıkıp ismini bilmediğimiz barları keşfediyoruz.

Yapmayı ve seyretmeyi sevdiğiniz spor?

- Tüple dalmayı seviyorum, futbol seyretmekten hoşlanıyorum. Benim 30 yaşımdaki şımarık hayatımda spor araba tutkunluğum yüzünden üç tane Porche'm oldu. Üniversitede 59 model spor Mercedes'im vardı. Boyattım, sıfırlattım. Onu birgün çocuklarıma hediye edeceğim. Şu anda iki Porche'm var. Birisi gümüş rengi diğeri kırmızı, 4 çekel diyorlar. Çok seksi... Koyu bir Galatasaraylıyım. İstanbul'da olan maçlara gitmeye çalışıyorum.

SABANCI GRUBU

Sabancı Holding'e adını veren dede Hacı Ömer Sabancı, 1943'de Adana'da sanayiye ilk adımını attı. Şirket hızla büyüdü. Bugün 32 bin personeli ve 60 şirketiyle bankacılıktan lastiğe, çimentodan otomotive, gıdadan sigaraya, turizmden perakendeciliğe kadar her alanda faaliyet gösteriyor.

Dünya devleriyle ortak: Bridgestone, Du Pont, Toyota, Philip Morris, Kraft Jacobs Suchard, Bekaert, Danone, Carrefour, Koch-Saba...

Fotoğraf: Kutup DALGAKIRAN


Bunları da Beğenebilirsiniz